El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Ebu Hüreyre'nîn Dağarcığındakî Hurmalarının Çoğaltılması

îmam Ahmed b. Hanbel, Yunus kanalı ile Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Bir gün Rasûlullah (s.a.v)'a birkaç hurma getirdim ve şöyle dedim: - Bu hurmalarda bereket meydana gelmesi için Allah'a dua et. …

îmam Ahmed b. Hanbel, Yunus kanalı ile Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Bir gün Rasûlullah (s.a.v)'a birkaç hurma getirdim ve şöyle dedim:

- Bu hurmalarda bereket meydana gelmesi için Allah'a dua et. Rasûlullah da hurmaları alıp avucuna dizdi, sonra dua etti ve bana şöyle dedi:

- Bunları bir dağarcığa koy, lüzum ettiği zaman elini içine koyup

çıkar, ama dağıtma.

Ben de dağarcıktan Allah yolunda şu kadar ve şu kadar Ölçek dağıttım. Yedim, yedirdim. Yine de boşalmıyordu. Nihayet Hz. Osman öldürüldüğü zaman hurmalar tükendi ve dağarcık yere düştü.» Tirmizî, bunun hasen ve garib bir hadis olduğunu söylemiştir.

Hafiz Ebu Bekr el-Beyhakî, Ebu'1-Feth Hilal b. Muhammed kanalı ile Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v) bir gazada idi. Sahabeler yemeğe aşırı derecede ihtiyaç duydular. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) bana şöyle dedi:

- Ey Ebu Hüreyre, senin yanında yiyecek birşey var mı?

- Yanımdaki dağarcıkta biraz hurma var.

- Onu bana getir.

Ben de dağarcığı götürüp ona verdim. Sonra:

- Bir post getir, dedi. Ben de postu getirip önüne serdim. Elini dağarcığa koyup hurmaları avuçladı. Hurmalar yirmibir tane idi. Her bir hurmayı postun üzerine koyarken Besmele çekiyordu. Nihayet hepsini bıraktı ve toparladı sonra:

- Falanı ve arkadaşlarını çağır, dedi. Çağırdım, geldiler. Doyuncaya dek yediler, sonra çıkıp gittiler. Sonra:

- Falanı ve arkadaşlarını çağır, dedi. Çağırdım, onlar da gelip yediler, doyunca çıkıp gittiler. Sonra: - Falanı ve arkadaşlarım çağır, dedi. Onları çağırdım, gelip yediler. Doyunca çıkıp gittiler. Sonra:

- Falanı ve arkadaşlarını çağır, dedi. Onları da çağırdım, gelip yediler. Doyunca çıkıp gittiler. Yine de hurmalar artmıştı. Sonra Rasûlullah (s.a.v.), bana:

- Otur, dedi. Oturdum, kendisi yemeğe başladı. Ben de yedim. Yine de hurmalar arttı. Artan hurmaları dağarcığa koydum. Bana şöyle dedi:

- Ey Ebu Hüreyre! Hurma yemek istediğin zaman elini dağarcığa koy, üstten al, dağıtma, böylece sana yeter.

Hurma yemek istediğim zaman elimi dağarcığa koyuyor, ondan alıp yiyordum. Böylece Allah yolunda iken elli ölçek hurma yedim. Hepsini o dağarcıktan çıkardım. Dağarcık bineğimin arkasında asılı durumdaydı. Hz. Osman zamanında düşüp gitti.»

Beyhakî, Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "islâmiyet'te benzerini görmediğim üç musibetle karşılaştım. Biri, Peygamber (s.a.v.)'in vefatı. Biri, Osman (r.a.)'m öldürülmesi, diğeri de azık torbası meselesidir. Ona:

- Ey Ebu Hüreyre, torba meselesi nedir? diye sordular. Şöyle-anlattı:

Bir savaşta Rasûlullah'la beraberdik. Bir gün bana:

- Ey Ebu Hüreyre, sende birşey var mıdır? diye sordu.

- Evet ya Rasulallah, torbamda biraz hurma var, dedim.

- Getir, dedi.

Ben de hurmaları çıkarıp kendisine verdim. Hurmalara elini sürüp dua ettikten sonra:

- On kişi çağır, dedi. Ben de çağırdım. Gelip doyuncaya kadar yediler; sonra:

- On kişi daha çağır, dedi.

Böylece onar kişilik gruplar halinde bütün asker yedi, torbada birkaç hurma daha vardı. Peygamber (s.a.v.):

- Sana lazım oldukça torbaya elini yavaşça sok ve hurmaları karıştırmadan üstünden al, buyurdu.

Ben de öyle yaptım. Yemin ederim ki, ben o hurmaları Rasûlullah'ın hayatı boyunca yedim. Ebu Bekir, Ömer ve Osman (r.a.)'ın devirleri boyunca da yedim. Ancak Osman (r.a.) öldürüldüğü gün evim yağma edildi ve bu meyanda o hurma torbası da elimden çıktı. O torbadan ne kadar yediğimi size söyleyeyim mi? îki yüz yükten fazla yedim.»

îmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Amir tariki ile Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), bana biraz hurma verdi. O hurmaları bir ölçeğe koyup evin tavanına astık. Hep o ölçekteki hurmadan yiyorduk. Nihayet Şamlılar, Medine'ye saldırıp musibet vaki olduğunda hurmalar tükendi.»