Halid b. Velid, Enbar fethini tamamlayınca orada yerine vekil olarak Zibrikan b. Bedr'i bıraktı. Kendisi Aynu't-Temr'e doğru yola çıktı. Aynu't-Temr'de o zaman Mehran b. Behram, Cubin Araplardan büyük bir kalabalık ve çevredeki Temir, Tağlib ve İyad kabilelerinden olan bedeviler ve başlarında Akka b. Ebi Akka olmak üzere karşılaştıkları kimselerden oluşan grubla birlikte bulunuyordu. Halid yaklaşınca Akka, Mehran'a dedi ki:
- Araplar, Araplarla savaşmayı daha iyi bilirler. Bizi ve Halid'i baş başa bırak.
- Sizi onunla baş başa bırakıyoruz. Eğer bize ihtiyacınız olursa size
yardımcı oluruz.
Böyle demesi yüzünden Acemler, komutanlarını kınadılar. Ama Mehran, nıaiyyetindeki Acemlere şöyle dedi:
- Bunları kendi hallerine bırakın. Eğer Halid'i yenerlerse, bu sizin için iyi olur. Eğer mağlub olurlarsa biz Halid'i öldürürüz. Onlar güçlerini yitirmişlerdir. Biz ise güçlüyüz.
Bunun üzerine Acemler, komutanların görüşünün üstünlüğünü kabul ettiler.
Halid ileriye geçti. Akka onu karşıladı. Karşı karşıya geldiklerinde Halid, ordusunun sağ ve sol kanatlarına:
- Yerinizde durun. Ben saldıracağım, dedi. Koruyucularına da arkasında olmaları için emir verdi. Sonra safları düzeltmekte olan Ak-
ka'ya saldırdı. Onu kucaklayıp esir aldı. Akka'nın askeri birliği savaş-maksızm hezimete uğradı. Çok sayıda esir verdi. Bundan sonra Halid, Aynu't-Temr kalesine yöneldi. Mehran, Akka'nm ve askerlerinin hezimete uğradıkları haberini alınca kaleden indi, kaleyi terk edip kaçtı. Arap Hristiyanlarının kılıç artıkları kaleye döndüler. Kapının açık olduğunu görünce içeri girdiler. Kaleye sığındılar. Halid b. Velid, gelip onları şiddetli bir muhasara altına aldı. Bu durumu görünce, Halid'e barış yapma talebinde bulundular. Halid, kendi hükmüne itaat etmeleri şartıyla barış yapacağını bildirdi. Onlar da onun hükmüne boyun eğip kaleden indiler. Zincirlere bağlandılar. Kale teslim alınmış oldu. Halid, sonra emir verdi. Akka'nm boynu vuruldu. Beraberindekiler ve Halid?in hükmüne teslim olanlar da topluca esir alındılar. Kaledeki herşey ganimet olarak ele geçirildi. Halid, kilisede İncil öğrenmekte olan kapalı kapı gerisinde kırk çocuk gördü. Halid kapıyı kırdı. Onları emirlere ve zenginlere dağıttı. Himran, humustan (beşte birlik paydan) Osman b. Af-fan'm payına düştü. Muhammed b. Sirin'in babası Sirin'i de Enes b. Malik aldı. Daha çok sayıda meşhur mevali de esir alındı ki, onlar ve onların zürriyetleri için hayır murad edilmişti.
Velid b. Ukbe, bu gazveden elde edilen ganimetlerin beşte birini getirdiğinde Ebu Bekir, Velid'i takviye olarak îyaz b. Ğanem'e gönderdi, îyaz, o zaman Dumetü'l-Cendel'i kuşatma durumundaydı. Velid b. Ukbe, îyaz'm yanına gittiğinde onu Irak'ın bir nahiyesinde bir kavmi kuşatır vaziyette gördü. Ancak Iraklılar da yolları kapadıkları için îyaz'm kendisi de mahsur kalmıştı ve Velid'e şöyle demişti:
- Bazı görüşler vardır ki, büyük bir ordudan daha iyi iş görür. îçin-de bulunduğumuz durum hakkında görüşün nedir? Velid ona şöyle dedi:
- Halid'e mektup yaz. Yanındaki askerlerden bir kısmını takviye olarak sana göndersin.
Iyaz, takviye kuvveti istediğini bildiren bir mektubu Halid b. Velid'e gönderdi. Mektup, Aynu'tTemr vak'asımn tamamlanmasından hemen sonra Halid'in eline ulaştı. İyaz, ondan yardım istiyordu. Halid, ona şu cevabı gönderdi:
"Halid'den İyaz'a... Sana geliyorum. Biraz bekle. Binekler sana gelecek ki o binekler, aslanları taşıyorlar. Üzerlerinde Öldürücü zehirler vardır. Peş peşe birlikler sana gelecektir."

