Bundan sonra Peygamber (s.a.v.), Safa ile Merve arasında yeniden sa'y yapmadı. Aksine ilk sa'yı ile yetindi. Nitekim "Sahih" adlı eserinde Müslim de, Gabir b. Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet eder: «Peygamber (s.a.v.) ile ashabı, Safa ile Merve arasında tek sa'y yaptılar. Bundan fazlasını yapmadılar.»
Ben derim ki: Bu rivayette geçen ashab kelimesi ile, kurbanlıklarını yanlarında getirmiş olup kıran haccı yapan ashab kastedilmiştir. Nitekim Sahih-i Müslim'de rivayet olunduğuna göre haccı umreye dahil ederek kıran yapmış olan Hz. Aişe'ye, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle demiştir:
«Beyt'i tavaf etmen, Safa ile Merve arasında sa'y yapmış olman, hem haccm, hem de umren için sana yeterli olur.»
İmam Ahmed'in ashabına göre Cabir'in sözünde geçen ashab kelimesi ile, kıran ve temettü yapan bütün ashab kastedilmiştir. Bu sebeple İmam Ahmed b. Hanbel, temettü yapan kimsenin hem haccı hem de umresi için tek tavafın yeterli olduğunu, hac ve umre arasında ihramdan çıktığı takdirde ihram yasaklarından kurtulmuş olacağını kesin olarak ifade etmiştir..
Bu garip bir görüştür. Dayanağı da hadisin umumundan anlaşılan zahir ifadelerdir. Doğrusunu Allah bilir.
Ebu Hanife'nin ashabı, Maliki ve Şaflîlerin de dedikleri gibi, mutemetti yani temettü yapan kimse için iki tavaf ve iki sa'y vaciptir. Nitekim Hanefîler, bu hükmü kıran yapan kimseye de teşmil etmişlerdir. Bu, Hanefi mezhebinin belirgin hükümlerindendir. Buna göre kıran ve temettü yapan kimsenin, iki tavaf ve iki sa'y yapması gereklidir. Hanefîler, bu hükmü Hz. Ali'den mevkuf olarak nakletmişler-dir. Hz. Ali'nin, bunu Peygamber Efendimiz'den merfu olarak rivayet ettiği de söylenmiştir. Bununla ilgili açıklamaları tavaf bahsinde anlatmıştık ve bunun dayanağımnda zayıf olup sahih hadislere muhalif olduğunu beyan etmiştik. Doğrusunu Allah bilir.

