Buharı, Cabir'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Babam vefat ettiği zaman bir hayli borçları vardı. Rasûlullah (s.a.v.)'a gidip babamın borçlu olduğunu ve hurmalığının yıllık ürününden başka ödeyecek bir şeyinin olmadığını, bunun ise borçlarının ancak bir kısmını karşılayabileceğini söyledim. Alacaklıların, beni sıkıştırmamaları için benimle beraber gelmesini kendisinden rica ettim. Allah'ın Rasûlü de beni kırmayıp beraber geldi. Harmanlardan birinin yanından geçerken dua etti. Sonra bir diğer harmanın yanma varıp yine dua ettikten sonra çıkıp üstüne oturdu ve:
- Ölçünüz, buyurdu.
Alacaklılar da ölçmeye başladılar. Herkes hakkım alıp götürdükten sonra bir o kadar da bize kaldı.» Bu hadis, Cabir'den müteaddid yollarla birçok lafızlarla rivayet edilmiştir. Özetle anlatılmak istenilen husus şudur ki, Rasûlullah (s.a.v) onun için dua etmiş, malına bereket katmış, onunla birlikte bahçesine gidip hurma harmanının üzerine oturmuş, böylece Allah onun babasının borcunu karşılamıştı. Babası Uhud'da şehid edilmişti. Cabir, o sene, hatta sonraki senelerde de babasının borcunu karşılayabileceğini ummuyordu. Bununla beraber hurması, umduğundan daha çok arttı. Hamd ve minnet Allah'adır.

