El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Abbasî Hakimiyetine Dair Haberler

Abbasiler, hicretin 132. senesinde Horasan'dan zuhur etmişlerdi. Yakub b. Süfyan, Muhammed b. Halid b. Abbas tariki ile Ebban b. Velid b. Ukbe b. Ebi Muayt'm şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Abdullah b. Abbas, …

Abbasiler, hicretin 132. senesinde Horasan'dan zuhur etmişlerdi.

Yakub b. Süfyan, Muhammed b. Halid b. Abbas tariki ile Ebban b. Velid b. Ukbe b. Ebi Muayt'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Abdullah b. Abbas, Muaviye'nin yanma geldi. Ben de orada hazır bulunuyordum. Muaviye, ona güzel armağanlar verdi. Sonra da şöyle bir soru sordu:

- Ey İbn Abbas, sizin devletiniz olacak mıdır?

- Bu soruyu cevaplamaktan beni affet ey mü'minlerin enairi.

- Hayır, bana mutlaka cevap ver.

- Evet, devletimiz olacaktır.

- Kimler size yardım edecektir?

- Horasanlılar yardım edeceklerdir. Emeviler içinde Haşimilerden yüz üstü düşecek olanlar vardır," Beyhakî, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Peygamber (s.a.v.)'e uğradım, yanında Cebrail vardı. Ben onu Dıh-yetü'l-Kelbî sanıyordum. Cebrail, Peygamber (s.a.v.)'e dedi ki: Doğrusu elbiseler kirlendi. Senden sonra oğlun siyah giyecektir.

İbn Abbas, bu hadisin tamamını ve kendisinin gözlerini kaybedeceğini, ölmeden önce yine görmeye başlayacağım, Cebrail'in anlattıklarını söylemiştir."

Beyhakî, Abbas b. Abdülmuttalib'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Bir gece Peygamber (s.a.v.)'in yanındaydım. Bana, şöyle bir soru sordu:

- Bak bakalım, gökte birşey görüyor musun?

- Evet.

- Ne görüyorsun?

- Süreyya yıldızını görüyorum.

- Doğrusu bu ümmetin başına senin soyundan yıldızlar sayısınca hükümdarlar geçecektir."

Beyhakî, Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Rasûlullah (s.a.v.), Abbas'a şöyle dedi:

"Sizde peygamberlik vardır. Sizde hükümdarlık vardır."

Ebu Bekr b. Hayseme, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Cenâb-ı Allah, bu işi bizim evvelimizle açtığı gibi yine bizimle sona erdireceğini umuyorum."

Yakub b. Süfyan, Said b. Cübeyr'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

Biz: "On iki emir ve on iki... sonra kıyamet saati." demekteyken tbn Abbas, bize şöyle dedi:

- Ne kadar da ahmaksınız! Bundan sonra biz Ehl-i Beytten Man-sur, Seffah ve Mehdi gelecektir. Nihayet bunlar idareyi Meryem oğlu isa'ya ulaştıracaklardır.

Abdürrezzak, Sevban'dan rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Şu Kir dağınızın yanında üç kişi öldürülecektir. Bunların hepsi de halife çocuğudur. Yönetim, bunlardan hiçbirinin eline geçmeyecektir. Sonra Horasan'dan siyah bayraklar size yönelecektir. Onları misli görülmemiş bir şekilde öldüreceklerdir. Sonra Allah'ın halifesi Mehdi gelecektir. Gelişini duyduğunuz zaman kar üzerinde sürünerek de olsa ona gelin ve onunla be/atleşin. Çünkü o, Allah'ın halifesi Mehdi'dir."

Hafız Ebu Bekr el-Bezzar, Abdullah b. Mesud'un şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Rasûlullah (s.a.v.), Haşim oğullarından birkaç genci anlattı, gözleri yaş doldu. Sonra bayrakları anlattı ve şöyle buyurdu: "Kim ona yetişirse, kar üzerinde sürünerek de olsa ona gelsin."

Hafız Ebu Ya'lâ, Abdullah b. Mesud'dan rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Doğu tarafından siyah bayraklar gelecek ve (o bayrakların sahiplerinin bindikleri atlar) adaleti ortaya koyuncaya kadar atlarım kana dal-dıracaklardır. Adalet isteyecekler, ama vermeyeceklerdir. Ortaya çıkıp güçlenecekler, kendilerinden adalet istenecek ama adaleti vermeyeceklerdir."

Bu hadisin senedi hasendir.

İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hüreyre'den rivayet ettiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Horasan'dan siyah bayraklar çıkacaktır. O bayraklar, Kudüs'e di-kilinceye kadar onları hiçbir şey geri çeviremeyecektir."

Yakub b. Süfyan, Ka'bu'l-Ahbar'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Abbasilerin siyah bayrakları ortaya çıkacak ve nihayet onlar Şam'a ineceklerdir. Allah, onların eliyle her zorbayı ve kendilerine düşman olan herkesi öldürecektir."

İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Said el-Hudrfden rivayet etti-ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Zamanın kesintiye uğradığı ve fitnelerin ortaya çıktığı zaman Seffah denen bir adam ortaya çıkacaktır. O, malı avuçla az verecektir."

Horasan'dan siyah bayraklar ile çıkacak Seffah'm asıl adı Ebu'l-Abbas Abdullah b. Muhammed b. Ali b. Abdullah b. Abbas b. Abdülmutta-lib'dir. Hicretin 130. yılı sınırlarında valilik yapmıştır. Sonra yardımcılarıyla birlikte siyah bayraklarla ortaya çıkmıştır. Sembolleri siyahtı. Nitekim Rasûlullah (s.a.v.) da fetih gününde Mekke'ye başında miğferi, miğferinin üzerinde de siyah sarığıyla girmişti. Sonra Seffah, amcası Abdullah'ı Emevilerle savaşmak üzere göndermişti. Abdullah, onları hicretin 132. senesinde kırıp geçirdi. Emevilerin son halifesi savaştan kaçtı ki o, Mervan b. Muhammed b. Mervan'dır. Eşek Mervan (Merva-nu'1-Himar) lakabıyla tanınır. Ona, Mervan el-Ca'dî de denilir. Çünkü o, Ca'd b. Dirhem ile çok uğraşmıştır.

Seffah'm amcası Abdullah, Şam'a girdi. Emeviîerin Şam'daki mal ve mülklerini ele geçirdi. Çok hadiseler cereyan etti. Yeri gelince, inşa-allah o hadiselerden bahsedeceğiz.

Horasan'dan çıkacak siyah bayraklarla ilgili olarak seleften bir âlim grubundan konuyla ilgili birçok rivayet varid olmuştur ki, onları burada nakletmek çok yer işgal edecektir. Nuaym b. Hammad, bu rivayetleri kitabında toplamıştır. Bazı rivayetlerde bunun henüz gerçekleşmediği, ancak ahir zamanda böyle bir hadisenin gerçekleşeceğine delâlet eden ifadeler vardır. Nitekim yeri gelince inşaallah bunu da anlatacağız. Güvencimiz ve dayanağımız Allah'tır.

Abdürrezzak, Ma'mer tarikiyle Zührf den rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Dünya, alçak oğlu alçağın olmadıkça kıyamet kopmayacaktır."

Ebu Ma'mer dedi ki: Hadiste sözü edilen alçak oğlu alçak, Abbasi devletini kuran Ebu Müslim elHorasanf dir. Demek istediğimiz şu ki, o senede hakimiyet, Emevilerden Abbasilere geçmiştir. Abbasilerin ilk hükümdarı da Ebu'l-Abbas es-Seffah'tır. Sonra kardeşi Ebu Cafer Abdullah elMansur idareyi ele geçirmiştir ki, o da Medinetü's-Selam'm (Bağdad) banisidir. Ondan sonra oğlu Mehdi Muhammed b. Abdullah, Mehdi'den sonra oğlu Hadi, Hadi'den sonra oğlu Harun er-Reşid hilafete geçmiştir. Sonra bu konuyu ele alacağımız kısımda da detaylı olarak anlatacağımız gibi halifelik Ebu'l-Abbas es-Seffah'm zürriyetine yayılmıştır.

Yukarıda naklettiğimiz hadislerde, Abbasi halifelerinden sadece Seffah, Mansur ve Mehdi'nin adından açıkça söz edilmektedir. Kuşkusuz hadiste adı geçen Mehdi, Abbasi halifelerinin üçüncüsü Mehdi b. Mansur'dur. Yoksa birçok hadislerde kendisinden söz edilen meşhur Mehdi değildir. O Mehdi ahir zamanda gelecek, zulüm ve haksızlıkla dolan yeryüzüne adalet ve hakkaniyeti dolduracaktır. Onunla ilgili hadisleri, bir bölümde müstakil olarak ele almışızdır. Nitekim Ebu Davud da, «Sünen» adlı eserinde onun için müstakil bir bölüm düzenlemiştir. Bu hadislerin bir kısmında anlatıldığına göre Mehdi, halifeliği, yeryüzüne indiği zaman- Meryem oğlu İsa'ya teslim edecektir. Doğrusunu Allah bilir.

Seffah'a gelince, onun ahir zamanda ortaya çıkacağı yukarıda söylenmişti. Böyle olunca onun kendisine be/at edilen ilk Abbasi halifesi olması- uzak bir ihtimal olmakta, hatta imkansız birşey haline gelmektedir. Belki de yukarıda sözü edilen Seffah, başka bir halifedir. Kuvvetli olan görüş budur. Zira Nuaym b. Hammad, Nüfey5 b. Amir'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Seffah, kırk sene yaşayacaktır. Onun adı Tevrat'ta semada uçan '

kişi (Tairü's-Sema)'dir,"

Ben derim ki: Bu evsaf, ahir zamanda ortaya çıkacak olan Mehdi'ye ait olmalıdır. Çünkü o, adaleti ayakta tutmak, hakkaniyeti her tarafa yaymak için çok kan akıtacaktır. Eğer sahih ise, mezkur hadiste sözü edilen siyah bayraklar, Mehdi ile beraber ortaya çıkacaklardır. Ona ilk olarak Mekke'de bey'at edilecektir. Sonra yardımcıları Horasan'dan çıkacaktır. Nitekim ilk zamanlarda Seffah'm yardımcıları da Horasan'dan çıkmışlardı. Doğrusunu Allah bilir.

Bütün bunlar, mezkur hadisin şahinliği üzerine ortaya atılan ayrıntılardır. Yoksa o hadisin senedinde adı geçen ravilerin hepsi üzerinde çeşitli fikirler ileri sürülebilir. Noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah, doğruyu en iyi bilendir.