Buharı, İbrahim b. Münzir kanalı ile İbn Ömer'in şöyle dediğini rivayet eder:
"Rasûlullah (s.a.v.), Şecere yolundan çıkar, Muarres yolundan girerdi. Mekke'ye giderken Şecere mescidinde namaz kılardı. Dönüşünde de Zu'1-Huleyfe'de vadinin içinde namaz kılar, geceyi orada geçirip sabahlardı."
Hafız Ebu Bekir el-Bezzar, Enes'in şöyle dediğini rivayet eder:.
"Rasûlullah (s.a.v.), semeri porsumuş bir binek üzerinde haccetti. Altında bir kadife parçası vardı ve şöyle dedi: "Bu öyle bir hacdır ki, bunda riya ve başkalarına şöhret işittirme yoktur." _
Buharı, Muhammed b. Ebi Bekr kanalı ile Şümame'nin şöyle dediğini rivayet eder:
"Enes, semeri porsumuş bir binek üzerinde haccetti. O cimri değildi ve Rasûlullah (s.a.v.)'m eşya ve azığını taşımakta olan bineği üzerinde haccettiğini anlattı."
Hafız Ebu Yala el-Musulî, Enes'in şöyle dediğini rivayet eder:
"Rasûlullah (s.a.v.), semeri porsumuş bir binek üzerinde haccetti. Altında da dört dirhem eder veya etmez bir kadife parçası vardı. O zaman şöyle dedi: "Allahım, riyasız bir hacca niyet ediyorum."
İmam Ahmed b. Hanbel, Haşim kanalı ile İshak'm babası Said'in şöyle dediğini rivayet eder:
"İbn Ömer'le birlikte yola gittim. Yemenli birkaç arkadaş bize uğradı. Yükleri deri idi. Develerinin yuları ottan idi. İbn Ömer o zaman şöyle dedi:
"Veda haccma geldikleri esnada Rasûlullah (s.a.v.) ve ashabı ile birlikte gelen arkadaşlarına benzer arkadaşlar görmek isteyen kimse, şu arkadaşlara baksın."
Hafiz Ebu Bekir el-Beyhakî, Bişr b. Kudame ed-Dibabî'nin şöyle dediğini rivayet eder:
"Gözlerim, sevgili Rasûlullah (s.a.v.)'ı insanlarla birlikte Arafat'ta kızıl renkli bir dişi deve üzerinde gördü. O deveye Kasva deniyordu. Rasûlullah'm altında Bolan yapısı bir kadife vardı. Şöyle diyordu:
"Allahım, bu haccı riyasız, övünçsüz ve nam tutkusu olmayan bir hac yap."
İnsanlar da şöyle diyorlardı:
- İşte bu, Rasûlullah (s.a.v.)'dır."
İmam Ahmed b. Hanbel, Abdullah b. İdris kanalı ile Esma binti Ebu Bekr'in şöyle dediğini rivayet eder:
"Peygamber (s.a.v.)'le birlikte hac için yola çıktık. Mekke yolundaki Arec mevkiine vardığımızda Rasûlullah (s.a.v.) bineğinden indi. Aişe de gidip Rasûlullah'm yanında oturdu. Ben de babamın yanında oturdum. Rasûlullah ile Ebu Bekir'in eşyalarını aynı deveye yüklemiştik. Bu deve Ebu Bekir'in bir kölesinin yanında idi. Ebu Bekir oturdu. Kölenin deveyi getirmesini beklemeye başladı. Köle geldi. Fakat yanında yük devesi yoktu, Ebu Bekir ona sordu:
- Deven nerede?
- Dün onu kaybettim!
- Bir tek deve, onu da kaybediyorsun!
Böyle dedikten sonra köleyi dövmeye başladı. Rasûlullah (s.a.v.) da gülümseyerek şöyle diyordu:
"Şu ihramhya ve yaptığı işe bakın!"
Ebu Bekir el-Bazzar, "Müsned'mde Ebu Said'den şu hadisi rivayet etmiştir:
"Peygamber (s.a.v.) ile ashabı Medine'den Mekke'ye yaya olarak sırtlarını bağlamış ve herveleyi andıran bir yürüyüşle giderek haccettiler."
Bu, münker ve zayıf senedli bir hadistir.
Şayet böyle bir rivayet gerçek ise bu, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in umredeki halini tasvir etmiş olabilir. Çünkü Peygamber (s.a.v.), bir kez haccetmiş, o da binek üzerinde iken ve sahabelerinden bir kısmı yaya iken yapılmış bir hacdı.
Ben derim ki: Peygamber (s.a.v.), ne Hudeybiye'de, ne Umretü'l-Kaza'da, ne Cirâne umresinde, ne de Veda haccmda hiç yaya olarak umre yapmış değildir. Peygamber (s.a.v.)'in halleri ve davranışları insanlara gizli kalmayacak kadar bilinen, tanınan, meşhur hal ve davranışlardır. Şu halde bu hadis münkerdir. Emsali mevcut olmayan şâz bir hadistir. Doğrusunu Allah bilir.

