Peygamber (s.a.v.), Medine'de kendi yerine naib olarak Ebu Dü-cane Simak b. Hareşe es-Saidî'yi bir rivayete göre ise Siba b. Urfuta el-Gifarî'yi- bıraktıktan sonra Veda haccı için Medine'den yola çıktı.
Muhammed b. İshak dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), hicri onuncu senenin zilkade ayı başlarında hac için hazırlanmaya başladı. Müslümanların da bu hacca hazırlanmalarını emretti.
Abdurrahman b. Kasım'm bana naklettiğine göre Peygamber (s.a.v.)'in zevcesi Hz. Aişe şöyle demiştir:
"Zilkade ayının bitimine beş gece kala Rasûlullah (s.a.v.) hac için yola çıktı."
Buharî, Muhammed b. Ebi Bekr el-Mukaddemî kanalı ile İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet eder: "Peygamber (s.a.v.), saçını tarayıp koku süründükten, izar ve ri-dasını giydikten sonra Medine'den hareket etti. Vücudun üzerindeki tenin rengini sarıya büründüren safranh elbise dışında herhangi bir rida ve izarm giyilmesini yasaklamadı. Zu'1-Huleyfe'de sabahladı. Bineğine bindi, çöl yoluna koyuldu. Hareketi, zilkade ayının bitimine beş gün kala olmuştu. Zilhicce ayının beşinci gününde Mekke'ye vardı."
"Zilkadenin bitimine beş gün kala" sözü ile İbn Abbas, eğer Zu'l-Huleyfe'deki günün sabahını da kasdetmiş ise, o zaman İbn Hazm'ın, Hz. Peygamberin perşembe günü Medine'den çıktığı, cuma gecesini Zu'1-Huleyfe'de geçirdiği ve zilkade ayının yirmibeşinci günü olan cuma gününde de Zu'1Huleyfe'de sabahladığına dair iddiası doğru olmaktadır.
Eğer ibn Abbas, "Zilkade'nin bitimine beş gün kala" sözü ile Hz. Peygamber (s.a.v.)'in saçım taradıktan, koku süründükten, izar ve ri-dasını giyindikten sonra Medine'den hareket ettiği günü kasdetmiş ise, -nitekim Cabir ile Aişe de böyle demişlerdir- o zaman İbn Hazm'ın iddiasının doğruluğu kalmaz ve zilkade ayı o sene tam çekmiş ise Hz. Peygamber'in Medine'den çıktığı gün ancak cuma günü olmuş olur.
Ama Buharî'nin şu nakledeceğimiz rivayetine göre Peygamber (s.a.y.)İn Medine'den çıkış gününün cuma günü olması mümkün değildir. Zira Buharı, Enes b. Malik'in şöyle-dediğini rivayet eder:
"Biz de beraberinde olduğumuz halde Rasûlullah (s.a.v.), öğle namazını Medine'de dört rekat, ikindi namazını da Zu'1-Huleyfe'de iki rekat olarak kıldı. Orada geceledi, ertesi sabah bineğine bindi. Çöl yoluna koyuldu. Aziz ve Celil olan Allah'a hamd edip teşbih ve tekbir getirdi. Sonra hac ve umreye niyetlenerek ihrama girdi."
İmam Ahmed b. Hanbel, Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet eder:
"Rasûlullah (s.a.v.), öğle namazını Medine'de dört rekat, ikindi namazını da Zu'1-Huleyfe'de iki rekat olarak kıldı."
İmam Ahmed b. Hanbel, Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet eder:
"Rasûlullah (s.a.v.), Medine'de öğle namazım dört rekat, ikindi namazını da Zu'1-Huleyfe'de iki rekat olarak kıldırdı. Sonra sabaha dek geceyi Zu'1-Huleyfe'de geçirdi. Sabah olunca bineğine binip çöl yoluna koyuldu ve ihrama girdi."
İmam Ahmed b. Hanbel, Enes b. Malik el-Ensârî'nin şöyle dediğini rivayet eder:
"Rasûlullah (s.a.v.) Medine'de, mescidinde öğle namazını dört rekat, ikindi namazımda Zu'1Huleyfe'de iki rekat olarak hiçbir şeyden korkmaksızm güven içinde kıldırdı. Bu, Veda haccma giderken olmuştu."
Bu da Peygamber (s.a.v.)'in cuma günü Medine'den çıktığına dair iddiayı kesinlikle reddetmektedir. Şu halde İbn Hazm'ın dediği gibi Hz. Peygamber'in perşembe günü Medine'den çıkmış olması mümkün değildir. Çünkü Medine'den çıkışı zilkadenin yirmi dördüncü günü olmuştu. Zilhiccenin ilk gününün perşembe günü olduğunda ihtilaf yoktur. Çünkü tevatür ve icma ile sabit olduğuna göre Peygamber (s.a.v.), zilhiccenin dokuzuncu günü olan cuma gününde Arefe'de vakfe yapmıştır. Bu hususta hiç ihtilaf yoktur.
Eğer Medine'den çıkışı zilkade ayının yirmidördüncü günü, perşembe olsaydı o zaman zilkade ayından geriye altı gece kalmış olacaktı ki bu geceler de cuma, cumartesi, pazar, pazartesi, salı ve çarşamba geceleri olacaktı.
İbn Abbas ile Aişe ve Cabir dediler ki: Peygamber (s.a.v.)'in, zilkadenin bitimine beş gün kala Medine'den çıkmış olması imkansızdır. Şu halde Peygamber'in Medine'den çıktığı gün zorunlu olarak cumartesi günü olmalıdır. Ravinin zannına göre zilkade ayı o sene tam çekmiştir. Oysa o senede zilkade ayı yirmi dokuz gün çekmişti. Çarşamba gününün bitiminde perşembe gecesi zilhicce ayı başlamıştı. Cabir'in: "Zilkadenin bitimine dört veya beş gün kala" mealindeki rivayeti de bu hadiseyi teyid etmektedir. Bunu bu şekilde belirlemek zorunludur, başka bir seçenek yoktur. Doğrusunu Allah bilir.

