El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Rasûlullah (s.a.v.)'in Mezarının Şekli

Mütevatir olarak bilindiği gibi Peygamber (s.a.v.), Hz. Aişe'nin odasına defnedildi. Bu oda, Mescidi Nebevî'nin doğu kısmında idi. Mezar, bu odanın kıble cihetinde ve batı köşesinde idi. Rasûlullah'tan sonra oraya Ebu …

Mütevatir olarak bilindiği gibi Peygamber (s.a.v.), Hz. Aişe'nin odasına defnedildi. Bu oda, Mescidi Nebevî'nin doğu kısmında idi. Mezar, bu odanın kıble cihetinde ve batı köşesinde idi. Rasûlullah'tan sonra oraya Ebu Bekir, ondan sonra da Ömer hazretleri defnedilmiş-tir.

Buharı, Muhammed b. Mukatil tariki ile Ebu Bekir b. Ayyaş in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Süfyan et-Temmar bana dedi ki: Ben, Peygamber (s.a.v.)'in mezarının tümsekli olduğunu gördüm.»

Ebu Davud, Ahmed b. Salih tariki ile Kasımın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Hz. Aişe'nin yanına gidip şöyle dedim:

- Ana! Bana Rasûlullah'ın ve iki arkadaşının mezarını aç.

O da bana üç mezarı açtı. Bu mezarlar, yerden ne yüksek, ne de alçak idiler. Arsanın kırmızı toprağı ile düzlenmişler ve tesviye edilmişlerdi. Önce Rasûlullah'ın mezarı, onun sol gerisinde Ebu Bekir'in mezarı, onun da sol gerisinde Ömer'in mezarı vardı.»

Hakim ile Beyhakî, Ebu Füdeyk kanalı ile Kasım'm şöyle dediğini rivayet etmişlerdir:

«Peygamber (s.a.v.)'i önde, Ebu Bekir'in başını Peygamber (s.a.v)'-in iki omuzu arasında, Ömer'in başım da Peygamber (s.a.v.)'in ayak ucunda gördüm.»

Beyhakî dedi ki: Bu rivayet, onların mezarlarının yerle aynı seviyede dümdüz olduğunu göstermektedir. Çünkü çakıl taşları ancak düz zemin üzerinde dururlar.

Bu söz, merhum Beyhakî'nin tuhaf ifa del erindendir. Çünkü bu rivayette çakıl taşlarından hiç bahsedilmemektedir. Söz gelimi çakıl taşları olsa bile, bu taşlar tümsekli mezar üzerinde de durabilirler. Çünkü bu çakılları çamurla o tümsek üzerine yapıştırmak mümkündür.

Vakidî, Cafer'in babası Muhammed'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Peygamber (s.a.v.)'in mezarı düz olarak hazırlanıp tesviye edildi.»

Buharı, Urve'nin babasının şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Velid b. Abdülmelik zamanında bu mezarların üzerinde duvar çöktüğü zaman mezarları yeniden onardılar. Onarıcılar, bir ayak gördüler. Bunun, Peygamber (s.a.v.)'in ayağı olduğunu sanarak korktular. Bu ayağın kesin olarak kime ait olduğunu bilemediler. Bilen bir kimse de çıkmadı. Nihayet Urve onlara şöyle dedi: Hayır vallahi, bu peygamber (s.a.v.)'in ayağı değildir. Bu Ömer'in ayağıdır.»

Hişam, Hz. Aişe'nin Abdullah Zübeyr'e şöyle vasiyet ettiğini rivayet etmiştir: «Beni Rasûlullah'ın, Ebu Bekir'in ve Ömer'in yanına defnetme. Beni, Baki mezarlığındaki kumalarımın yanma defnet ki, Rasûlullah sayesinde günahsızlığım söylenmiş olmasın. Bu, ebediyete kadar böyle olsun.»

Ben derim ki: Velid b. Abdülmelik, hicretin seksenaltmcı senesinde halife olunca Şam camisinin inşasına başladı. Medine'deki valisi ve amcası Ömer b. Abdülaziz'e Medine mescidini genişletmesi için yazı yazdı. Ömer b. Abdülaziz de doğu cihetinde Mescid-i Nebevî'yi genişletti ve Peygamber hücresini mescid içine aldı.