İmam Ahmed b. Hanbel, Velid b. Müslim kanalı ile Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet eder:
«Rasûlullah (s.a.v.), Yemen mamulü pamuklu bir beze konuldu. Sonra ondan uzaklaştırıldı.»
Kasım dedi ki: O kefenin bir parçası hâlâ yanımızdadır.
İmam Ebu Abdillah Muhammed b. İdris eş-Şafîî, Malik kanalı ile Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Rasûlullah (s.a.v.), Yemen'in Sahuliye kentinde imal edilmiş üç beyaz kefene sarıldı. İçinde gömlek ve sarık yoktu.»
İmam Ahmed b. Hanbel, Süiyan kanalı ile Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Rasûlullah (s.a.v.), Sahuliye kentinde imal edilmiş üç beyaz esvaba sarılıp kefenlendi.»
Ebu Davud, Kuteybe kanalı ile Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet eder:
«Rasûlullah (s.a.v.), Yemen mamulü üç beyaz parça pamuklu kumaşa sarılıp kefenlendi. İçinde gömlek ve sarık yoktu.»
Hz. Aişe'ye: «Rasûlullah, iki kumaşa ve Yemen yapısı pamuklu bir hırkaya sarılıp kefenlendi.» dedikleri hatırlatıldığında o şöyle dedi: «Bir hırka getirildi. Ama geri çevirdiler. Rasûlullah'ı onunla kefenlemediler.»
Beyhakî, Ebu Abdullah el-Hafız kanalı ile Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Rasûlullah (s.av.), Sahuliye kenti imalatından olan üç beyaz parça pamuklu beze sarılıp kefenlendi. İçinde gömlek ve sarık yoktu. Elbiseye gelince, insanlar bunu karıştırmışlardır. Ben, Rasûlullah'm içine konulup kefenlenmesi için bir elbise aldım. Ama onu yerinde bıraktım. Abdullah b. Ebibekir onu alıp: «Bunu ben kendime alıkoyacağım ki, öldüğüm zaman beni buna sarıp kefenlesinler. Eğer Allah, Rasûlünün bu kefenle kefenlenmesine razı olsaydı mutlaka bununla kefenlenirdi.» dedi. Sonra Abdullah onu sattı, parasını sadaka olarak dağıttı.»
Beyhakî, Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Rasûlullah (s.a.v.), Yemen yapısı pamuklu bir hırkayla kefenlendi. Bu kefen, Abdullah b. Ebu Bekir'e aitti. Rasûlullah'a sarıldı. Ama sonra üzerinden çıkarıldı. Abdullah b. Ebu Bekir, bu kefeni kendi şahsı için ayırıp alıkoydu ki, öldüğü zaman buna sarılıp kefenlensin. Ama bunu aldıktan sonra şöyle dedi:
- Cenâb-ı Allah'ın Rasûlüne kefen olarak sarılmasını menettiği şeyi ben kendim için alıkoyacak değilim.
Böyle dedikten sonra o kefeni satıp parasını sadaka olarak verdi.»
İmam Ahmed b. Hanbel, Abdürrezzak kanah ile Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet eder:
«Rasûlullah (s.a.v.), Yemen imalatı olan yumuşak ve ince doku-malı üç esvaba sarılıp kefenlendi.» Ebu Ya'lâ el-Musilî, îbn Ömer'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Rasûlullah (s.a.v.), Sahuliye kenti imalatından olan üç beyaz esvaba sarılıp kefenlendi.»
Bazı rivayetlerde anlatıldığına göre Rasûlullah (s.a.v.), Um-man'm dağ tarafında yüksek bir mıntıkada bulunan Suhariye kenti imalatından olan iki kumaş ile Yemen yapısı pamuklu bir hırkaya sarılıp kefenlendi.
İmam Ahmed b. Hanbel, îbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Rasûlullah (s.a.v.), üç kumaşa sarılıp kefenlendi. Vefat ederken üzerinde bulunan gömleği de üzerinde bırakıldı. Ayrıca Necran yapısı bir elbisesi de üzerinde idi.»
İmam Ahmed b. Hanbel, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmistir:
«Rasûlullah (s.a.v.), iki beyaz kumaş ile kırmızı renkli bir hırkaya konulup kefenlendi.»
Ebu Ya'lâ, Fadl'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Rasûlullah (s.a.v.), Sahuliye kenti imalatı olan iki beyaz kumaşa sarılıp kefenlendi.»
Hafız îbn Asakir, Ebu Tahir el-Muhallis kanalı ile Ebu İshak'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Abdülmuttalib oğullarının bir araya gelip oturdukları meclise uğradım. Sayıları çok idi. Kalabalıktılar. Onlara şöyle bir soru sordum:
- Rasûlullah (s.a.v.), kaç beze sarılıp kefenlendi?
- İçinde gömlek, kaftan ve sarık bulunmayan üç beze sarılıp kefenlendi.
- Bedir gününde sizden kaç kişi esir düştü?
- Abbas, Nevfel ve Akil esir düştü.»
Beyhakî, Zührî tariki ile Ali b. Hüseyn Zeynelabidin'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Rasûlullah (s.a.v.), üç beze sarılıp kefenlendi. Bunlardan biri, Yemen imalatından olan bir hırka idi.»
Hafız îbn Asakir, Hz. Ali'nin şöyle dediğim rivayet etmiştir:
«Rasûlullah (s.a.v.)'ı, Sahuliye kenti imalatından iki beze ve Yemen imalatından bir hırkaya sarıp kefenledim.»
Ebu Said İbn Arabî, Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Rasûlullah (s.a.v.), Yemen yapısı ince ve yumuşak iki kumaş ile Necran hırkasına sarılıp kefenlendi.»
Hafız el-Beyhakî, Harun b. Said'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Ali'nin yanında misk vardı. Vefat ettiği zaman bu kokunun kendisine sürülmesini vasiyet etti ve şöyle dedi: «Bu, Rasûlullah'm cesedine sürülen kokunun arta kalan kısmıdır.»

