Merhum Hafiz Ebu Nuaym Naim el-İsbahanî, «Delâilü'n-Nübüvve» adlı kitabında, Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Rasûlullah (s.a.v.), bir geyiği avlayıp çadırın direklerinden birine bağlayan bir kavme uğradı. Geyik, onu görünce şöyle dedi:
- Ya Rasulallah, beni yakaladılar. İki yavrum var. Onlardan izin iste, beni bıraksınlar. Gidip yavrularımı emzireyim, sonra tekrar yanlarına dönüp geleyim.
Rasûlullah (s.a.v.):
- Şu geyiğin sahipleri nerede? diye sordu. Oradakiler şöyle cevap verdiler:
- Biziz ya Rasulallah.
- Bunu bırakın, gidip yavrularını emzirsin, sonra tekrar dönüp yanınıza gelsin.
- Bunu bize kim garanti eder?
- Ben.
Rasûlullah'm teminat vermesi üzerine geyiği bıraktılar. O da gidip yavrularını emzirdi, sonra tekrar sahiplerinin yanma döndü. Onu yine direğe bağladılar. Rasûlullah (s.a.v.), yine oraya gelince şöyle sordu:
- Şunun sahipleri nerede?
- Biziz ya Rasulallah, işte buradayız.
- Bunu bana satar mısınız?
- Senin olsun ya Rasulallah.
- Öyleyse onu salıverin.
Onlar da geyiği salıverdiler. Hayvancağız çekip gitti."
Ebu Nuaym, Peygamber (s.a.v.)'in zevcesi Ümmü Seleme'nin şöyle
dediğini rivayet etmiştir:
"Bir ara Rasûlullah (s.a.v.), bir yerlerde dolaşırken görünmeyen bir
ses duydu:
- Ya Rasulallah, ya Rasulallah.
Hz. Peygamber:
- Arkama dönüp baktım, hiç kimseyi görmedim. Ama o görünmeyen ses, yine bana seslendi. Sesin geldiği-tarafa yöneldim. Yürümeye başladım. Bir geyiğin kuvvetli bağlarla bağlanmış olduğunu gördüm. Öte yandan da bir bedevi bir örtüye bürünmüş, güneşte uyumaktaydı.
Geyik dedi ki:
- Ya Rasulallah, şu bedevi beni az Önce avladı. Ama şu dağda benim iki yavrum var. Eğer müsaade edersen beni bıraksın, gidip onları emzirenim, tekrar buraya geleyim, beni yine bağlasın, olmaz mı? Rasûlullah dedi ki:
- Böyle yapar mısın?
- Eğer böyle yapmazsam, sözümü yerine getirmezsem Ailah, Aşşar'm azabıyla beni azablandırsm. Geyiğin böyle demesi üzerine Rasûlullah (s.a.v.), onu salıverdi. O da gidip yavrularım emzirdi, tekrar dönüp geldi. Rasûlullah (s.a.v.), onu bağlarına bağlamaktayken avcı bedevi uyandı ve şöyle dedi:
- Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah, onu az önce avlamıştım. Ona ihtiyacın mı var?
- Evet.
- Senin olsun.
Böyle demesi üzerine Rasûlullah (s.a.v.), geyiği salıverdi, ö da sıçraya sıçraya koşarak çöle gitti. Hayvancağız sevinmiş olduğundan ayaklarının ikisini yere vurarak sıçrıyor ve şöyle diyordu:
- Allah'tan başka ilah olmadığına, senin de Allah rasûlü olduğuna şahadet ederim."
Hafız Ebu Bekr el-Beyhakî, Ebu Said'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Rasûlullah (s.a.v.), bir çadıra bağlanmış bir geyik gördü. Geyik ona dedi ki:
- Ya Rasulallah, beni salıver, gidip yavrumu emzireyim. Sonra tekrar döneyim ve beni yine çadıra bağla.
Rasûlullah (s.a.v.):
- Sen bir kavmin avısın. Onların çadırına bağlanmışsın, dedi. Ondan yemin etmesini istedi. O da yemin etti. Sonra bağını çözdü. Hayvancağız gittikten kısa bir süre sonra dönüp geldi. Memesindeki sütleri silkeledi. Rasûlullah (s.a.v.) da onu tekrar eski yerine bağladı. Sonra çadırın sahipleri geldiler. Geyiği kendisine hibe etmelerini onlardan istedi. Onlar da geyiği kendisine hibe ettiler. Sonra Rasûlullah, onun bağını çözdü ve şöyle buyurdu:
- Eğer sizin bildiğiniz kadar hayvanlar ölümü bilselerdi, onların asla yağlarını ve etlerini yiyemezdiniz,"
Beyhakî, Zeyd b. Erkam'm şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Peygamber (s.a.v.)'le birlikte Medine'nin bazı yollarında dolaşıyorduk. Bir bedevi çadırının önünden geçmekteyken, bir geyiğin çadıra bağlı olduğunu gördük. Geyik dedi ki:
- Ya Rasulallah, şu bedevi beni avladı. Çölde iki yavrum var, memelerimde sütüm katılaştı. Ne beni kesiyor ki, rahatımı bulup kurtulayım, ne de beni salıveriyor ki, yavrularımın yanına gideyim.
Rasûlullah buyurdu ki:
- Eğer seni salıverirsem, tekrar buraya döner misin?
- Dönerim. Eğer dönmezsem Allah beni Aşşar'm azabıyla azablandır sın.
Rasûlullah (s.a.v.), böyle demesi üzerine geyiği salıverdi. Çok geçmeden hayvancağız dilini çıkarıp soluyarak geldi. Rasûlullah da tekrar onu çadıra bağladı. Bedevi adam, yanında bir kırba su ile oraya geldi. Rasûlullah (s.a.v.) ona sordu:
- Şu geyiği bana satar mısın?
- Senin olsun ya Rasulallah.
Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), geyiği serbest bıraktı."
Ravi Zeyd b. Erkanı diyor ki:
«Allah'a yemin ederim ki, o geyiğin çölde teşbih getirdiğini gördüm. "Lâ ilahe illallah Muhammedün Rasûlullah" diyordu". Bu hadisle ilgili rivayetlerin bir kısmında münkerlik vardır. Doğrusunu Allah bilir.
Peygamber (s.a.v.)'in süte bereket katıp çoğaltması babında da anlattığımız gibi çölde iken Rasûlullah (s.a.v.)'a bir koyun gelmiş, Rasûlullah (s.a.v.) da Ebu Bekir'in azadhsı Hasan b. Said'e, o koyunu sağmasını emretmiş, o da koyunu sağmıştı. Rasûlullah, o koyunu geceleyin muhafaza etmesini Hasan'a emretmiş, ancak o farkında değilken koyun çekip gitmişti. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.):
- Onu getiren götürdü de, demişti.
Önceki sayfalarda da ifade ettiğimiz gibi bu hadis, sahabelerden iki yolla rivayet edilmiştir. Doğrusunu Allah bilir.

