Sahih hadiste İbn Ömer'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:
"Rasûlullah (s.a.v.), sığır derisinden yapılmış ayakkabılar giyerdi. Ayakkabılarının derisinde tüy yoktu."
"Sahih" adlı eserinde Buharî, İsa b. Tahman'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Enes b. Malik, bize iki tasması bulunan bir çift ayakkabı çıkarıp gösterdi ve:
- Ey Sabit, bu Peygamber (s.a.v.)'in ayakkabısıdır, dedi."
Buharî, İsa b. Tahman'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Enes, bize tüysüz ve her birinin iki tasması bulunan bir çift ayakkabı çıkarıp gösterdi. Daha sonra Sabit el-Bennanî bana o iki ayakkabının Rasûlullah'a ait olduğunu Enes'in kendisine söylediğini nakletti."
"eş-Şemaü" adlı eserinde Tirmizî, Ahmed b. Menis kanalı ile İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Rasûlullah (s.a.v.)'ın ayakkabısının tasmasında parmakların geçtiği iki kayış vardı. Tasmaları da iki katlıydı."
Yine Tirmizî, İshak b. Mansur kanalı ile Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Rasûlullah (s.a.v.)'m ayakkabısında parmakların geçtiği iki kayışı vardı. Ebu Bekir ve Ömer'in de böyleydi. İlk olarak bir kayışla bir düğüm vuran Hz. Osman'dır."
Ben derim ki: Hicri 600'üncü senenin başlarında veya sonraki zamanlarda İbn Ebi Hadred adıyla meşhur bir tüccarın yanında tek tasmalı bir çift ayakkabı vardı. Bu tüccar, bu ayakkabının Peygamber (s.a.v.)'e ait olduğunu söyledi. Melik Eşref Musa b. Melik el-Adil Ebu Bekir b. Eyyüb, çok mal vererek bu ayakkabıyı o tüccardan satm almak istedi. Ama tüccar ayakkabıları ona satmaya yanaşmadı. Bir süre sonra tüccar vefat edince bu ayakkabılar adı geçen Melik Eşrefin eline geçti. Ayakkabıları aldı ve çok saygı gösterdi. Sonra kale bitişiğinde Darü'l-Hadis el-Eşrefîye'yi inşa edince bu ayakkabıları o sarayın hazinesine yerleştirdi. Başına bir hizmetçi dikti ve o hizmetçiye ayhk kırk dirhem maaş bağladı ve şu ana kadar o ayakkabı mezkur binada mevcuttur.
"eş-Şemail" adlı eserinde Tirmizî, Muhamnıed b. Rafi ve diğerleri kanalı ile Enes'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Rasûlullah (s.a.v.)'m, içinde kokusunu muhafaza ettiği ve koku süründüğü bir küpü vardı."

