El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Yüzükten Vazgeçmeye Dair Rivayetler

Muhammed b. Süleyman Lüveyn, İbrahim b. Sa'd kanalı ile Enes b. Malik'ten şöyle bir rivayette bulunmuştur: - "Enes, Rasûlullah (s.a.v.)'m parmağında gümüş bir yüzük gördüı Bunun üzerine diğer insanlar da gümüş yüzükler …

Muhammed b. Süleyman Lüveyn, İbrahim b. Sa'd kanalı ile Enes b. Malik'ten şöyle bir rivayette bulunmuştur: -

"Enes, Rasûlullah (s.a.v.)'m parmağında gümüş bir yüzük gördüı Bunun üzerine diğer insanlar da gümüş yüzükler yaptırıp parmaklarına taktılar. Fakat Peygamber (s.a.v.), parmağmdaki yüzüğü atınca, insanlar da attılar."

Doğru olan görüşe göre Rasûlullah (s.a.v.)'ın bir gün taktıktan sonra attığı yüzüğü altından yapılmıştı. Gümüşten yapılmış değildi. Zira Buharî ve Müslim'in sahihlerinde İbn Ömer'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), altından bir yüzük takmakta idi. Onu daha sonra attı ve: "Ben bunu artık hiç takmayacağım." dedi. Bunun üzerine diğer insanlar da parmaklarındaki altın yüzükleri attılar.»

Rasûlullah (s.a.v.), gümüş yüzüğü elinde çok taşırdı. Hatta vefat edinceye kadar elinde idi. Kaşı da gümüştendi. Yani gümüşten ayrı bir kaşı yoktu. Yüzüğünde şahıs resmi bulunduğunu rivayet edenlerin sözleri ise, gerçekten uzak ve yanlıştır. Aksine onun yüzüğü ka-şıyla birlikte tamamen gümüşten mamuldü. Yazısı da, "Muhammed Rasûlullah" idi. Bu yazı üç satırdan ibaretti. "Muhammed" bir satır, "Rasûl" bir satır ve "Allah" kelimesi de bir satırdı.

Allah bilir ya kağıda basarken yazısı doğru çıksın diye mühür üzerindeki yazı ters yazılmıştı. Nitekim âdet de böyledir. Yüzük üzerine yazının doğru yazıldığı ve o şekilde kağıda vurulduğuna dair zayıf bir rivayet vardır. Bu rivayetin şahinliğinde ihtilaf vardır. Ben bu rivayetin sahih veya zayıf olduğuna dair bir sened bilmemekteyim.

Rasûlullah (s.a.v.)'m gümüş yüzüğü bulunduğuna dair nakletmiş olduğumuz bu hadisler, Ebu Davud ile Neseî'nin, Ebu Attab Sehl b. Hammad ed-Dellal tariki ile rivayet ettikleri ve Rasûlullah'm yüzüğünün demirden olup gümüş kaplamalı olduğunu ifade eden hadisleri reddetmektedir.

İmam Ahmed, Ebu Davud, Tirmizî ve Neseî'nin Büreyde'den rivayet ettikleri şu hadis de bunun zayıflığını daha da artırmaktadır. Büreyde'den rivayet edilen hadiste şöyle denmektedir: «Adamın birisi, Rasûlullah (s.a.v.)'ın yanma geldi. Parmağında sarı tunçtan bir yüzük vardı. Rasûlullah ona: - Bana ne oluyor? Senden gelen bazı put kokularını hissediyorum, demiş, adam da bunun üzerine parmağındaki yüzüğü çıkarıp atmıştı. Bu adam bilahare tekrar gelince elinde demir bir yüzük vardı. Rasûlullah ona:

- Bana ne olmuş ki, sende Cehennemliklerin süsünü görmekteyim, demiş, adam yine parmağındaki yüzüğü çıkarıp atmış, sonra şöyle demişti:

- Ya Rasûlallah, hangi maddeden yapılmış yüzüğü takayım?

- Gümüşten yapılmış yüzüğü parmağına tak ve ağırlığı da bir miskali bulmasın.»

Rasûlullah (s.a.v.), yüzüğü sağ eline takardı. Nitekim Ebu Davud, Tirmizî ve Neseî, Hz. Ali'nin böyle dediğini rivayet etmişlerdir. Ebu Seleme b. Abdurrahman da Rasûlullah (s.a.v.)'m yüzüğü sağ eline taktığını söylemiştir.

Ebu Davud'un başka bir rivayetine göre İbn Ömer, Rasûlullah (s.a.v.)'ın yüzüğü sağ eline taktığını söylemiştir.

Ebu Davud'un başka bir rivayetine göre İbn Ömer şöyle demiştir: "Rasûlullah (s.a.v.), yüzüğü sol eline takardı. Kaşını da avuç içine taraf çevirirdi." Ebu Davud'un Nafi'den rivayet ettiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) yüzüğü sağ eline takarmış.

Hennad'm, Abde vasıtasıyla Nafi'den rivayet ettiğine göre İbn Ömer, yüzüğü sol eline takarmış.

Ebu Davud, Abdullah b. Said kanalı ile Muhammed b. îshak'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Salt b. Abdullah b. Nevfel b. Abdülmuttalib'in sağ elinin serçe parmağında bir yüzük gördüm. "Bu nedir?" diye sordum. Bana şöyle cevap verdi:

- İbn Abbas'm da yüzüğünü sağ elinin serçe parmağına taktığını ve kaşını da açıkta tuttuğunu gördüm.

Salt b. Abdullah dedi ki:

- Öyle sanıyorum ki İbn Abbas, Rasûlullah (s.a.v.)'m da yüzüğünü bu şekilde taktığını hatırladığı için böyle yapmıştır.»

Buharı, Enes, Cabir ve Abdullah b. Cafer'den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.), yüzüğünü sağ eline takardı.

Buharî, Muhammed b. Abdullah el-Ensârî kanalı ile Enes b. Ma-lik'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Ebu Bekir halifeliğe seçilince onun için de bir mühür kazıldı. Mührün üzerinde üç satır yazı vardı. Birinci satırda "Muhammed", i-kinci satırda "Rasûl", üçüncü satırda ise "Allah" kelimeleri yazılı idi.»

Ebu Abdillah, Enes'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Peygamber (s.a.v.)'in mühür şeklindeki yüzüğü parmağında idi. Vefatından sonra Ebu Bekir parmağına taktı. Ebu Bekir'in vefatından sonra da Ömer, onu parmağına taktı. Hz. Osman, halife olunca o da bu mühür şeklindeki yüzüğü parmağına taktı. Bir ara Eriş kuyusunun yanı başında oturmakta iken yüzüğü parmağından çıkarıp onunla oynamaya başladı. Fakat yüzük aniden kuyunun içine düştü. Üç gün uğraştık. Kuyunun bütün suları çekildi ama Osman, yüzüğü kuyunun içinde bulamadı.»

Tirmizî'nin "eş-Şemaü" adlı eserde İbn Ömer'den rivayet ettiği hadise gelince, bu hadiste anlatıldığına göre Peygamber (s.a.v.), gümüş bir mühür edinmiş, ancak bu mühürle evrakları mühürler, ama parmağına takmazmış. Bu, gerçekten çok garip bir hadistir.

İbn Cüreyc'in, "Sünen"de yer alan hadisinde Enes'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Rasûlullah (s.a.v.), helaya girdiğinde yüzüğünü parmağından çıkarırdı."