El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Peygamber (s.a.v.)'in Vefat Günü Hakkında Ehl-İ Kitabın Bildiklerine Dair Nakledilen Rivayetler

Ebu Bekir b. Ebi Şeybe, Abdullah b. İdris kanalı ile Cerir b. Abdullah el-Becelî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Ben Yemen'de idim. Yemenlilerden Zu Kela' ve Zu Amr adında iki kişiye rastladım. Onlara …

Ebu Bekir b. Ebi Şeybe, Abdullah b. İdris kanalı ile Cerir b. Abdullah el-Becelî'nin şöyle dediğini

rivayet etmiştir:

«Ben Yemen'de idim. Yemenlilerden Zu Kela' ve Zu Amr adında iki kişiye rastladım. Onlara

Rasûlullah'tan bahsetmeye başladım. Bana dediler ki:

- Eğer dediğin gerçek ise senin adamın, üç gün önce vefat etmiş olmalıdır.

Onlarla beraber yürümeye devam ettik, yolda iken Medine'den gelen bir kervanla karşılaştık. Onlara

bunu sorduk. Onlar dediler ki:

- Rasûhıllah (s.a.v.), vefat etti. Ebu Bekir halife seçildi. İnsanların durumu da iyidir.

O Yemenliler, bana dediler ki:

- Arkadaşına (Ebu Bekir'e) de ki, biz geldik ve inşaallah yakında döneceğiz.

Biz Yemen'e döndük. Ebu Bekir'in yanına geldiğimde Yemenlilerin konuşmalarını kendisine

anlattım. O da:

- Onları niye getirmedin ki? dedi. Bilahare Yemenli Zu Amr bana dedi ki:

- Ey Cerir, doğrusu bence sen değerli bir kimsesin, benim nezdim-de kıymetin vardır. Sana birşey bildireyim. Siz Araplar devamlı hayır ve iyilikte kalacaksınız. Çünkü sizin bir emiriniz vefat ettiği zaman bir başkasını seçiyorsunuz. Ama bu iş kılıçla olsaydı, siz de hükümdarlar gibi olurdunuz. Hükümdarlar gibi gazaplamr, hükümdarlar gibi razı olurdunuz.»

Beyhakî, Cerir'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Yemen'de bana bir Yahudi âlimi rastladı ve şöyle dedi:

- Adamınız eğer peygamber ise o, mutlaka pazartesi günü ölmüştür.»

İmam Ahmed b. Hanbel, Cerir'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Yemen'de bir Yahudi âlimi bana dedi ki:

- Eğer adamınız peygamber ise o, bugün ölmüştür. Cerir dedi ki: Rasûlullah pazartesi günü vefat etti.» Beyhakî, Ka'b b. Adiyy'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Hire heyeti ile birlikte Peygamber (s.a.v.)'e geldim. Bize İslâmiyet'i arzetti. Biz de Müslüman olduk. Sonra Hire'ye döndük. Çok geçmeden bize Rasûlullah (s.a.v.)'m vefat ettiği haberi geldi. Arkadaşlarım şüphelenip şöyle dediler:

- Eğer peygamber olsaydı ölmezdi. Ben de dedim ki:

- Ondan önce de peygamberler ölmüşlerdir.

Ben, İslâmiyet'im üzere sebat ettim. Sonra Medine'ye gitmek üzere Hire'den çıktım. Bir rahibe uğradım. Onsuz hiçbir işimize karar vermezdik. Ona dedim ki:

- Öğrenmek istediğim birşeyi bana söyle bakalım. O şey benim yüreğimi şişirmiştir.

Rahip bana dedi ki:

- Bir isim söyle bakalım. Ben de Ka'b, dedim. Bana:

- Bu ismi şu tomara at, bakalım dedi. Ve bir tomar çıkarıp gösterdi. Ben de Ka'b ismini o tomara bıraktım. Açtı, bir de ne göreyim! Rasûlullah (s.a.v.)'m sıfatı. Önce gördüğüm gibi görünüyor ve o, vefat ettiği gündeki haliyle vefat eder-görünüyor.

Bunun üzerine basiret ve imanım kuvvetlendi. Ebu Bekir (r.a.)'in yanma gidip durumu kendisine anlattım. Ve yanında kaldım. Beni Mukavkis'e gönderdi. Gittim ve döndüm. Ömer b. Hattab da beni Mu-kavkis'e gönderdi, yanma Ömer'in mektubu ile gittim. O esnada Yer-mük savaşı olmuştu. Ama benim haberim yoktu. Mukavkis bana dedi ki:

- Biliyor musun, Bizanslılar Arapları öldürüp hezimete uğratmışlar?

- Hayır. . -Niçin?

- Çünkü Allah, dinini bütün dinlere galip kılacağını peygamberine vâd etmiştir. Ve Allah vadini boşa çıkaracak değildir.

- Peygamberiniz size doğru söylemiştir. Bizanslılar öldürüldü. Ve Allah Ad kavmini öldürdü.

Bundan sonra Mukavkis, bana Rasûlullah (s.a.v.)'m ashabının durumlarım sordu. Ben de anlattım. Bunun üzerine o, Ömer'e ve ashaba hediyeler gönderdi. Hediye gönderdiği sahabeler arasında Ali, Abdurrahman ve Zübeyr de vardı.

Ravi diyor ki: Zannedersem Abbas'tan da söz etti.

Ka'b dedi ki: Cahiliyye döneminde ben bez işlerinde Ömer'in ortağı idim. Maaş bağladığı zaman Beni Adiyy b. Ka'b kabilesi arasında bana da maaş bağladı.»

Bu garip bir rivayettir. Bunda tuhaf haberler vardır. Ama sahihtır.

Fasıl