El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Kinde Heyetiyle Birlikte Eş'as B. Kays'ın Gelişi

İbn İshak dedi ki: "Eş1 as b. Kays, Kinde ziyaretçileriyle beraber Rasûlullah (s.a.v.)'a geldi. Zührî'nin bana anlattığına göre o, seksen Kinde süvarisi ile birlikte gelmiş idi. Mescid-i Nebevî'nin yanma gedi-ler. …

İbn İshak dedi ki: "Eş1 as b. Kays, Kinde ziyaretçileriyle beraber Rasûlullah (s.a.v.)'a geldi. Zührî'nin bana anlattığına göre o, seksen Kinde süvarisi ile birlikte gelmiş idi. Mescid-i Nebevî'nin yanma gedi-ler. Saçlarını iki omuzlarına doğru taramışlar ve sürmelenmişlerdi. Üzerlerinde ipekten pervazlanmış Yemen kumaşından pardesüleri vardı. Yanına girdikleri zaman Rasûlullah (s.a.v.) şöyle dedi;

- Siz Müslüman olmadınız mı? . - Evet olduk,

- Boyunlarınızda bulunan bu ipek nedir?

Rasûlullah, onlara bu soruyu sorunca elbiselerinden o ipekleri alıp attılar.

Sonra Eş1 as b. Kays, ona şöyle dedi:

- Ya Rasûlallah, biz Âkilü'l-Murar oğullarıyız. Sen de Akilü'1-Mu-rar'ın oğlusun.

Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), gülümseyip şöyle dedi:

- Abbas b, Abdülmuttalib'i ve Rebia b. Haris'i kastediyorlar. Abbas ve Rebia tacir idiler. Arapların bazılarıyla arkadaş oldukları zaman kimden oldukları sorulunca derlerdi ki:

- Biz Aküü'l-Murar oğullarıyız.

Böyle demekle aralarında kuvvet bulmak, güçlenmek ve şereflenmek istiyorlardı. Çünkü Akilu 1Murar'ın sülalesi olan Kinde kabilesi melikler idiler. Sonra Rasûlullah (s.a.v.), onlara şöyle dedi:

- Hayır, bilakis biz, Beni Nadir b. Kinane'yiz. Anamızı facirelikle itham etmeyiz, babamızın nesebini de reddetmeyiz.

Bunun üzerine Eş1 as b. Kays şöyle dedi:

- Ey Kinde topluluğu! Allaha yemin ederim ki, bu sözü söyleyen bir adamı işittiğim zaman mutlaka ona seksen değnek vururum."

İmam Ahmed b. Hanbel, Behz ve Affan kanalı ile Eş'as b. Kays'm şöyle dediğini rivayet eder:

"Kinde kabilesinin heyetiyle birlikte Rasûlullah (s.a.v.)'m yanma geldim. Beni kendileri arasında en üstün bir kimse olarak görmüyorlardı. Dedim ki:

- Ya Rasûlallah! Ben amcan oğluyum. Siz bizdensiniz. Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:

- Hayır, biz Beni Nadir b; Kinane'yiz. Anamızı facirelikle itham etmeyiz. Babamızın nesebini de reddetmeyiz. Eş'as dedi ki:

- Vallahi Nadr b, Kinane soyundan bir kimsenin, Kureyşlilerin nesebini reddettiğini duyduğum zaman mutlaka ona had değneğini vururum!"

İmam Ahmed b. Hanbel, Şureyh b. Numan kanalı ile Eş'as b. Kays'm.şöyle dediğini rivayet eder:

"Kinde heyetiyle birlikte Rasûlullah (s.a.v.)'a geldim. Bana şöyle

sordu:

- Senin oğlun var mıdır?

- Sana gelirken bir oğlum oldu. Onu îbnetü Cemed isimli zevcem doğurdu. Ama onun yerine kavmimin doymasını daha çok isterdim.

- Böyle deme. Çünkü çocuklar öldüğü zaman onlarda sizin için göz aydınlığı ve ecir vardır. Sonra eğer böyle dersen onlar korkaklık ve hüzün sebebi olurlar."

A'şa B. Mazinin Peygamber (s.a.v.)'e Gelişi

İmam Ahmed b. Hanbel'in oğlu Abdullah, Abbas b. Abdülazim el-Anberî kanalı ile Nadle b. Tarifin şöyle dediğini rivayet eder:

"Muaze adlı bir kadınla evli olan ve kendisine A'şa denen Abdullah el-Aver isimli bir adam, ailesine Hecer beldesinden azık temin etmek maksadıyla receb ayında yola çıktı. Yola çıkmasından sonra karısı ona karşı serkeşlik edip evden kaçtı. Mutarrif b. Nehşel b. Ka'b b. Kumaysaa b. Dulf b. Ehdam b. Abdillah b. Hirmaz adındaki bir adama sığındı. Mutarrif b. Nehşel'e sığındığını söylediler. O da Mutarrif -in yanma giderek şöyle dedi:

- Ey amcaoğlu, karım senin yanında mıdır? Eğer senin yanında ise onu bana geri ver.

- Yanımda değildir. Yanımda olsaydı bile onu sana geri vermez-, dim,

Ravi dedi ki: Mutarrif, A'şa'dan daha güçlü idi. A'şa oradan çıkıp Peygamber (s.a.v.)'in yanma geldi. Ona sığındı ve şöyle demeye başladı:

"Ey insanların efendisi ve Arapların hükümdarı! Dili uzun bir kadım sana şikayet ediyorum, ininde uzun süre bağlı kalıp azgınlaşan bir kurt gibidir o kadın. Onun için yiyecek elde etmek maksadıyla receb ayında evden dışarı çıktım.' Arkamdan niza' çıkarıp evden kaçmış. Vade muhalefet etmiş ve kuyruğunu yere vurmuş.

Karışık bir çağda bana iftira atmıştır.

Onlar mağlup ettikleri kimselere karşı galip bir şer ve kötülüktürler."

A'şa böyle derken, Peygamber (s.a.v.) de şöyle buyurdu:

"Onlar mağlup ettikleri kimselere karşı galib bir şer ve kötülüktürler."

A'şa, karısını ve yaptığı kötülükleri Rasûlullah'a şikayet etti. Onun, Mutarrif b. Nehşel adındaki bir adamın yanında olduğunu ihbar etti. Peygamber (s.a.v.) de Mutarrif e şu mektubu yazdı: "Şu adamın karısına bak ve karısını adama geri ver."

Peygamber (s.a.v.)'in mektubu kendisine geldiğinde Mutarrif mektubu okudu ve kadına şöyle dedi: - Ey Muaze! Bu, Peygamber (s.a.v.)'in senin hakkında bana gönderdiği mektubudur. Ben seni kocana geri vereceğim.

- Kocamdan söz ve ahid al. Peygamberinin zimmeti üzerine ondan teminat al ki, yaptığım bu işten ötürü beni cezalandırmasın.

Mutarrif de kadının kocası A'şa'dan bu hususta söz aldı ve kadını ona geri verdi.

A'şa, şu şiiri okudu:

"Ömrüne yemin olsun M, Muaze'ye olan sevgimi jurnalcılar ve zamanın uzaması değiştiremez.

Onun yaptığı kötülük te, ona olan sevgimi gidermez. Çünkü onu iğfalci erkekler-benden uzaklaştırdılar. Benden sonra onunla fişıldaş-tüar."

Kendi Kavminden Bir Heyetle Süred B. Abdullah El-Ezdî İle Cüreş Halkı Heyetinin