Rasûlullah'ın hizmetçilerinden biri de Muğire b. Şube es-Seka-fî'dir. Rasûlullah'ın silahtarı idi. Hudeybiye gününde çadırda bulunan Rasûlullah (s.a.v.)'m yanıbaşmda durmuş, kılıcını da havada tutmuştu. Amcası Urve b. Mesud es-Sekafî, Kureyş elçilik heyetiyle birlikte oraya geldiğinde Rasûlullah'la konuşurken Arap âdetince elini hep Rasûlullah'ın sakalına uzatıyordu. O, elini Rasûlullah'ın sakalına uzattıkça, Muğire de kılıcın kabzasıyla amcası Urve'nin eline vuruyor ve:
- Ben seni vurmadan önce, elini Rasûlullah'ın sakalından çek, diyordu.
Muhammed b. Sa'd ile başkaları dediler ki: Muğire, Rasûlullah .(s.a.v.)'la birlikte bütün gazvelere katıldı. Taiflilerin tağut putunu yıkmaları için onunla birlikte Ebu Süfyan'ı Taife göndermişti. O puta Rabbe diyorlardı ki, meşhur adı Lat idi.
Muğire, Arap dahilerindendi. Şa'bi, onun şöyle dediğini işittiğini ifade etmiştir: "Beni hiç kimse mağlup edemedi."
Şa'bi, Kabise b. Cabir'in şöyle dediğini duyduğunu ifade etmiştir: «Muğire b. Şu'be ile arkadaşlık ettim. Eğer Medine'nin sekiz kapısı olsaydı da bu kapılardan sadece hile ve taktik ile çıkılabilseydi, mutlaka Muğire, Medine'nin kapılarından çıkardı.»
Şa'bi dedi ki: «Kadılar dörttür. Ebu Bekir, Ömer, îbn Mesud ve Ebu Musa.
Dâhiler de dörttür: Muaviye, Amr b. As, Muğire ve Ziyad.»
Zührî dedi ki: Dâhiler beş kişidir: Muaviye, Amr b. As, Muğire, Ali ile birlikte de iki kişi. Bunlar Kays b. Sa'd b. Ubade ile Abdullah b. Bedii b. Verka'dır.
İmam Malik dedi ki: «Muğire b. Şube, çok kadınla evli idi. Şöyle derdi: Tek kadınla evli olan kişi, eğer karısı âdet görürse kendisi de . onunla birlikte âdet görmüş gibi olur. Eğer karısı hastalanırsa, o da karısıyla birlikte hastalanır. İki kadınla evli bulunan kişi ise, yanmakta olan iki ateş arasında gibidir.»
Muğire, dört kadını nikahlar, sonra da hepsini boş ardı.
İmam Malik'ten başkaları dediler ki: Muğire, seksen kadınla evlendi. 300 kadınla evlenmiş olduğunu söyleyenler de vardır. 1.000 kadınla evlendiği de söylenmiştir. Onun ne zaman vefat ettiği hususunda muhtelif beyanlarda bulunulmuştur. En meşhur ve en sahih kavle göre o, hicri ellinci senede vefat etmiştir. Hatib el-Bağdadî, bu hususta icma olduğunu söyler.

