El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Peygamber (s.a.v.)'in, Halid B. Velid'i Dume Valisi Ükeydir'e Göndermesi

İbn İshak dedi ki: Sonra Rasûlullah (s.a.v.), Halidb. Valid'i çağırdi. Onu Dume Valisi Ükeydir'e gönderdi. Bu, Ükeydir b. Abdulme-lik'tir. Kinde'den bir adamdır. Oranın hükümdarı Hristiyandı. Peygamber (s.a.v.), Halid'i …

İbn İshak dedi ki: Sonra Rasûlullah (s.a.v.), Halidb. Valid'i çağırdi. Onu Dume Valisi Ükeydir'e gönderdi. Bu, Ükeydir b. Abdulme-lik'tir. Kinde'den bir adamdır. Oranın hükümdarı Hristiyandı. Peygamber (s.a.v.), Halid'i gönderirken ona: "Onu öküz avına çıkmış olarak bulursun." dedi.

Halid yola çıktı, nihayet kalesine gözle görülecek bir mesafede durdu. Mehtaplı bir yaz gecesi idi. Evinin damında idi. Yanında karısı da vardı. Yabani öküzler boynuzlarıyla köşkün kapısını dürtüyorlardı. Karısı ona: "Şimdiye kadar bunun benzerini hiç gördün mü?" diye sordu. O da: "Hayır vallahi görmedim." dedi. Hanımı: "Böyle av kaçırılır mı?" diye sordu. O da: "Hayır, asla kaçırılamaz." diye karşılık verdi ve kaleden indi. Atının hazırlanmasını emretti. Atı eğerlendi ve ailesinden bir toplulukla birlikte atlarına bindiler. Aralarında bir erkek kardeşi de vardı. Adı Hassan idi. O da atına bindi. Silahlarıyla birlikte yola koyuldular. Yola çıktıkları zaman Peygamber (s.a.v.)'in atlıları onları karşıladılar. Onları yakaladılar. Kardeşini öldürdüler. Onun üzerinde altın işlemeli ipek bir kaftan vardı. Halid onu üzerinden soydu ve o elbiseyi Peygamber (s.a.v.)'e kendisi Medine'ye varmadan önce gönderdi.

İbn îshak, Asım b. Ömer b. Katade tarikiyle Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet eder:

Peygamber (s.a.v.)'e getirildiği zaman, Ükeydir'in kaftanını gördüm. Müslümanlar, onu elleriyle yokluyorlar ve hayrete düşüyorlardı. Peygamber (s.a.v.) de şöyle dedi:

- Buna hayret mi ediyorsunuz? Nefsim kudret elinde bulunan zata yemin ederim ki, Cennet'te Sa'd b. Muaz'm mendilleri bundan daha güzeldir.

İbn İshak dedi ki: Sonra Halid, Ükeydir'i Peygamber (s.a.v.)'e getirdi. Peygamber, onun canını korudu ve cizye karşılığında onunla barış antlaşması yaptı. Sonra onu serbest bıraktı. O da beldesine döndü.

Beni Tayy kabilesinden Büceyr b. Bücere adındaki bir adam, bu konuda şöyle dedi:

"Sığırları güden ne mübarektir. Ben gördüm ki, Allah her hida-yetçinin hidayet edenidir.

Kim Tebük'ün sahibinden meylediyor idiyse, biz cihad ile emro-lunmuşuz."

Beyhakî'nin anlattığına göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle demiş: "Allah senin ağzını asla kapatmasın." Yetmiş yaşını geçtiği halde Bü-ceyr'in ağzında ne bir azı dişi, ne de ön dişlerinden herhangi biri oynayıp sallanmadı.

İbn Lehia, Ebû'l-Esved kanalı ile Urve'nin şöyle dediğini rivayet eder: Tebük dönüşünde Peygamber (s.a.v.), 420 süvari ile birlikte Ha-lid b. Velid'i Dume valisi Ükeydir'e gönderdi.

Ravi, önceki rivayette anlatılan hususları naklettikten sonra Ükeydir'le birlikte 800 esirin Peygamber (s.a.v.)'e getirildiğini de anlatır. Esirlerle birlikte 1.000 deve, 400 zırh, 400 mızrak da getirilmişti. Eyle hükümdarı Yuhanna b. Ruube, Ükeydir'in başından geçen hadiseleri duyunca Rasûlüllah (s.a.v.)'a geldi ki, aralarında barış antlaşması yapsınlar. İkisi Tebük'te, Peygamber (s.a.v.)'in yanında toplandılar.

Yunus b. Bükeyr, Sa'd b. Evs tarikiyle Bilal b. Yahya'nın şöyle dediğini rivayet eder:

Dumetü'l-Cendel gazvesinde Muhacirlerin başında Ebu Bekir es-Sıddık, Arabîlerin başında da Halid b. Velid vardı. Doğrusunu Allah bilir.