El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fasıl

Gayr-i müslimlerin, Peygamber Efendimiz'i zor durumda bırakmak için bazı soruları kendisine yönelttiklerini tefsirimizde şu ayeti açıklarken nakletmiştik: "De ki, "Eğer ahiret yurdu Allah katında başkalarına değil de …

Gayr-i müslimlerin, Peygamber Efendimiz'i zor durumda bırakmak için bazı soruları kendisine yönelttiklerini tefsirimizde şu ayeti açıklarken nakletmiştik:

"De ki, "Eğer ahiret yurdu Allah katında başkalarına değil de yalnız size mahsus ise ve eğer doğru sözlü iseniz, ölümü dilesenize!" Bunu, önceden işlediklerinden ötürü, asla dilemeyeceklerdir. Allah zalimleri bilir." (el-Bakara, 94-95.)

"Ey Muhammedi De ki: "Ey Yahudiler, bütün insanlar bir yana, yalnız kendinizin Allah'ın dostları olduğunuzu iddia ediyorsanız ve bunda samimi iseniz, ölümü dilesenize!" Yaptıklarından ötürü, ölümü asla dileyemezler. Allah, zalimleri bilendir." (ei-Cum'a, 6-7.)

Tefsircilerin bu konudaki kavillerini nakletmiştik. Hz. Peygam-ber'in kendisine soru soran ve bununla da onu müşkül durumda bırakmak isteyenleri lanetleşmeye çağırdığım ve batıl yolda olan ister Hristiyan, ister Yahudi, ister Müslüman olsun, her kim ise Ölmesi için beddua ettiğini de anlatmıştık. Ancak muhalifleri, kendi nefislerine zulmettikleri, yapılacak bedduanın kendilerine döneceğini bildikleri ve bu işin vebalinin de kendi üzerlerine yükleneceğini anladıkları için bu işten vazgeçmişlerdi. Aynı şekilde ziyaretine gelen Necranh Hristiyan heyette Isa peygamber hakkında Peygamber Efendimiz'le tartıştıklarında onları karşılıklı lanetleşmeye davet etmişti. Bu hususta Allah şöyle buyurmuştur:

"Ey Muhammedi Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa, de M: "Gelin, oğullarımızı, oğullarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım. Sonra lanetleşelim de, Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim." (Âl-i îmrân, 61.)

Yine Hz. Peygamber, karşılıklı lanetleşmek için müşriklere de çağrıda bulunmuştu. Bu hususta yüce Allah, ona şu buyruğu göndermişti:

"De ki: "Sapıklıkta olanı Rahman ne kadar ertelese bile, sonunda, tehdid edildikleri azab ya da kıyamet gününü gördükleri zaman onlar kimin yerinin daha kötü ve taraftarl arının daha güçsüz olduğunu bilecektir." (Meryem, 75.)

Biz bu konuyu, mezkur ayetleri tefsirimizde açıklarken yeterince vuzuha kavuşturduk. Hamd ve minnet Allah'adır.

5.Bölüm