El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Kurban Bayramının Birinci Gününde Hz. Peygamber'in Akabe Cemresini Taşlaması

Burayı nasıl taşlamış, ne zaman taşlamış, nereden taşlamış, kaç taşla taşlamış? Bu soruların cevabını bu bölümde vermeye çalışacağız. Rasûlullah (s.a.v.), burayı taşladığı zaman telbiyesine son vermişti. Üsame ile …

Burayı nasıl taşlamış, ne zaman taşlamış, nereden taşlamış, kaç taşla taşlamış? Bu soruların cevabını bu bölümde vermeye çalışacağız. Rasûlullah (s.a.v.), burayı taşladığı zaman telbiyesine son vermişti.

Üsame ile Fadl'ın ve diğer sahabelerin rivayet ettikleri hadise göre Peygamber (s.a.v.), Akabe cemresini taşlayıncaya kadar telbiye ge-

tirmeye devam etmiştir.

Beyhakî, Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Peygamber (s.a.v.)'e göz ucuyla bakıyordum. Akabe Cemresine ilk çakıl taşını atıncaya kadar telbiye getirmeye devam etti.»

Beyhakî, Fadl'm şöyle dediğini rivayet eder:

«Arafat'tan Rasûlulîah'la birlikte Müzdelife'ye gittik. Akabe Cemresine taş atıncaya kadar telbiye getirmeye devam etti. Her taş atı-şıyla beraber tekbir getiriyordu. Cemreye son taşı atınca telbiyeye son verdi.»

Muhammed b. İshak, Eban b. Salih kanalı ile İkrime'nin şöyle dediğini rivayet eder:

«Hz. Ali'nin oğlu Hüseyin ile beraber Arafat'tan hareket ettik. Akabe cemresini taşlayıncaya kadar onun telbiye getirdiğini işitiyordum. Cemre'yi taşlayınca telbiyeye son verdi. Ona:

- Bu nedir? diye sordum. Şu cevabı verdi:

- Ebu Talib oğlu Ali'nin Akabe Cemresini taşlayıncaya kadar tel-_ biye getirdiğini gördüm. O, Rasûlullah'ın da böyle yaptığını bana söyledi.»

Ebu'l-Aliye, Fadl'ın şöyle dediğim rivayet etmiştir:

«Kurban bayramının birinci günü sabahında Rasûlullah (s.a.v.) bana:

- Gel benim için çakıl taşı topla, dedi. Ben de ona iki parmak u-cuyla atılabilecek irilikte çakıl taşları topladım. Taşları avucuna koyup şöyle dedi: «İşte şu irilikteki taşlarla Cemreleri taşlayın. Aşırı gitmekten sakının. Çünkü sizden öncekiler dinde aşırılık yaptıklarından helak oldular.»

Cabir, hadisinde şöyle demiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), Muhassir vadisine gelince biraz hareket etti. Sonra büyük Cemre'ye giden orta yola koyuldu. Nihayet Cemre'ye vardı. Oraya yedi taş attı. Her taş atışıyla birlikte tekbir getiriyordu. Vadinin ortasından attığı taşlardan her biri iki parmak ucuyla atılabilecek irilikte idi.»

Bunu, Müslim rivayet etmiştir.

Buharî, Cabir'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Kurban bayramının birinci gününde kuşluk vakti Peygamber (s.a.v.), Cemre'yi taşladı. Sonraki Cemreleri müteakip günlerin zeval vaktinden sonra taşladı.»

Buharî ve Müslim'in sahihlerinde Abdurrahman b. Yezid'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

«Abdullah, vadinin ortasından taşları Cemre'ye atıyordu. Ben ona dedim ki:

- Ey Eba Abdirrahman! İnsanlar yukarı taraftan taşları atıyorlar,

Bana dedi ki:

- Kendisinden başka ilâh bulunmayan Allah'a yemin ederim ki; bu makamdan taş atılır ki, burada, Rasûlullah'a el-Bakara sûresi nazil olmuştu.»

Yine Buharî'nin rivayetine göre Abdurrahman şöyle demiştir:

«Abdullah b. Mesud, Akabe Cemresine geldi. Beyt'i sol tarafına, Mina'yı da sağ tarafına alarak yedi taş attı ve şöyle dedi: «Kendisine el-Bakara sûresi nazil olan (peygamber), işte böyle taşladı.»

Buharî, Abdurrahman b. Yezid'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Abdullah b. Mesud, vadinin içinden Cemre'ye yedi taş attı. Her taşla birlikte tekbir getiriyordu. Sonra da şöyle dedi: «Kendisinden başka ilâh bulunmayan Allah'a yemin ederim ki; üzerine elBakara sûresi nazil olan zat (peygamber), işte buradan taş attı.»

Müslim, Cabir b. Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.)'m iki parmak ucuyla atılabilecek irilikte yedi taşı Cemre'ye attığını gördüm.»

İmam Ahmed b. Hanbel, İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Kurban bayramının birinci günü, Peygamber (s.a.v.), bineği üzerinde Akabe Cemresini taşladı.»

«Ahmed b. Hanbel, Ebu Davud, İbn Mace ve Beyhakî, Ümmü Cündeb el-Ezdiye'nin şöyle dediğini rivayet ederler:

"Rasûlullah (s.a.v.)'ı bineği üzerinde vadinin içinden Cemre'ye taş atarken gördüm. Her taş atışında tekbir getiriyordu. Arkasındaki bir adam da onu seyrediyordu. O adamın kim olduğunu sorduğumda Fadl b. Abbas olduğunu söylediler. İnsanlar, izdiham meydana getirdiler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle dedi:

- Ey insanlar, birbirinizi öldürmeyin, Taş atarken iki parmak ucuyla atılabilecek irilikteki taşları atan.»

Ebu Davud'un rivayetine göre Ümmü Cündeb şöyle demiştir:

«Rasûlullah'ı Akabe cemresinin yanında, binek üzerinde gördüm. Parmakları arasında bir taş vardı. Onu attı. İnsanlar da attılar. O, Akabe Cemresinin yanında durmadı.»

İbn Mace'ye göre Ümmü Cündeb şöyle demiştir:

«Rasûlullah (svaw:-)Tı kurban bayramının birinci gününde, Akabe cemresinin yanında bir katır üzerinde gördüm.»

Bu rivayette katırın söylenmesi, gerçekten garibtir.

"Sahih" adlı eserinde Müslim, Cabir b. Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.)'ı kurban bayramının birinci gününde bineği üzerinde Cemre'ye taş atarken gördüm. O, şöyle diyordu:

"Menasikinizi benden öğrenin. Gerçekten bilemiyorum, muhtemelen bu haccımdan sonra haccetmeyeceğim."

Veda haccında Rasûlullah (s.a.v.)'la beraber haccettim. Akabe Cemresini taşlarken onu gördüm. Taşladıktan sonra Cemre'nin yanından ayrıldı. Bineği üzerindeydi. Gün, kurban bayramının birinci günü idi. Şöyle diyordu:

"Menasikinizi benden Öğrenin. Çünkü ben bilemiyorum. Belki de bu haccımdan sonra haccetmeyeceğim.»

Başka bir rivayete göre Ümmü'l-Husayn şöyle demiştir:

«Veda haccında Rasûlullah (s.a.v.)'la beraber haccettim. Usame ile Bilal'den biri, Rasûllah'm devesinin yularını tutmuş, diğeri ise elbisesi ile onu güneş sıcaklığına karşı gölgelendirip koruyordu. Nihayet Rasûlullah, Akabe Cemresini taşladı.»

İmam Ahmed b. Hanbel, Kudame b. Abdullah el-Kilabî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Kurban bayramının birinci gününde doru renkli bir deve üzerinde Rasûlullah (s.a.v.)'ı vadinin ortasından Akabe Cemresini taşlarken gördüm. Ne oraya, ne buraya sapıyor, ne de kimseden uzaklaşıyor-du.»

İmam Ahmed b. Hanbel, Nan'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: «İbn Ömer, kurban bayramının birinci gününde devesi üzerinde Akabe Cemresini taşlardı. Diğer Cemrelere ise yaya giderdi. Peygamber (s.a.v.)'in de giderken ve dönerken yaya gidip geldiğini iddia etti.»