Bu senenin cemaziyelevvel ayında Mu'te gazvesi yapıldı. Bu senenin ramazan ayında Mekke fethedildi. Şevval ayında Hüneyn'de He-vazin gazvesi yapıldı. Bu gazveden sonra Taif kuşatma altına, alındı. Zilkade ayında Cirâne umresi yapıldı. Sonra Rasûlullah (s.a.v.), seninin geri kalan kısmında Medine'ye döndü.
Vakidî dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), zilhicce ayının kalan son gecelerinde bu seferinden Medine'ye döndü. Bu sene Rasûlullah (s.a.v.), Amr b. As'ı, Ezd kabilesinden Cülendî'nin oğulları Ceyfer ile Amr'a gönderdi. Bu iki kişinin beldelerindeki Mecusüerden ve çevrelerindeki bedevilerden cizye alındı.
Bu senenin zilkade ayında Rasûlullah (s.a.v.), Fatıma binti Dah-hak b. Süfyan el-Kilabî ile evlendi. Fakat Fatıma, ondan Allah'a sığınınca, Rasûlullah ondan ayrıldı. Bir rivayete göre Rasûlullah, onu serbest bıraktı. O da ayrılmayı yeğledi ve ayrıldı.
Bu senenin, zilhicce ayında Rasûlullah (s.a.v.)'m zevcesi Mariye-tü'1-Kıptiye'den oğlu İbrahim doğdu. Mariye'nin erkek çocuğu olunca diğer kumaları onu çok kıskandılar. İbrahim'i doğurtan ebe, Rasûlullah (s.a.v.)'m âzadlı cariyelerinden Selma idi. İbrahim doğunca Sel-ma, Ebu Rafi'e gidip haberi verdi. O da gidip Rasûlullah (s.a.v.)'a müjde verdi. Ona bir köle de verdi. Rasûlullah da bu köleyi Ümmü Berre binti Münzir b. Üseyd b. Hidaş b. Amir b. Ğanm b. Adiy b. Nec-car'a verdi. Ümmü Berre'nin kocası da Bera b. Evs b. Halid b. Cad b. Avfb. Mebzul idi.
Bu senede meydana gelen savaşlarda şehid olduklarını söylediğimiz kimseler vefat etmişlerdir. Yine önceki sayfalarda da anlattığımız gibi bu senede Halid b. Velid, Uzza'nm içinde bulunduğu evi yıkmıştır. Uzza'ya, Mekke ile Taif arasındaki Nahle'de ibadet edilirdi. Bu evin yıkılışı, bu senenin ramazan ayının bitimine beş gün kala gerçekleşmiştir.
Vakidî dedi ki: Bu senede Süva' putu yıkıldı. Bu puta, Hüzeyl kabilesi Rahat mevkiinde ibadet ederlerdi. Bunu, Amr b. As (r.a.) yıkmıştı. Yıkarken de ambarında birşey bulamamıştı.
Yine bu senede Menat putu yıkılmıştı. Menat, Müşellel mıntıkasında idi. Evs ve Hazreç kabileleri olmak üzere Ensârîler, bu puta tazimde bulunurlardı. Sa'd b. Zeyd el-Eşhelî (r.a.) bu putu yıktı.
"Ey inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menafin ne olduğunu söyler misiniz?" ayetlerini tefsirimizde açıklarken bu konuda faydah ve geniş açıklamalarda bulunduk.
Ben derim ki: Mekke fethini anlattıktan sonra Buharî, ibadet etmekte oldukları ve Mekke'deki Ka'be'ye benzeterek Ka'betul-Yemâ-niye diye adlandırdıkları yerin yıkılışım da anlatmıştır. Hasamlılar, oraya Ka'betul Yemâniye, Mekke'deki Ka'be'ye de Ka'betü'ş- Şâmiye
diyorlardı.
Buharı, Yusuf b. Musa kamili ile Cerir'in şöyle dediğini rivayet
etmiştir:
"Rasûlullah (s.a.v.): "Beni, Zülhalase'den kurtarıp rahatlatmayacak mısın?" dedi. Ben de: "Evet kurtaracağım." dedim.
Ahnes kabilesinden 150 süvari ile birlikte yola çıktım. Daha önceleri ben at sırtında duramazdım. Bu halimi Peygamber (s.a.v.)'e anlattığımda o, elini göğsüme koydu. Sonra elinin tesirini göğsümde gördüm ve o şöyle diyordu: "Allahım, bunu at sırtında sabit kıl ve onu hidayete erdir. Doğru yolu gösterenlerden kıl."
Ondan sonra artık at sırtından düşmedim.
Zülhalase, Hasamlıların Yemen'deki bir mabedi idi. Berile kabilesi de orada ibadet ediyorlardı. İçinde tapılan putlar vardı. Ona Ka'be-tü'l- Yemâniye deniyordu. Cerir oraya gitti. Onu ateşle yakıp kırdı.
Ravi diyor ki1. Cerir, Yemen'e geldiğinde orada fal oklarıyla fal çeken bir adam vardı. Ona: "Rasûlullah (s.a.v.)'m elçisi buradadır. Eğer seni ele geçirirse boynunu vurur." denildi. Bir ara o fal çekmekte iken Cerir geldi, yanı başında durdu ve ona şöyle dedi: "Ya bu fal oklarını kırar ve Allahtan başka ilâh olmadığına şahadet edersin, ya da boynunu vururum." Falcı da fal oklarım kırıp şahadet getirdi.
Sonra Cerir, Ertat künyesi ile çağrılan Ahnesli bir adamı müjde için Peygamber (s.a.v.)'e gönderdi. Ertat, Peygamber (s.a.v.)İn yanma varınca:
- Ya Rasûlallah, seni hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, Zülhalase putunu uyuz deve halinde bırakmadan senin yanma gelmiş değilim, dedi.
Peygamber (s.a.v.) de, Ahnes kabilesinin süvari ve piyadelerini beş kez tebrik etti."

