Halid b. Velid, daha sonra Havarnak'a indi. Sedir'e geçti. Buralar, Necef e bağlı mıntıkalardı. Seriyyelerini şuraya buraya yaydı. Bu seriy-yeler, Hire'ye bağlı kaleleri kuşatma altına aldılar. Halid, kasabalardaki ve kalelerdeki ahaliyi zorla veya sulh ve-kolaylıkla hükümleri altına aldı. Barış yoluyla Müslümanların hakimiyetine geçen kavimlerden biri de Hristiyan Araplardı ki, aralarında îbn Bakila vardı. Bunu önceki sayfalarda anmıştık. Ayrıca Halid b. Velid, Hirelilere bir emannâme de yazmıştı. Bu emannâmeyi yazmaya onu Amr b, Abdü'l-Mesih b. Bakila teşvik etmiş ve Halid onunla beraber bir kese görmüş, ona:
- Bu nedir? diye sorunca, Halid keseyi açmış içinde birşey görmüştü. Bu şeyin ne olduğunu sorunca da îbn Bakila, ona:
- Bu, insanı bir anda öldüren bir zehirdir, diye cevap vermişti. Halid:
- Peki bunu niçin beraberinde taşıyorsun? diye sormuş. îbn Bakila da şöyle demişti:
- Kavmim için kötü bir durum meydana geldiğini görürsem yeyip de ölmem için... Çünkü kavmimin kötü durumlarda olduğunu görmektense ölmeyi daha çok isterim.
Halid, o keseyi eline alıp şöyle demişti:
- Eceli gelmedikçe hiçbir can sahibi ölmeyecektir. Böyle dedikten sonra Halid, şu duayı okuyarak kesedeki zehiri içti: "İsimlerin en hayırlısı Allah'ın ismiyle. O ki, göklerin ve yerin Rabbidir, O ki, O'nun ismi anıldığı zaman hiçbir hastalık insana zarar vermez. O, esirgeyen ve bağışlayandır." Zehiri içeceği esnada ona engel olmak için komutanlar üzerine atıldılarsa da o, onların müdahale etmelerinden önce zehiri yuttu, îbn Bakila, bu durumu görünce şöyle dedi:
- Allah'a yemin ederim ki ey Arap topluluğu! Bu adam aranızda bulunduğu sürece siz her istediğinizi ele geçirirsiniz.
Böyle dedikten sonra Îbn Bakila, Hirelilere dönüp şöyle dedi:
- Bugünkü kadar bu adam gibi ikbali net ve açık bir şekilde görünen bir kimse görmedim.
Böyle dedikten sonra Hirelilere çağrı yaptı. Onlar da Halid'le barış yapmak talebinde bulundular. Halid, onlarla barış yaptı ve onlar için barış antlaşması yazdı. Peşin olarak onlardan 400.000 dirhem aldı. Onlar, Kerame binti Abdülmesih'i, sahabelerden Şüveyl adındaki bir adama teslim etmedikçe Halid onlarla barış antlaşması yapmadı. Bunun sebebi de şuydu: Rasûlullah (s.a.v.), daha önceleri Medine'de iken Hire saraylarından bahsettiği zaman bu sahabe ona:
- Ya Rasulallah, bana îbn Bakila'mn kızını bağışla, demiş; Hz. Peygamber (s.a.v.) de:
- O kız senin olsun, demişti.
Hire fethedildiği zaman Şüveyl adındaki sahabe, o kızın Rasûlullah tarafından kendisine hibe edildiğini iddia etmiş ve bu iddiasını doğrulamak için de iki sahabe şahitlik yapmışlardı. Ancak Hireliler, o kızı ona teslim etmek istemediler ve:
- Seksen yaşındaki bir kızla senin işin ne? demişlerdi. O da Hirelilere şu cevabı vermişti:
- Beni ona verin. Çünkü ben ondan fidye alacağım ve ben genç iken o beni görmüştü.
Bunun üzerine Hireliler, kızı ona teslim ettiler. Baş başa kaldıkları zaman kız ona:
- Seksen yaşındayım, benden ne istiyorsun? Ben sana fidye vereceğim, fidyenin miktarını sen tayin et, demiş. O da:
- Vallahi on yüz dirhemden az fidye kabul etmem, demişti. Kadına tuzak kurmak için fidyenin miktarını güya yüksek tutmuştu. Sonra kadın, kavmine gidip durumu anlattı. Onlar da Şüveyl'e 1000 dirhemi vermek için hazırladılar. Getirip ödediler. Öte yandan arkadaşları, Şü-veyl'i kınadılar ve:
- 100.000'den fazla dirhem isteseydin, yine sana verirlerdi! dediler, o da:
- On yüzden fazla rakam var mıdır? demişti.
Sonra Halid'in yanma gidip: "Ben sayıyı çok yüksek tutmak istediğim için on yüz demiştim." demiş, Halid de ona:
- Sen başka birşeye niyetlendin, Allah ise başka şeyi istedi. Biz senin sözünün zahiri ile hükmederiz ve niyetin Allah'ın bileceği birşeydir. Doğru musun, yalancı mısın, orasını Allah bilir, demişti.
Seyf b. Ömer, Şa'bî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Halid b. Velid, Hire'yi fethettiği zaman tek selamla sekiz rekat namaz kıldı.
Amr b. Ka'ka', Hire savaşı ve bu savaşla irtidad savaşlarında öldürülen Müslümanlar hakkında şöyle bir şiir söylemiştir:
"Allah, şehidlere devamlı olarak Fırat suyunu içirsin, kafir ölülerine de Nicaf ortalarında Kenef sularını içirsin.
Biz Kevazım'da Hürmüz'ü bastırdık. Seni'de de Karin'in iki boynuzunu Cevarife götürüp kırdık.
Hire'de köşkleri kuşattığımız zaman bu peşpeşe oldu. Havadar Hire üzerine kanallardan biri devamlı aktı.
Onları kuşattık. Üzerlerine çöktük. Tahtları korkak ve geride kalan kimselerinki gibi onları aşağıya meylettiriyordu.
Üzerlerine kabul ile ok attık. Onlar, ölümün karanlıklarım Mecarif mıntıkasının çevresinde sabahleyin gördüler.
Ve dediler ki: Biz kaim topraklı Arap diyarındaki bir kasabaya inen bir kavimiz."
Cerir b. Abdullah el-Becelî, bu müteaddid vak'alarından sonra Hi-. re'de bulunan Halid b. Velid'in yanına gitti. Ebu Bekir es-Sıddık, Cerir b. Abdullah'ı Halid b. Said b. As ile birlikte Şam'a göndermişti. Halid b. Said, Becele'deki kavmini toplamak ve bunları kendine takviye yapmak için izin istemek üzere Ebu Bekir'in yanına dönmek istedi. Ebu Bekir'in yanına dönünce yapmak istediği bu faaliyetler için kendisine izin vermesini istedi. Ancak Ebu Bekir es-Sıddık, buna çok kızdı ve şöyle dedi:
- Sen taleb ettiğin şeye nisbetle Allah'ın daha çok razı olacağı bir-şeyi yapmaktan beni alıkoymak için yanıma gelmişsin."
Böyle dedikten sonra Ebu Bekir, Halid b. Said'i, Irak'ta bulunan Halid b. VelidV gönderdi.
Seyf b. Ömer dedi ki: Sonra Ibn Saluba geldi. Bankiya, Besma ve çevresi için 10.000 dinar verme şartıyla Halid b. Velid'le barış yaptı. Bu beldelerin valileri gelip beldeleri ve halkları için tıpkı Hirelilerin yaptıkları gibi Halid'le barış yaptılar. Irak'ın ele geçirilmesi, Hire'nin ve çevresindeki beldelerin istila edilmesi, THleys ve Seni (Sena?) savaşlarının yapılması, Farslılar ve müttefikleriyle savaşılması, onların çok miktarda askerlerinin öldürülmesi esnasında Farslılar büyük hükümdarları Erdeşir ile oğlu Şirin'e saldırıp ikisini de öldürdüler. Bunlara mensub olan kimseleri de öldürdüler. Bu suikast sonucunda Farslılar, başlarına kimi geçireceklerini şaşkın şaşkın düşünmeye başladılar. Aralarında ihtilafa düştüler. Yalnız onlar, Kasra'nın sarayının ve memleket tahtının bulunduğu Medayin ile Halid b.
Velid arasına engel olarak girecek olan bir orduyu teçhiz ettiler. Onlar, bu orduyu teçhiz ettikleri esnada Halid b. Velid, Medayin'deki Merzüban'a ve devlet yöneticilerine bir mektup yazarak, onları Allah'a imana ve İslâm'a girmeye davet etti ki hakimiyetleri ellerinde kalsın. Mülkleri de sabit olsun. Aksi takdirde cizye vermeleri gerektiğini bildirdi. Cizyeyi de vermeyecek olurlarsa kendileriyle savaşa hazır olmalarını bildirdi. Karşılarında duran Müslümanların kendilerinin yaşamayı sevdikleri gibi ölümü sevdiklerini de bildirdi. Onlar, da Halid'in cesaret ve kahramanlığına hayret ettiler. Şaşkına döndüler. Ahmaklıklarından ve kendi nefislerine tutkunluklarından ötürü Halid'in cesaretini alaya aldılar. Halid b. Velid, Hire barışından sonra bir sene süreyle Fars illerinde şurada burada dolaşmaya devam etti.
Onlara, şiddetli savaş gücünü ve göz kamaştırıcı satvetini gösterdi. Onun kahramanlığını ve cesaretini düşünen akıllar hayrette kalıyor, gören gözler kamaşıyor ve duyan kulaklar da bunu bir küpe gibi yumuşaklarına takıyorlardı.

