El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Rasûlullah (s.a.v.)'in Cariyeleri

Rasûlullah (s.a.v.)'m iki cariyesi vardı. Bunlardan biri Mariye binti Şem'un el-Kıbtiye idi. Bunu ona İskenderiye sahibi (valisi) Cü-reyc b. Mina hediye itmişti. Bununla birlikte Mariye'nin kız kardeşi Sirin'i de hediye …

Rasûlullah (s.a.v.)'m iki cariyesi vardı. Bunlardan biri Mariye binti Şem'un el-Kıbtiye idi. Bunu ona İskenderiye sahibi (valisi) Cü-reyc b. Mina hediye itmişti. Bununla birlikte Mariye'nin kız kardeşi Sirin'i de hediye etmişti. Ebu Nuaym'm anlattığına göre Cüreyc, Mariye ile birlikte dört cariyeyi daha Rasûlullah'a hediye etmiştir. Doğrusunu Allah bilir.

İskenderiye sahibi Cüreyc, Mariye ile birlikte Me'bir adında iğdiş edilmiş bir köle ile Düldül adındaki bir katırı da hediye etmişti. Rasûlullah, onun hediyesini kabul etmiş, Mariye'yi kendine ayırmıştı. Mariye, Mısır'ın Ensina bölgesine bağlı Hafen köyündendi. Emirliği zamanında Muaviye b. Ebu Süfyan, bu belde ahalisini haraç Ödemekten affetmişti. Bunu da onlara bir ikram olsun diye yapmıştı. Çünkü Mariye, Rasûlullah'tan İbrahim adında bir çocuk doğurmuştu.

Dediler ki: Mariye, beyaz tenli güzel bir kadındı. Rasûlullah, onu beğenip sevmiş ve kendi payına ayırmıştı. Özellikle oğlu İbrahim'i doğurduktan sonra daha çok sevmişti. Mariye'nin kız kardeşi Sirin'i ise Rasûlullah, Hassan b. Sabit'e hediye etmişti. Şirin, Hassan b. Sabit'e Abdurrahman adında bir erkek çocuk doğurmuştu.

İğdiş edilmiş köle Me'bur'a gelince o, izin almaksızın Mariye ile Sirin'in yanına girip çıkardı. Mısır'daki âdetini devam ettirirdi. Bazı kimseler bu konuda ileri geri konuştular. Onun iğdiş edilmiş olduğunu bilmiyorlardı. Nihayet onun durumu açığa çıktı. Nitekim bunu in-şaallah yakında açıklayacağız.

İskenderiye valisi Cüreyc'in hediye ettiği katıra gelince, Rasûlullah ona biniyordu. Doğrusu şu ki; Rasûlullah, Hüneyn gününde o katıra binmişti. Bu katır, Rasûlullah'tan sonrada yaşamış, ömrü uzun dürmüştü. Öyle ki, emirliği zamanında Ali b. Ebi Talib'in yanında kalmıştı. Ali b. EBi Talib vefat edince bu katır, Abdullah b. Cafer b. • Ebi Talib'in eline geçti. Hayvancağız çok yaşlanmıştı. Öyle ki, yiyebilmesi için ona arpayı öğütüp yem olarak veriyorlardı.

Ebu Bekir b. Hüzeyme, Muhammed b. Ziyad b. Ubeydullah kanalı ile Büreyde b. Husayb'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Kıptilerin emiri, Rasûlullah'a iki kız kardeş olan cariyeleri hediye etti. Bunlarla birlikte bir katır da verdi. Rasûlullah, Medine'de o katıra biniyordu. Cariyelerden birini kendine alıkoydu. Bu cariye, Rasûlullah'a İbrahim adındaki oğlunu doğurdu. Rasûlullah, diğer cariyeyi ise başkasına hibe etti.»

Vakidî, Abdullah b. Abdurrahman b. Ebi Sa'saa'mn şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), MariyetüT-Kiptiye'yi çok beğenirdi. Bu kadın,kıvırcık saçlı, beyaz tenli ve çok güzel idi. Bu iki kız kardeşi, Ümmü Süleym binti Milhan'm evine yerleştirdi. Rasûlullah yanlarına gitti. İkisi de orada Müslüman oldular. Mariye'yi kendine cariye olarak ayırdı. Onunla cinsel ilişkide bulundu. Onu, Beni Nadir mallarından olan Aliye'deki malının başına koydu. Yazları orada idi. Hurma toplama mevsiminde de orada bulunuyordu. Rasûlullah, orada onun yanına giderdi. Dindarlığı sağlam bir kadındı. Onun kız kardeşi Sirin'i ise Hassan b. Sabit'e hibe etti. Hassan b. Sabit'in yatağına giren Şirin, ona Abdurrahman adında bir erkek çocuk doğurdu.

Mariye, Rasûlullah'a bir erkek çocuk doğurdu. Rasûlullah, ona İbrahim adını verdi. Doğumunun yedinci günü akika kurbanı olarak ona bir koyun kesti. Saçını tıraş etti. Saçının ağırlığınca gümüşü düşkünlere sadaka olarak verdi. Saçının yere gömülmesini emretti. Ona, İbrahim adını verdi. Ebesi, Rasûlullah'm azadlısı Selma idi. Selma, İbrahim doğar doğmaz kocası Ebu Ran'in yanma gitti ve Mariye'nin bir erkek çocuk doğurduğu haberini verdi. Ebu Rafi de Rasûlullah'a gelip müjdeyi verdi. Rasûlullah, ona bir gerdanlık bağışladı. Diğer kadınları bu durumu kıskandılar. Mariye'den bir oğlunun dünyaya gelmesi diğer kadınların çok ağrına gitti.»

Hafız Ebu'l-Hasan ed-Darekutnî, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

Mariye, doğum yapınca Rasûlullah (s.a.v.): «Oğlunun dünyaya

gelmesi, onu azad etti»

Bu mesele için, yani ümmü veled cariyelerin satışı konusunda başlı başına bir eser tasnif ettik. O eserde özetle sekiz kavle raci olan âlimlerin kavillerini naklederek her kavlin dayanağını da anlattık. Hamd ve minnet Allah'adır.

Yunus b. Bükeyr, Muhammed b. İshak kanalı ile Ali b. Ebi Talib'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: «İbrahim'in annesi Mariye'nin yanma ziyarete sık sık gelen amcası oğlu hakkında epey dedikodu yapıldı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) bana şu buyruğu verdi:

- Şu kılıcı al ve git. Eğer onu orada (Mariye'nin yanında) bulursan öldür.

Dedim ki:

- Ya Rasûlallah! Senin emrinde olurum. Sen beni gönderdiğin zaman kızdırılmış sikke gibi olurum. Hiçbir şey beni engellemez. Nihayet bana emrettiğin şeyi yerine getiririm. Gözüyle gören kişi, gaibte bulunan kimsenin göremediğini görür mü?

Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:

- Evet, gözüyle gören kişi gaibtekinin görmediğini görür.

: Ben de kılıcımı çekip gittim. Adamı Mariye'nin yanında gördüm.

Kılıcımı çektim. Beni görünce onu öldürmek istediğimi anladı. Bir hurma ağacına yönelip gitti. Ağaca çıktı. Sonra tepesi üzerine kendini yere bıraktı. Sonra ayakları havaya dikildi. İğdiş edilmiş olduğunu gördüm. Erkeklerdeki şeyden onda ne az ne çok hiçbir şey görmedim. Sonra Rasûlullah (s.a.v.)'m yanma gidip durumu anlattım. O da şöyle dedi:

- Ehl-i Beyt'in dedikodusunu bizden uzaklaştıran Allah'a hamd - olsun.»

Taberanî, Enes'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Mariye, İbrahim'i doğurunca Rasûlullah (s.a.v.), ondan şüphelenir gibi oldu. Nihayet Cebrail (a.s.) inip yanma geldi ve ona:

- Selam sana ey İbrahim'in babası! dedi.»

Ebu Nuaym, Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Rum kumandanlarından Mukavkis, hükümdar kızlarından Ma-riye adındaki kipti cariyeyi ve beraberinde genç amcası oğlunu Rasûlullah'a hediye etti. Rasûlullah (s.a.v.), günlerden bir gün Mariye'nin yanma girip halvette bulundu. Onunla cinsel ilişki kurdu ve Mariye İbrahim'e hamile kaldı. Doğum yapınca kadın bundan rahatsız oldu. Rasûlullah (s.a.v.), ses çıkarmadı. Çünkü Mariye'nin sütü yoktu. Rasûlullah, ona bir koyun aldı. Çocuğu, o koyunun sütü ile besledi. Vücudu gelişti. Rengi güzelleşti. Parlak oldu. Günün birinde Rasûlullah, onu omuzuna alıp getirdi ve bana:

- Ey Aişe! Nasıl, bu çocuk bana benziyor mu? diye sordu. Ben ve benden başka kadınlar:

- Bunun sana benzediğini sanmıyoruz, dedik. Bunun üzerine Rasûlullah:

- Benim gibi etli değil mi? diye sordu. Ben de dedim ki:

- Hayatıma yemin ederim ki, koyun sütü ile beslenen çocuk elbet-teki etlenecek ve güzelleşecektir.» Vakidî dedi ki: Mariye, hicri onbeşinci senenin muharrem ayında vefat etti. Cenaze namazını Hz. Ömer kılıp Baki mezarlığına defnetti.

Mufaddal b. Gassan el-Gallabi de böyle demiştir. Halife ve Ebu Ubeyde ile Yakup b. Süfyan dediler ki: Mariye, hicri onaltmcı senede vefat etti. Allah ona rahmet etsin.

Rasûlullah'm cariyelerinden biri de, Reyhane binti Zeyd'dir. Beni Nadir kabilesindendir. Beni Kurayza kabilesinden olduğunu söyleyenler de vardır.

Vakidî dedi ki: Reyhane binti Zeyd, Beni Nadir kabilesindendir. Beni Kurayza kabilesinden olduğunu söyleyenler de olmuştur.

Reyhane binti Zeyd, Beni Nadir kabilesindendir. Onların arasında iken evlenmişti. Rasûlullah (s.a.v.), onu kendi şahsı için aldı. Güzel kadındı. Rasûlullah (s.a.v.), Müslüan olmasını ona teklif etti. O da Yahudilikte kalmak istedi. Bunun üzerine Rasûlullah, ondan ayrıldı. Ve gönlü ona takıldı. İbn Sayeyi yanına çağırtıp önada aynı şeyleri anlattı. İbn Saye, Rasûlullah'a dedi ki:

- Anam babam sana feda olsun ya Rasûlallah, o kadın Müslüman olacaktır.

Böyle dedikten sonra çıkıp Reyhane'nin yanma gitti. Ona dedi ki:

- Kavmine uyma. Hüyey b. Ahtab'ıa, onların başına neler getirdiğini gördün! Müslüman ol ki, Rasûlullah (s.a.v.), seni kendi şahsı için ayırsın.

Bir ara Rasûlullah (s.a.v.) ashabının yanında iken iki ayak sesi duydu-ve dedi ki:

- Şu iki ayakkabı sesi, İbn Saye'nin ayakkabılarının sesidir. Bana Reyhane'nin Müslüman olduğunu müjdelemeye geliyor.

İbn Saye gelip:

- Ya Rasûlallah! Reyhane Müslüman oldu, dedi. Rasûlullah bu habere sevindi.»

Muhammed b. İshak dedi ki: "Rasûlullah (s.a.v.), Kurayza'yi fethettiği zaman Reyhane binti Amr b. Hunafe'yi kendine ayırdı. Vefat edinceye kadar yanında kaldı. Rasûlullah (s.a.v.), ona Müslüman olmasını ve kendisiyle evlenmesini teklif etti ama o Yahudilikten ayrılmak istemedi."

Sonra Muhammed b. İshak, yukarıdaki rivayette de anlatıldığı gibi Reyhane'nin Müslüman olduğunu anlatmıştır.

Vakidî, Eyyüb b. Beşir el-Muaviye'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), Reyhane'yi, Selma binti Kays Ümmü'1-Mün-zir'in evine gönderdi. Âdet görünceye kadar burada kaldı. Adetten temizlendikten sonra Ümmü'l-Münzir gelip durumu Rasûlullah'a haber verdi. Rasûlullah da Ümmü'l-Münzir'in evinde iken Reyhane'nin yanma gidip ona şöyle dedi:

- Seni azad edip seninle evlenmemi istersen ben bunu yaparım. Cariye olarak mülkümde kalmayı ve cariyem olarak seninle cinsel temasta bulunmamı istersen, ben bunu da yaparım.

Reyhane dedi ki:

- Ya Rasûlallah, senin mülkünde cariye olarak kalmam, hem benim için, hem de senin için kolay olur.

Bunun üzerine Reyhane, Rasûlullah (s.a.v.)'m mülkünde cariye olarak kaldı. Vefat edinceye kadar Rasûlullah'm yatağına giriyordu.»

Vakidî, Zührî'nin Reyhane hakkında şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Reyhane, Rasûlullah'm cariyesi idi. Onu azad etti ve onunla evlendi. Aile ve aşireti içinde örtünüyor ve şöyle diyordu:

- Rasûlullah (s.a.v.)'dan sonra beni başkası görmesin.»

Vakidî dedi ki: Bu bizim nezdimizde bulunan iki hadisten en geçerli olanıdır. Rasûlullah'tan önceki kocasının adı Hakem'di. Vakidî, Ömer b. Hakem'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Rasûlullah (s.a.v.), Reyhane binti Zeyd b. Amr b. Hunafe'yi azad etti. Bu kadın, Rasûlullah'tan önce kocasının yamnda idi. Kocası onu seviyor ve ona ikramda bulunuyordu. Bu sebeple Reyhane dedi ki:

- Kocamdan sonra artık hiç kimse ile evlenmem.

Reyhane, gerçekten güzel bir kadındı. Beni Kurayza kabilesi esir alınınca, esir alman cariyeler RasûluUah'a arzedildiler. Reyhane dedi ki:

- Rasûlullah'a arzedilenlerden biri idim. Bana emretti. Ben oradan ayrıldım. Kendisi için seçildim. Her ganimette Rasûlullah için ayrılan bir cariye vardı. Ben oradan ayrıldığımda Allah benim için hayırlı olanı verdi. Rasûlullah beni Ümmü'l-Münzir binti Kays'ın evine gönderdi. Orada birkaç gün kaldım. Nihayet Rasûlullah esirleri öldürdü. Cariyeleri ayırdı. Sonra Rasûlullah (s.a.v.) yanıma geldi. Ben utandığımdan onun yanından geri kaçmak istedim. Beni çağırdı, karşısına oturttu ve şöyle dedi:

- Eğer Allah ve Rasûlünü seçersen, Rasûlullah da seni kendi nefsi için seçmiştir.

Dedim ki:

- Ben, Allah ve Rasûlünü seçiyorum.

Müslüman olunca, Rasûlullah beni azad etti ve benimle evlendi. Diğer kadınlarına verdiği gibi bana da on ikibuçuk okiye gümüş me-hir verdi. Ümmü Münzir'in evinde benimle gerdeğe girdi. Diğer kadınlarına yaptığı gibi bana da gece sırası ayırdı ve beni örttü.»

Vakidî dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.)» Reyhane'yi çok beğenirdi, severdi. İstediği herşeyi mutlaka ona verirdi.

Reyhane'ye denildi ki: Eğer sen Rasûlullah'tan Beni Kurayza e-sirlerini isteseydin, onları mutlaka azad ederdi. .

Reyhane dedi ki:

- Rasûlullah (s.a.v.), cariyeleri tefrik edinceye kadar benimle gerdeğe girmedi. Bu işi tamamladıktan sonra gerdeğe girdi.

Rasûlullah, onunla halvette bulunur, yanında çok dururdu. Veda haccı dönüşüne kadar Rasûlullah'm yanında kaldı. O zaman vefat etti, Rasûlullah da onu Baki mezarlığına defnetti.

Rasûlullah, hicri altıncı senenin muharrem ayında onunla evlenmişti.

Ibn Vehb, Zührî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir; «Rasûlullah (s.a.v.), Reyhane'yi Beni Kurayza kabilesinden esir alıp ele geçirdi. Sonra onu azad etti. O da ailesinin yanına gitti.»

Ebu Ubeyde Mamer b. Müsenna dedi ki: Reyhane binti Zeyd b Şem'un, Beni Nadir kabilesindendi. Bazıları, onun Beni Kurayza kabilesinden olduğunu söylemişlerdir. Zekat hurmalıklarından bir hurmalıkta idi. Rasûlullah (s.a.v.), zaman zaman, öğle vakitleri gelip onun yanında istirahat ederdi. Onu hicri dördüncü senenin şevval ayında esir almıştı.

Ebu Bekir b. Ebu Hayseme, Katade'nin şöyle dediğim rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.)'m iki cariyesi vardı. Bunlardan biri Mariye-tü'1-Kıptiye, diğeri de Rayha veya Reyhane binti Şem'un b. Zeyd b. Hunafe idi. Reyhane, Beni Amr b. Kurayza kabilesindendi. Amcası oğlu Abdülhakem ile evliydi. Esir alındıktan sonra Hz. Peygamber'in yanında kaldı. Hz, Peygamber'den önce vefat etti.»

Ebu Ubeyde Mamer b. Müsenna dedi ki: «Rasûlullah (s.a.v.)'m dört cariyesi vardı. Bunların adları şöyledir: Mariyetul-Kiptiye, Reyhane el-Kuraziye. Başka bir cariyesi daha vardı. Çok güzeldi. Rasûlullah'm zevceleri ona tuzak kurdular. Onun kendilerine üstün olmasından korkmuşlardı. Rasûlullah'm çok kıymetli, güzel bir başka cariyesi daha vardı. Bu cariyeyi ona Zeyneb hediye etmişti. Safiye binti Hüyey için zilhicce, muharrem ve safer aylarında ondan ayrı kalmıştı. Vefat ettiği rebiyülevvel ayı olunca, Rasûlullah Zeyneb'le barışmış ve yanma girmişti. Bunun üzerine Zeyneb Rasûlullah (s.a.v.)'a:

- Bilemiyorum, sana ne hediye edeyim? diye sormuş ve Rasûlullah'a bu kıymetli ve güzel cariyeyi hediye etmişti.»

Seyf b. Ömer, Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Rasûlullah (s.a.v.), Mariye ile Reyhane'ye bazen geceleme sırası tahsis ederdi. Bazen da bütünüyle onları sıradan çıkarırdı.»

Ebu Nuaym, Ebu Muhammed b. Ömer el-Vakidî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Reyhane, hicri onuncu senede vefat etti. Cenaze namazını Ömer b. Hattab kıldırdı ve onu Baki mezarlığına defnetti. Allah'a hamd olsun.