El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Peygamber (s.a.v.)'in Zevceleri Ve Çocukları

Yüce Allah buyurdu ki: «Ey peygamberin hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Allah'tan sakınıyorsanız edalı konuşmayın. Yoksa, kalbi bozuk olan kimse kötü şeyler ümid eder, daima ciddi ve ağırbaşlı söz …

Yüce Allah buyurdu ki:

«Ey peygamberin hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Allah'tan sakınıyorsanız edalı konuşmayın. Yoksa, kalbi bozuk olan kimse kötü şeyler ümid eder, daima ciddi ve ağırbaşlı söz söyleyin.

Evlerinizde oturun. Eski cahiliyede olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namaz kılın, zekat verin. Allah'a ve peygamberine itaat edin. Ey peygamberin ev halkı! Şüphesiz Allah, sizden kusuru giderip sizi tertemiz yapmak ister.

Evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmetini hatırda tutun. Şüphesiz Allah haberdar olandır, Latif olandır.» (el-Ahzâb, 32-34.)

Peygamber (s.a.v.), vefat ettiği zaman dokuz zevcesi vardı. Bu konuda ihtilaf yoktur. Bu zevcelerinin adları şöyle idi: Aişe binti Ebu Bekir es-Sıddık et-Teymiyye, Hafsa binti Ömer b. Hattab el-Adeviy-ye, Ümmü Habibe Remle binti Ebi Süfyan Sahr b. Harb İbn Ümeyye elÜmeviyye, Zeynep binti Cahş el-Esediyye, Ümmü Seleme Hind binti Ebi Ümeyye el-Mahzumiyye, Meymune binti Haris el-Hilaliyye, Şevde binti Zem'a el-Amiriye, Cüveyriye binti Haris İbn Ebi Dırar el-Müstalikiye, Safîye binti Hüyey b. Ahtab en-Nadriye el-İsrailiyye el-Haruniye. Allah onlardan razı olsun ve onlan hoşnud kılsın.

Vefat ederken Peygamber (s.a.v)'in iki de cariyesi vardı. Bunların adları şöyle idi: Mariye binti Şem'un el-Kıptiye el-Mısriyye. Bu kadın Mısır'ın Ensina mıntıkasmdadır ve Peygamber (s.a.v.)'in oğlu İbrahim'in ahnesidir.

Diğer cariyenin adı ise şöyle idi: Reyhane binti Şem'un el-Kurzi-ye. Bu kadın Müslüman oldu. Sonra Rasûlullah onu azad etti. O da ailesinin yanma gitti. Bazılarının iddiasına göre bu kadm örtünüp ailesinin yanında kalmıştır. Doğrusunu Allah bilir.

Şimd de merhum imamların, bu konudaki görüşlerinden derlediğimiz düzenli ve tafsilatlı vukuat haberlerini vermeye çalışacağız. Bu konuda da Allah'ın yardımını diliyoruz:

Hafiz Ebu Bekir el-Beyhakî, Said b. Ebu Arube kanalı ile Kata-de'nin şöyle dediğim rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), onbeş kadınla evlendi. Bunlardan onüçü ile gerdeğe girdi. Onbir zevcesi, yanında bir arada bulunmuştu. Vefat ederken dokuz zevcesi vardı.»

Katade, bundan sonra adlarını verdiğimiz dokuz zevcenin isimlerini zikretmiştir.

Seyf b. Said b. Abdullah, Hz. Aişe'nin de böyle bir ifadede bulunduktan sonra şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.)'ın kendileriyle gerdeğe girmediği iki kadına gelince onlar şunlardır: Amre binti Yezid el-Gifariyye ile Şenba'dır. Amre, Rasûlullah'la halvette bulundu. Rasûlullah, onun elbiselerini çıkardı. Vücudunda alacalık görünce onu geri verdi ve ona mehir de verdi. Ancak bu kadın, Rasûlullah'tan başkasına haram oldu.

Rasûlullah (s.a.v.), Şenba ile gerdeğe girince o, güçlük çıkardı. Rasûlullah da onu kendi haline bıraktı. İtaatini bekledi. Oğlu İbrahim aniden vefat edince Şenba: «Eğer peygamber olsaydı oğlu Ölmezdi.» dedi. Bunun üzerine Rasûlullah onu boşadı, ona mehir verdi ve bu kadın da başkasına haram oldu.»

Hz. Aişe dedi ki: Rasûlullah'm yanında bir arada bulunan zevceleri şunlardır: Aişe, Şevde, Hafsa, Ümmü Seleme, Ümmü Habibe, Zeyneb binti Cahş, Zeyneb binti Hüzeyme, Cüveyriye, Safîye, Mey-mune ve Ümmü Şerik.

Ben derim ki: Sahih-i Buharî'de Enes'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: «Rasûlullah (s.a.v.), kadınlarını dolaşırdı. Onlar onbir kadın idiler.»

Meşhur görüşe göre Rasûlullah (s.a.v.) -ileride de açıklanacağı gibi- Ümmü Şerik ile gerdeğe girmemiştir. Ama Enes'in onbir kadın demesi ile kastedilen; mezkur dokuz kadın ve Mariye ile Reyhane'den ibaret olan iki cariyedir.

Hafız İbn Asakir'in rivayetine göre Peygamber (s.a.v.), bisetten önce Hatice binti Hüveylid b. Esed b. Abdiluzza b. Kusay ile evlenmişti. Onu babası, Rasûlullah'a bisetten önce zevce olarak nikahlamıştı.

Bir rivayete göre Zührî şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), Hatice ile evlenirken yirnıibir yaşında îdi. Yirmibeş yaşında olduğunu söyleyenler de olmuştur. Ka'be bina edildiği zamanda evlenmişlerdi.

Vakidî de böyle bir rivayette bulunmuş ve rivayetine şunu da eklemiştir: «Evlenirken Hz. Hatice kırkbeş yaşında idi.» Diğer ilim ehli demişler ki: O esnada Rasûlullah (s.a.v.), otuz yaşında idi. Hakim b. Hizam ise, Hatice ile evlendiği zaman Rasûlullah (s.a.v.)'ın yirmibeş yaşında, Hatice'nin ise kırk yaşında olduğunu ifade etmiştir.

İbn Abbas'tan gelen bir rivayete göre o esnada Hatice, yirmisekiz yaşında imiş. Bu iki rivayeti de İbn Asakir nakletmiştir.

îbn Cerir dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), otuzyedi yaşında iken oğlu

Kasım dünyaya geldi ve onun adı ile künyelendi. Ayrıca Tayyib ve Tahir adındaki oğulları da doğmuştu. Kızları ise Zeynep, Rukiye, Ümmü Külsüm ve Fatıma idi.

Ben derim ki: Hz. Hatice, Rasûlullah'm İbrahim dışındaki bütün çocuklarının anasıdır. İbrahim ise, ileride de açıklanacağı gibi Mariye'nin çocuğudur.

İbn Cerir, daha sonra Rasûlullah (s.a.v.)'ın kızlarının tamamım zikretmiş ve onlarla evlenen erkeklerin adlarını da vermiştir.

Özet olarak deriz ki: Zeynep, As b. Rebi b. Abdiluzza b. Abdişems b. Abdi Menaf ile evlenmiştir. As, Hatice'nin kız kardeşinin oğludur. Anasının adı Hale binti Hüveylid'dir. Zeynep ile As'm bu evlilikten Ali adında bir erkek çocukları ve Umame adında bir kız çocukları dünyaya gelmiştir. Hz. Fatıma'nm vefatından sonra Ali b. Ebi Talib, Zeyneb'in kızı ile evlenmişti. Hz. Ali, Zeyneb'in kızı ile evli iken vefat etmişti. Bundan sonra Zeyneb'in kızı, Muğire b. Nevfel b. Haris b. Ab-dülmuttalib ile evlenmişti.

Rukiye'ye gelince Osman b. Affan, onunla evlenmiş ve bu evlilikten Abdullah adında bir çocukları dünyaya gelmişti. Osman, oğlu Abdullah'ın adıyla künyelenmiş ti. Sonra oğlu Amr'm adıyla künyeîen-mişti. Rasûlullah (s.a.v), Bedir'de iken Rukiye vefat etmişti. Zeyd b. Harise, Bedir zaferinin müjdesini getirdiği zaman Rukiye'nin mezarını toprakla örttüklerini görmüştü. Osman, hasta bakıcılığını yapmak için Rukiye'nin yanında kalmıştı. Ama yine de Rasûlullah (s.a.v.), onun ganimet payını ayırıp vermişti. Sonra Osman'ı, Zeyneb'in kız kardeşi Ümmü Külsüm'le evlendirmişti. Bu sebeple Osman'a iki nur sahibi anlamına gelen "Zinnureyn" denilmiştir. Ümmü Külsüm de Rasûlullah hayatta iken Osman'ın zevcesi olarak vefat etmişti.

Fatıma'ya gelince, onunla Rasûlullah (s.a.v.)'m amcası oğlu Ali b. Ebi Talib b. Abdülmuttalib evlenmişti. Daha önce de anlattığımız gibi Bedir gazvesinden sonra Ali onunla gerdeğe girmişti. Fatıma, ona Hasan adında bir çocuk doğurmuş ve Hz. Ali, Hasan'm adı ile künye-lenmişti. Ayrıca Hüseyin adında bir çocuk doğurmuştu ki, bu Irak diyarında şehid edilmişti.

Ben derim ki: Hz. Fatıma, Muhsin, Zeyneb, Ümmü Külsüm adında çocuklar da doğurmuştu. Hz. Fatıma ile Hz. Ali'nin kızı Zeyneb, amcası oğlu Abdullah b. Cafer'le evlenmişti. Bu evlilikten Ali ile Avn adındaki çocukları dünyaya gelmişti. Zeyneb, kocası Abdullah t\. Cafer'in nikahında ve yanında iken vefat etmişti. Ümmü Külsüm'e gelince emirü'1-mü'minin Hattab oğlu Ömer onunle evlenmişti. Bu evlilikten Zeyd adında bir çocukları dünyaya gelmişti. Ancak Hz. Ömer vefat edince Ümmü Külsüm dul kalmıştı. Sonra Ümmü Külsüm, amcası oğlu Avn b. Cafer'le evlenmiş, Avn vefat ettikten sonra onun kardeşi Muhammed ile evlenmiş, Muhammed vefat edince onun kardeşi Abdullah b. Cafer'le evlenmişti. Ümmü Külsüm, Abdullah b. Cafer'in nikahında ve yanında iken vefat etmişti.

Zührî dedi ki: Hatice binti Hüveylid, Rasûlullah (s.a.v.)'den önce iki erkekle evlenmişti. İlk kocası Atik b. Aiz b.,Mahzura idi. Bu evlilikten Ümmü Muhammed b. Sayfî adında bir kızları doğmuştu. Hatice'nin ikinci kocası Ebu Hale et-Teymî idi. Bu evlilikten de Hind b. Hind adında bir çocukları doğmuştu.

İbn İshak, Hz. Hatice'nin kocalarının adlarını şöyle zikretmiştir: Aiz'in ölümünden sonra Ebu Hale en-Nebbaş b. Zürare, Hatice ile evlendi. Ebu Hale, Beni Amr b. Temim kabilesindendi. Abdu'd-Dar oğullarının müttefiki idi. Bu evlilikten biri erkek, biri kız olmak üzere iki çocukları doğdu. Sonra Ebu Hale öldü. Ondan sonra Rasûlullah (s.a.v.), Hatice ile evlendi- Bu evlilikten dört kızları, sonra da Kasım, Tayyib ve Tahir adında üç oğulları dünyaya geldi. Ancak bu oğullarının üçü de daha süt emmekte iken Öldüler.

Ben derim ki: Rasûlullah (s.a.v.), Hatice'nin sağlığında başka bir kadınla evlenmedi.

Zührî dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), Hatice'den sonra Ebu Bekir Abdullah b. Ebi Kuhafe Osman b. Amir b. Amr b. Ka'b b. Sa'd b. Teym b. Mürre b. Ka'b b. Lüey b. Galip b. Fihr b. Malik b. Nadir b. Kinane'nin kızı Aişe ile evlendi. O, Aişe'den başka bakire bir kadınla evlenmedi.

Rasûlullah'm, Aişe'den çocuğu olmadı. Denildi ki: Aişe, bir düşük yaptı. Rasûlullah, o düşüğe Abdullah adını verdi. Bu sebeple Hz. Ai-şe'ye, Ümmü Abdillah künyesi takılmıştır. Kız kardeşi Esma ile Zü-beyr b. Avvam'm evliliğinden doğan Abdullah'ın adı ile künyelenmiş olduğunu söyleyenler de vardır.

Rasûlullah (s.a.v.)'m, Aişe'den önce Şevde ile evlendiği söylenmiştir. İbn İshak ile diğerleri böyle demişlerdir. Nitekim bu konudaki ihtilafı daha önceki sayfalarda naklettik. Doğrusunu Allah bilir. Hicretten önce Peygamber (s.a.v.)'in bu iki kadınla ne şekilde evlenmiş olduğunu anlattık. Hz. Aişe ile gerdeğe girişi, hicret sonrasına ertelenmiştir.

Zührî dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), Ömer b. Hattab'm kızı Hafsa ile evlendi. Daha önce Hafsa, Hüneys b. Huzafe b. Kays b. Adiyy b. Hu-zafe b. Sehm b. Amr b. Hüseys b. Ka'b b. Lüeyy'in nikahında idi. Hü-. neys, Hafsa ile evli iken mü'min bir kişi olarak vefat etti,

Rasûlullah (s.a.v.), Ümmü Seleme Hind binti Ebi Ümeyye b. Mu-ğire b. Abdullah b. Ömer b. Mahzum'la evlendi. Ümmü Seleme, Rasû-lullah'tan önce amcası oğlu Ebu Seleme Abdullah b. Abdil Esed b. Hilal b. Abdullah b. Ömer b. Mahzum'un nikahında olup onunla evli idi.

Rasûlullah (s.a.v.), Şevde binti Zem'a b. Kays b. Abdişems b. Abdi Vudd b. Nasr b. Malik b. Hisl b. Amir b. Lüeyy ile evlendi. Şevde, daha önce Süheyl b. Amr b. Abdi Şems'in kardeşi Sekran b. Amr ile evli idi. Bu ikisi, Habeş diyarından dönüp Mekke'ye geldikten sonra Sekran, Müslüman olarak vefat etti.

Rasûlullah (s.a.v.), Ümmü Habibe Remle binti Ebi Süfyan b. Harb b. Ümeyye b. Abdişems b. Abdi Menaf b. Kusay ile evlendi. Ümmü Habibe, daha önce Ubeydullah b. Cahş b. Riab ile evli idi. Ubey-dullah, Beni Esed b. Hüzeyme kabilesindendi. Habeşistan'da Hristi-yan olarak öldü. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), Ümmü Habibe'ye kendisi namına evlenme teklifinde bulunması için Amr b. Ümeyye ed-Damrî'yi Habeşistan'a gönderdi. Amr da Rasûlullah için Ümmü Habibe'yi istedi. Osman b. Affan da Ümmü Habibe'yi Rasûlullah'la evlendirdi.

Zührî böyle demiştir, ama doğrusu, Ümmü Habibe'yi Rasûlullah la evlendiren kişi, Osman b. Ebu'lAs'tır. Mehrini de 400 dinar olarak Necaşi vermiştir. Mehrini verdikten sonra Necaşi, Ümmü Habibe'yle birlikte Şurahbil b. Hasene'yi göndermişti. Bunu daha Önce tafsilatlı bir şekilde anlattık. Hamd Allah'adır.

Rasûlullah (s.a.v.), Zeyneb binti Cahş b. Riab b. Esed b. Hüzeyme ile evlendi. Zeyneb'in anası, Ümeyme binti Abdülmuttalib'tir. Ümey-me, Rasûlullah (s.a.v.)'m halası idi. Zeyneb, daha önce Zeyd b. Hari-se'nin nikahında idi. Zeyd, Rasûlullah (s.a.v.)'m azadlısı idi. Rasûlullah'm vefatından sonra vefat edip Rasûlullah'a kavuşan ilk zevcesi idi. Vefat ettiği zaman kendisi için naaş yapılan ilk kadın Zeynep oldu. Bu naaşı, Esma binti Umeys yapmıştı. Naaşm yapılışını, Habeşistan'da görüp öğrenmişti.

Rasûlullah (s.a.v.), Beni Abdi Menaf b. Hilal b. Amir b. Sasaa kabilesinden Zeyneb binti Hüzeyme ile evlendi. Ona düşkünlerin anası anlamına gelen "Ümmü'l-Mesakin" denirdi. Daha önce Abdullah b. Cahş b. Riab'm nikahında idi. Abdullah, Uhud savaşında öldürülmüştü. Zeyneb, Rasûlullah (s.a.v.)'m yanında âz bir süre kaldıktan sonra vefat etti. Allah ondan razı olsun.

Yunus, Muhammed b. İshak'm şöyle dediğini rivayet eder:

Zeyneb, Rasûlullah (s.a.v.)'la evlenmeden önce Hüseyn b. Haris b. Abdülmuttalib b. Abdi Menafin ya da kardeşi Tufeyl b. Haris'in nikahında idi. Zührî dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), Meymune binti Haris b. Hazm b. Büceyr b. Hüzem b. Ruebe b. Abdillah b. Hilal b. Amir b. Sasaa ile evlendi. Bu kadın, kendini Rasûlullah'a hibe etmişti.

Ben derim ki: Doğrusu şudur ki, Rasûlullah (s.a.v.), bizzat bununla evlenme talebinde bulunmuştu. Aralarında elçilik görevini yapan da Rasûlullah'm azadlısı Ebu Rafi idi. Nitekim Umretü'1-Kaza bahsinde bunu genişçe ani atmışız dır.

Zührî dedi ki: Meymune, Rasûlullah'tan önce ilki İbn Abdi Yaleyl olmak üzere iki erkekle evlenmiştir.

Bir rivayetinde Seyf b. Amr dedi ki: Rasûluîlah'la evlenmeden Önce Meymune, Umeyr b. Amr'm nikahında idi. Umeyr, Beni Akde b. Sakif b. Amr es-Sakafî kabilesindendir. Vefat edip Meymune'yi dul bırakmıştı. Kendisinden sonra Meymune ile Ebu Ruhm b. Abdi'1-Uz-za b. Ebu Kays b. Abdud b. Nasr b. Malik b. Hisl b. Amir b. Lüey evlenmişti.

Müreysi gazvesinde Rasûlullah (s.a.v.), Cüveyriye binti Haris b. Ebi Dırar b. Haris b. Amir b. Malik b. Mustalik el-Huzaî'yi esir almıştı. Azad edip kendisiyle evlenmişti. Denilir ki: Babası Huzaa meliki Haris gelip Müslüman olmuştu. Sonra Rasûlullah, kızı Cüveyriye'yi ondan istemiş ve evlenmişti. Cüveyriye, daha önce amcası oğlu Saf-van b. Ebi's-Süfr ile evli idi.

Katade dedi ki: Said b. Müseyyeb, Sabi, Muhammed b. İshak ve diğerleri şöyle dediler: Huzaa kabilesinin bu batnı, Rasûlullah'a karşı Ebu Süfyan'm müttefiği idi. Bu sebeple Hassan şöyle demişti:

«Size göre Haris b. Ebi Dinar'ın ittifakı ile Kurayza'nm ittifakı aynıdır.»

Seyf b. Ömer, Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Cüveyriye, Rasûlullah'tan önce amcası oğlu Malik b. Safvan b. Tevleb Zi's-Sükr b. Ebi's-Serh b. Malik b. Mustalik ile evli idi.»

Katade dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), Hayber gününde Beni Nadir kabilesinden Safiyye binti Hüyey b. Ahtab'ı esir aldı. Hayber gazvesinden önce Safiyye, Kinane b. Ebu'l-Hukayk ile yeni evli idi. Seyf b. Amr, bir rivayetinde, Safiyye'nin Kinane'den önce Sellam b. Mişkem ile evli olduğunu iddia etmiştir. Doğrusunu Allah bilir.

Zührî dedi ki: Böylece Rasûlullah (s.a.v.)'m onbir kadınla gerdeğe girmiş olduğunu anlatmış bulunuyoruz.

Halifeliği zamanında Ömer b. Hattab, Peygamber (s.a.v.)'in zevcelerinden her birine 12.000 dirhem maaş bağlamıştır. Cüveyriye ile Safîyye'ye -cariyelikleri yüzünden- 6000'er dirhem maaş bağlamıştır.

Zührî dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), onları tesettüre tabi tutup kendilerine diğer zevceleri gibi gece sırası ayırdı.

Peygamber (s.a.v.)'in bu kadınlardan herbiri ile evlenişini daha önce uzun uzadrya anlatmış bulunuyoruz. Allah onlardan razı olsun.

Zührî dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), Beni Bekir b. Kilab kabilesinden Aliye binti Zebyan b. Amr ile evlendi. Gerdeğe girdikten sonra onu boşadı.

Beyhakî dedi ki: Benim kitabımda da böyle yazılıdır. Başkasının rivayetinde ise şöyle denmiştir: Rasûlullah gerdeğe girmeden onu boşadı.

Muhammed b. Sa'd, Hişam b. Muhammed b. Saib el-Kelbî'nin söyle dediğini rivayet etmiştir:

«Beni Ebibekir b. Kilab kabilesinden bir adam bana anlattı ki; Rasûlullah (s.a.v.), Aliye b. Zebyan b. Amr b. Avf b. Ka'b b. Abd b. Ebibekir b. Kilab ile evlendi. Bu kadın, bir müddet Rasûlullah'm yanında kaldı. Sonra Rasûlullah onu boşadı.»

Yakup b. Süfyan, Haccac b. Ebi Munay kanalı ile Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet eder:

«Rasûlullah (s.a.v.)'ın bu kadınla evlenmesine delalet eden kişi, Dahhak b. Süfyan el-Kilabî idi. Dahhak'm, Rasûlullah'a o kadınla evlenmesini teklif ettiğini ben perde arkasından dinliyordum. Rasûlullah'a şöyle demişti: Ya Rasûlallah, Unımü Şebib'in kız kardeşiyle veya Dahhak'm karısı Ümmü Şebib ile evlenmez misin?»

Zührî de böyle bir rivayette bulunarak şöyle demiştir: «Rasûlullah (s.a.v.), Beni Amr b. Kilab kabilesinden bir kadınla evlendi. Ancak kadının vücudunda alacalık olduğu kendisine haber verilince Rasûlullah, gerdeğe girmeden onu boşadı.»

Ben derim ki: Bu rivayetten açıkça anlaşılan şudur ki: Rasûlul-lah'm boşadığı kadın, bundan önceki kadındır. Doğrusunu Allah bilir.

Zührî dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), Beni Fezare kabilesinin müttefiki olan Kinde kabilesinden Beni Cenin'in kız kardeşi ile evlendi. Ancak kadın, Rasûlullah'tan Allah'a sığınınca Rasûlullah ona: «Sen büyüğe sığındın, öyleyse ailenin yanma git.» dedi ve onu gerdeğe girmeden boşadı.

Zührî dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.)'m Mariye adındaki bir cariyesi vardı. Mariye, ona İbrahim adında bir çocuk doğurdu. İbrahim, beşiği dolduracak duruma gelmiş iken vefat etti. Rasûlullah'm Reyhane binti Şem'un adında Hunafeli Ehl-i Kitab bir cariyesi vardı. Bunlar, Beni Kurayza kabilesinin bir batınından idiler. Rasûlullah (s.a.v.), onu a-zad etti. Onun örtünmüş olduğunu iddia ederler.

Hafiz İbn Asakir, Ali b. Mücahidin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), Havle binti Hüzeyl b. Hubeyre et-Tağlibî ile evlendi. Havle'nin annesi, Harnak binti Halife idi. Hamak, Dıhye b. Halife'nin kız kardeşi idi. Ancak bu kadın, Rasûlullah'm yanma gel-, mek için Şam'dan yola çıktı. Yolda iken vefat etti. Bunun üzerine Rasûlullah, bu kadının teyzesi Şaraf binti Fudale b. Halife ile evlendi. Bu da Rasûlullah'm yanma gelmek için Şam'dan yola çıktı. Fakat yolda iken vefat etti.»

Yunus b. Bükeyr, Muhammed b. İshak'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), Esma binti Ka'b el-Cevniyye ile evlendi. Gerdeğe girmeden onu boşadı. Sonra Beni Vahid kabilesinin Beni Kilab batnmdan Amre binti Zeyd adındaki kadınla evlendi. Bu kadın, Rasûlullah'tan öne Fadl b. Abbas b. Abdülmuttalib ile evli idi. Rasûlullah, bunu da gerdeğe girmeden boşadı.»

Beyhakî dedi ki: Zührî, bu kadınlardan söz etmiş ama adlarını vermemiştir. Ancak İbn İshak, Aliye'den de söz etmemiştir. Beyhakî, Şa'bi'nin şöyle dediğini rivayet eder: «Bazı kadınlar, kendilerini Rasûlullah (s.a.v.)'a hibe ettiler. Bunların bir kısmı ile gerdeğe girdi. Bir kısmını ise erteledi, vefat edinceye kadar onlara yaklaşmadı. Kendisinden sonra bu kadınlar, başkası ile evlenmediler. Bunlardan biri Ümmü Şerik adındaki kadındı. Bu hususta yüce Allah, şu ayeti inzal buyurmuştu:

«Ey Muhammed! Bunlardan istediğini bırakır, istediğini yanına alabilirsin. Sırasını geri bırakmış olduklarından da arzu ettiğini yanı-. na almanda sana bir sorumluluk yoktur.» (ei-Ahzâb, 51.)

Beyhakî, Hişam'ın babası Urve'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Havle binti Hakim, kendilerini Rasûlullah (s.a.v.)'a hibe eden kadınlardandı. Rasûlullah'a, "Senden Allah'a sığınırım." diyen ve Ra-sûlullah'ın da bu söz üzerine kendisini ailesine teslim ettiği karısının adı Ümeyme binti Numan b. Şerahil'dir.»

İmam Ahmed b. Hanbel, Muhammed b. Abdullah ez-Zübeyrî tariki ile Abbas'm babası Sehl'in ve Hamza b. Ebi Üseyd'in şöyle dediklerini rivayet etmiştir:

«Peygamber (s.a.v.) ile ashabı bize uğradılar. Onunla beraber dışarı çıktık. Bir bahçeye vardık. Oraya şavt deniyordu. Ordan da ilerledik. İki bahçenin yanma vardık. Bu iki bahçe arasında oturduk. Rasûlullah (s.a.v.) bize: «Oturun.» dedi, kendisi kalkıp gerdeğe girdi. Yanma Cevniyeli kadın getirilmişti. Onlar, Ümeyme binti Numan b. Şe-rahil'in evinde gerdeğe girdiler. Kadının beraberinde dadısı da vardı. Rasûlullah, gerdeğe girince ona: «Kendini bana hibe et.» dedi. Kadın: «Bir prenses, kendisini sokak adamına hibe eder mi hiç? Senden Allah'a sığınırım.» dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v):

- Büyük bir yere sığındın, dedi. Sonra çıkıp yanımıza geldi ve:

- Ey Ebu Üseyd, buna iki elbise giydir ve ailesine gönder, dedi. Babam Ahmed'ten başkası dedi ki: Beni Cevn kabilesinden olan o

kadının adı Emine idi.»

Buharî, Ebu Nuaym kanalı ile Ebu Üseyd'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.)'la birlikte dışarı çıktık. Şavt bahçesinin yanına vardık. Oradan da biraz ilerleyip iki bahçenin yanına gittik. İkisi arasında oturduk. Rasûlullah bize:

- Burada oturun, dedi. Kendisi gidip gerdeğe girdi. Cevniyeli kadın getirilip Ümeyme binti Numan b. Şerahil'in evine konulmuştu. Beraberinde, bakıcılığını yapan dadısı da vardı. Rasûlullah (s.a.v.), yanma gerdeğe girince ona:

- Kendini bana hibe et, dedi. O da:

-Bir prenses, kendini sokak adamına hibe eder mi hiç? diye karşılık verdi.

Rasûlullah, sakin olması için elini onun vücudunun üzerine koydu. Kadın da:

- Senden Allah'a sığınırım, dedi. Bunun üzerine Rasûlullah:

- Tam sığınılacak yere sığındın, dedi. Sonra çıkıp yanımıza geldi ve:

- Ey Ebu Üseyd, bu kadına beyaz ketenden iki elbise giydir, sonra da ailesine gönder, dedi.»

Buharî, Hüseyin b. Velid tariki ile Sehl b. Sa'd ile Ebu Üseyd'in şöyle dediklerini rivayet etmiştir:

«Peygamber (s.a.v.), Ümeyme binti Şerahil ile evlendi. Bu kadın gerdek için Rasûlullah'm odasına konulduğunda Rasûlullah elini ona açtı. Kadın onun bu tavrını beğenmez gibi oldu. Bunun üzerine Rasûlullah, Ebu Üseyd'e; bu kadının ihtiyacını karşılamasını, ona beyaz iki keten elbise giydirmesini (ve sonra da ailesine göndermesini) emretti.»

Buharî, Evzaî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Zührî'ye şöyle bir soru sordum:

- Peygamber (s.a.v.)'in zevcelerinden hangisi ondan Allah'a sığındı?

Benim bu soruma karşı Zührî şu cevabı verdi:

- Urve, bana Aişe'nin şöyle dediğini haber verdi: Cevn kabilesinin kızı, gerdek odasına konulduğu zaman Rasûlullah'a: «Senden Allah'a sığınırım.» dedi. Bunun üzerine Rasûlullah, ona şu karşılığı verdi:

- Büyük zata sığındın. Haydi aileninin yanma git!»

Beyhakî, şöyle demiştir: İbn Mendeh'in "el-Marife" adlı kitabında gördüm ki, Rasûlullah'tan Allah'a sığınan zevcesinin adı, Ümeyme binti Numan b. Şerahil'dir. Fatıma binti Dahhak olduğu da söylenir. Sahih kavle göre Ümeyme'dir. Doğrusunu Allah bilir.

İddia edildiğine göre Rasûlullah'm Kilabiyeli zevcesinin adı Amre idi. Bu kadının babası, kızının hiç hastalanmadığım söyleyince Rasûlullah (s.a.v.), o kadından yüz çevirdi.

Muhammed b. Sa'd, Muhammed b. Abdullah tariki ile Zührî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«O kadının adı Fatıma binti Dahhak b. Süfyan idi ki, Rasûlullah'tan Allah'a sığındı. Bunun üzerine Rasûlullah da onu boşadı. Bo-

sandıktan sonra yollardan deve pisliği topluyor ve : «Ben bedbaht bir kadınım.» diyordu. Rasûlullah (s.a.v.), hicretin sekizinci senesinin zilkade ayında onunla evlenmişti. Bu kadın, hicretin altmışıncı senesinde vefat etmiştir.»

Yunus, İbn îshak'm şöyle dediğini rivayet eder: Rasûlullah (s.a.v.)'m kendisi ile evlenip de gerdeğe girmediği kadınların adlan şöyledir: Esma binti Ka'b el-Cevniyye ve Amre binti Yezid el-Kilabi-veİbn Abbas ile Katade dediler ki: Burada sözü edilen kadınlardan ilkinin asıl adı Esma binti Numan b. Ebu'l-Cevn'dir. Doğrusunu Allah bilir.

İbn Abbas dedi ki: Bu kadın, Rasûluilah'tan Allah'a sığınınca Rasûlullah öfkelenerek yanından çıktı. Eş'as ona şöyle dedi:

- Ya Rasûlallah, bunun davranışı seni üzmesin. Benim yanımda bundan daha güzel bir kadın vardır. Eş'as böyle dedikten sonra kızkardeşi Katile'yi Rasûlullah'a eş olarak verdi.

Başkaları dediler ki: Bu hadise, hicri dokuzuncu senenin rebiyül-evvel ayında vuku buldu,

Said b. Ebi Arube, Katade'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Rasûlullah (s.a.v.), onbeş kadınla evlendi.» Bu kadınlar arasında Katade, Ümmü Şerik el-Ensâriye en-Neccariye'nin de adını zikretmiştir. Bununla evlenirken Rasûlullah: «Ben Ensârî kadınlarla evlenmek isterim ama onların kıskançlıklarından hoşlanmıyorum.» demiş ve bu kadınla gerdeğe girmemişti.

Rasûlullah (s.a.v.), Beni Haram kabilesinin Beni Süleym batnm-dan Esma binti Salt ile evlendi. Ama gerdeğe girmedi. Hamze binti Haris el-Müzeniye ile de nişanlandı.

Hakim Ebu Abdillah en-Neysaburî, Ebu Ubeyde Mamer b. Mü-senna'nm şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Rasûlullah (s.a.v.), onsekiz kadınla evlendi.» Böyle dedikten sonra Rasûlullah'ın evlendiği kadınlar arasında Katile binti Kays (Eş'as b. Kaysın kız kardeşidir.) adından da bahsetmiştir. Bazıları, Rasûlullah (s.a.v.)'m vefatından iki ay önce bu kadınla evlendiğini iddia etmişlerdir. Diğerleri ise, Rasûlullah'ın hastalık döneminde bu kadınla evlendiğini iddia etmişlerdir. Ancak bu kadın, Rasûlullah'ın yanına gelmemiş, Rasûlullah onu görmemiş ve onunla gerdeğe girmemiştir.

Başkaları iddia ettiler ki, Rasûlullah (s.a.v.), Katile'nin muhayyer olmasını vasiyet etmiştir. Buna göre o dilerse örtünür ve müminlere haram olur, müminlerden herhangi biri onunla evlenemez veya dilerse Rasûlullah'tan başka herhangi bir erkekle evlenebilir. Bu kadın, Rasûlullah'tan sonra başka bir erkekle evlenme hakkını tercih etti.

Bunun üzerine İkrime b. Ebi Cehil, Hadramut şehrinde onunla evlendi. Ebu Bekir, bunu haber alınca: «İsterdim ki, bu ikisini de yakayım.» dedi. Ömer b. Hattab da: «O mü'minlerin annelerinden değildir. Rasûlullah, onunla gerdeğe girmedi ve üzerine Örtü örtülmedi.» dedi.

Ebu Ubeyde dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), o kadın hakkında herhangi bir vasiyette bulunmadı ve o kadın, Rasûlullah'tan sonra irti-dad etti. Bunun üzerine Ömer de onun irtidad etmesini ileri sürerek mü'tninlerin annelerinden olmadığını savundu.

İbn Mendeh'in ifadesine göre irtidad eden kadın, Beni Avf b. Sa'd b. Zibyan kabilesinden Bersa'dır. Hafız İbn Asakir, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Rasûlullah (s.a.v.), Eş'as b. Kays'm kızkardeşi Katile ile evlendi. Rasûlullah, onu muhayyer kılmadan önce vefat etti. Allah da o kadının bağını Rasûlullah'tan kopardı.»

Hammad b. Seleme, Şa'bi'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: «İkrime b. Ebi Cehil, Katile ile evlenince Ebu Bekir, İkrime'nin boynunu vurmak istedi. Ömer b. Hattab ona karşı çıkarak şöyle dedi:

- Rasûlullah (s.a.v.), onunla gerdeğe girmedi. Ve o kadın, kardeşiyle birlikte irtidad etti. Böylece Allah'tan ve Rasûlünden alakasını kesmiş, uzaklaşmış oldu.

Ömer, bu fikri savundu. Nihayet Ebu Bekir, İkrime'yi öldürmekten vazgeçti.»

Hakim dedi ki: Ebu Ubeyde, Rasûlullah'ın zevcelerinin sayısına Fatıma binti Şurayh ile Sebe binti Esma b. Salt es-Sülemiye'yi de ekledi.

İbn Asakir dedi ki: Sebeİn asıl şeceresi şöyledir: Sebe binti Salt b. Habab b. Harise b.Hilal b. Haram b. Simak b. Avf es-Sülemî.

İbn Sa'd, İbn Ömer'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlulîah (s.a.v.)'ın zevceleri arasında Sebe binti Süfyan b. Avf b. Ka'b b. Ebibekir b. Kilab da vardı.

İbn Ömer dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), Beni Amir kabilesinden Amre binti Yezid b. Ubeyd b. Kilab adındaki kadını kendisi namına zevce olarak istemesi için Ebu Üseyd'i gönderdi. Nihayet Rasûlullah, onunla evlendi. Ama onun vücudunda alacalık bulunduğu haberini alınca onu boşadı.» Muhammed b. Sa'd, Vakidı'den şöyle bir rivayette bulunmuştur:

«Ebu Maşer bana dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), Müleyke binti Ka'b ile evlendi. O kadının çok güzel ve alımlı olduğu söylenirdi. Aişe, kadının yanma gidince şöyle dedi:

- Babanın katili ile evlenmekten utanmıyor musun?

Bunun üzerine kadın, Rasûlullah'tan Allah'a sığındı ve Rasûlullah da bu yüzden onu boşadı.

Kavmi gelip dediler ki:

- Ya Rasûlallah, bu kadın yaşça küçüktür. Hiçbir görüş ve fikri yoktur. Bu bir oyuna geldi, aldatıldı. Sen yine bununla evlen. '

Rasûlullah onların bu isteğini kabul etmedi. Bunun üzerine onlar da bu kadını Beni Özre kabilesinden bir yakını ile evlendirmek için Rasûlullah'tan izin istediler. Rasûlullah, onlara bu izni verdi.

Ravi diyor ki: O kadının babasını Mekke fethi gününde Halid b. Velid öldürdü.»

Vakidî, Ata b. Yezid'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Rasûlullah, hicretin sekizinci yılı ramazan ayında bu kadınla gerdeğe girdi ve bu kadın, Rasûlullah'ın yanında iken vefat etti.»

Vakidî dedi ki: Bizim arkadaşlarımız bunu kabul etmemektedirler.

Hafız Ebu Kasım İbn Asakir, Ebu'1-Feth Yusuf b. Abdülvahid el-Mahani kanalı ile İbn Şihab ezZührî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), Mekke'de Hatice binti Hüveylid b. Esed ile evlendi. Bu kadın, daha önce Atik b. Aiz el-Mahzumî'nin nikahında idi. Rasûlullah, Mekke'de daha sonra Aişe binti Ebi Bekir'le evlendi. Sonra Medine'de Hafsa binti Ömer'le evlendi. Bu kadın daha önce Hüneys b. Huzafe esSehmî'nin nikahında idi. Rasûlullah, daha sonra Şevde binti Zem'a ile evlendi. Bu kadın, daha önce Beni Amir b. Lü-eyy'in kardeşi Sekran b. Amir ile evli idi. Rasûlullah, sonra Ümmü Habibe binti Ebi Süfyan'la evlendi. Bu kadın, daha önce Ubeydullah b. Cahş el-Esedî ile evliydi. Ubeydullah, Beni Hüzeyme kabilesinden-di. Rasûlullah, daha sonra Ümmü Seleme binti Ebi Ümeyye ile evlendi. Bu kadının asıl adı Hind idi. Rasûlullah'tan önce Ebu Seleme Abdullah b. Abdil-Esed b. Abdi'1Uzza ile evli idi. Rasûlullah, daha sonra Zeyneb binti Hüzeyme el-Hilaliye ile evlendi. Aliye binti Zebyan'la da evlendi. Aliye, Beni Bekir b. Amr b. Kilab kabilesindendi. Rasûlullah, Kinde kabilesinden Cevn oğulları batmndan bir kadınla evlendi. Müreysi gazvesinde Menat putunu yıktığı zaman Cüveyriye'yi esir aldı. Cüveyriye, Haris b. Ebi Dırar'm kızıdır. Bu, Müstalik oğulları batnmdandı. Müstalik oğulları batnı, Huzaa kabilesine bağlı idi.

Rasûlullah (s.a.v.), Beni Nadir kabilesinden Safîye binti Hüyey b. Ahtab'ı esir aldı. Allah, bu son iki kadım, Rasûlüne ganimet olarak vermişti. Rasûlullah, Mariyetü'l-Kiptiye'yi de cariye olarak almıştı. Bu kadın, ona İbrahim adında bir erkek çocuk doğurdu. Rasûlullah'a verilen cariyelerden biri de Reyhane idi. Bu kadın, Beni Kurayza kabilesindendi. Daha sonra Rasûlullah, bunu azad etmiş, bu kadın kendi ailesinin yanma gidip Örtünmüştü. Ailesinin yanında kalmıştı.

Rasûlullah (s.a.v.), Aliye binti Zebyan'ı boşadı. Beni Amr b. Kilab'm kız kardeşinden ayrıldı. Kinde kabilesinden Beni Cevnli kadından da ayrıldı. Vücudunda aîacalık olduğundan bu kadından ayrılmıştı. Zeyneb binti Hüzeyme el-Hilaliye, Rasûlullah'ın sağlığında vefat etmişti. Bize ulaşan habere göre Aliye binti Zebyan, peygamber zevcelerinin mü'min erkeklere haram kılınmasından önce boşanmış ve kendi kavminden amcası oğlu ile evlenmişti. Rasûlullah, Medine'de Şevde ile evlendi. Sahih olan kavle göre Rasûlullah, Şevde ile Mekke'de evlenmiştir.

Yunus b. Bükeyr, Muhammed b. İshak'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Hatice binti Hüveylid, Rasûlullah (s.a.v.)'m hicretinden üç sene önce vefat etti. Onun vefatına kadar Rasûlullah, başka bir kadınla evlenmedi. Hatice ile Ebu Talib, aynı senede vefat etmişlerdi. Hatice'den sonra Rasûlullah Şevde binti Zem'a ile evlendi. Sevde'den sonra Ebu Bekir'in kızı Aişe ile evlendi. Aişe'den başka bakire bir kadınla evlenmiş değildi. Aişe, çocuk doğurmadı. Bu, Rasûlullah'ın vefatına kadar böyle devam etti. Rasûlullah (s.a.v.), Aişe'den sonra Hafsa binti Ömer'le evlendi. Hafsa'dan sonra Zeyneb binti Hüzeyme el-Hilaliye ile evlendi. Bu kadının künyesi, "Ümmü'1-Mesakin" idi. Yani düşkünlerin annesi idi. Bundan sonra Ümmü Habibe binti Ebi Süfyan'la evlendi. Ümmü Habibe'den sonra Ümmü Seleme Hind binti Ebi Ümeyye ile evlendi. Ümmü Seleme'den sonra Zeyneb binti Cahş'la, ondan sonra da Cüveyriye binti Haris b. Ebi Dırar'la evlendi. Rasûlullah (s.a.v.), Cüveyriye'den sonra Safiye binti Huyey b. Ahtab'la, ondan sonra da Meymune binti Haris el-Hilaliye ile evlendi.»

Bu sıralama, Zührî'ninkinden daha güzel ve doğruya daha yakındır. Doğrusunu Allah bilir.

Yunus b. Bükeyr, Ebu Yahya kanalı ile Sehl b. Zeyd el-Ensârî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), Beni Gifar kabilesinden bir kadınla evlendi. Onunla gerdeğe girdi. Elbisesini çıkarıp soyunmasını emretti. Kadın soyununca vücudunda memelerinin yanında alacalık gördü. Rasûlullah ondan ayrıldı ve kendisine: "Elbiseni al ve giyin." dedi. Sabah olunca: "Ailenin yanma git." dedi ve mehrini tam olarak verdi.»

Ben derim ki: Rasûlullah (s.a.v.)'m evlenip de kendisiyle gerdeğe girmediği kadınlardan biri de Ümmü Şerik el-Ezdiye'dir.

Vakidî dedi ki: Doğru olan rivayete göre o kadın, Devs kabilesin-dendir. Ensârî olduğu da söylenmiştir. Amiriyeli olduğunu ve admm da Havle binti Hakim es-Sülemî olduğunu söyleyenler de olmuştur.

Vakidî dedi ki: O kadının adı, Gaziyye binti Cabir b. Hakim'dir.

Muhammed b. İshak, Ali b. Hüseyin'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.)'ın evlendiği kadınların toplamı onbeştir. Üm-mü Şerik el-Ensâriye de onlardandır ve bu kadın kendini Rasûlullah (s.a.v.)'a hibe etmiştir.»

Said b. Ebi Arube, Katade'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), Beni Neccar kabilesinden Ümmü Şerik el-Ensâriye ile evlendi ve: «Ensâr kadınlarıyla evlenmek isterim ama onların kıskançlıklarından hoşlanmıyorum.» dedi ve onunla gerdeğe girmedi.»

İbn îshak, Muhammed'in babası Ali'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), Leyla binti Hatim el-Ensâriye ile evlendi. Bu kadın kıskanç biriydi. Rasûlullah'tan kendisine bir zarar geleceğinden korktu, boşanmak istedi. Rasûlullah da onu boşadı.»