İmam Ahmed b. Hanbel, Zeyd b. Habbab kanalı ile Haris el-Bek-rî'nin şöyle dediğini rivayet eder: "Alâ b. Hadremî'yi Rasûlullah (s.a.v.)'a şikayet etmek için yola çıktım. Rabaza'ya vardığımda Beni Temim kabilesinden kötürüm bir kadına rastladım.
Bana:
- Ey Allah'ın kulu, benim Rasûlullah ile görülecek bir işim var. Beni ona götürebilir misin? diye sordu. Ben de onu omuzuma alıp Medine'ye getirdim. Mescid-i Nebeviye baktım ki, içerisi Medinelilerle dolup taşıyor. Bir de gördüm ki, siyah bir bayrak dalgalanıyor. Bilal de Rasûlullah'm huzurunda kılıcını kuşanmış vaziyette duruyor. Ne var, ne oluyor şu insanlara? diye sordum. Amr b. As'm bir tarafa sefer düzenlemekte olduğunu söylediler.
Rasûlullah, evine veya eşyalarının yanına gitti. Ben de kalkarak yanma girmek için izin istedim. Bana izin verdi. Yanma girip selam verdim. Bana şöyle sordu:
- Sizinle Beni Temim kabilesi arasında birşey var mı?
- Evet var. Devran onların aleyhine döndü. Ben, Beni Temim kabilesinden bir acuzeye uğradım. Kötürüm idi. Kendisini alıp sana getirmemi istedi. İşte şimdi kapıda duruyor.
Rasûlullah, giriş iznini verdi. O da içeri girdi. Dedim ki:
- Ya Rasûlallah, eğer uygun görürsen bizimle Beni Temim kabilesi arasına bir sed koy. Dehna çölünü aramıza bir tampon bölge yap.
Benim böyle demem üzerine o acuze kadın öfkelendi, yerinden nr-ladı ve şöyle dedi:
"Allahım, sen de biliyorsun ki, ben bir hastanın yanına gelmiş değilim ki, onu tedavi edeyim, bir esirin yanına gelmiş değilim ki, onun fidyesini verip de hürriyetine kavuşturayım. Allahım, Ad kavmine içirmekte olduğun suları yağdır."
Bunun üzerine siyah bulutlar geldi. Bulutlardan ona: "Bunlardan birini seç." diye seslenildi. O da o bulutlardan siyah birine eliyle işaret etti. İşaret ettiği buluttan şöyle bir ses geldi:
"Al bunu, yok olup helak ol. Kül yığını haline gel. Ad kavminden alman habere göre Cenâb-ı Allah, Ad kavminin üzerine şu yüzüğümün içinden geçebilecek kadar bir rüzgar göndermiş, hepsini helak etmişti."
Ebu Vail dedi ki: Bu doğrudur. Bir kadın veya erkek bir kimseyi elçi olarak gönderdikleri zaman ona: "Ad kavminin elçisi gibi olma." derlerdi.

