Müseyleme, kavmi olan Beni Hanife kabilesinin heyetiyle birlikte Rasûlullah (s.a.v.)'a gelmişti. Rasûlullah (s.a.v.), onun yanı başında durmuş, onun şöyle dediğini işitmişti:
- Eğer Muhammed kendisinden sonra yönetimi bana bırakacak olursa kendisine tabi olurum.
Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), ona şu cevabı vermişti:
- Eğer elimdeki şu dalı isteyecek olsan bunu bile sana vermem. Eğer arkanı dönüp gidecek olursan, Allah seni gebertir. Ben senin aki-betini şöyle ve şöyle görüyorum.
Rasûlullah (s.a.v.), rüyasında elinde iki altın bilezik görmüş. Bunlar, onu iyiden iyiye düşündürmüştü. Cenâb-ı Allah, rüyasında kendisine bu altın bileziklere üflemesini vahyetmiş, üfleyince de bilezikler uçup gitmişlerdi. Bu rüyasını, ortaya çıkacak iki yalancı peygamber şeklinde tevil etmişti ki; peygamber geçinenlerden biri San'a sahibi, diğeri de Yemame sahibi idi. Bu rüyası tastamam gerçekleşmişti. Neticede bu iki yalancı peygamber ortadan kaybolmuş, hükümleri de yok olmuştu. Esved el-Ansî kendi evinde öldürülmüştü. Müseyleme'ye gelince, Cenâb-ı Allah, onu Vahşî b. Harb'in attığı bir mızrak vasıtasıyla öldürmüştü. Bu mızrak onu, devenin boynuna vurulan darbe neticesinde ölmesi gibi Öldürmüştü. Sonra da Ebu Dücane gelip kılıcıyla kafasına vurmuş, kafasını yarmıştı. Ebu Dücane, onu ölüm bahçesi denen bahçe içinde öldürmüştü. Halid b. Velid, cesedinin yanma gelip bakmış ve durmuştu. Bu cesedi, diğer cesetler arasında Mecaa b. Mürare göstermişti Halid'e.
Anlatıldığına göre Müseyleme, san renkli muhannes bir adamdı. Başka bir rivayete göre ise iri yarı ve esmer renkli imiş. Siyahi bir deveyi andınrmış. Anlatıldığına göre, o ölürken yüz dört yaşında imiş. Doğrusunu Allah bilir.
Müseyleme'den önce iki veziri ve müsteşarı öldürülmüştü. Allah onlara lanet etsin. Bu vezir ve müsteşarlardan biri, kendisine Yemame muhkemi denen Muhkem b. Tüfeyl idi. Bunu Abdurrahman b. Ebu Bekir, attığı bir okla öldürmüştü. Abdurrahman onu, kavmine savaşla ilgili taktik verirken öldürmüştü. Bu vezir ve müsteşarların ikincisi de Ne-har b. Unfuve'dir ki, ona Rical b. Unfuve denir. Bu daha önce Müslüman olmuş, sonra irtidad etmişti. Müseyleme'nin peygamberliğini tasdik etmişti. Bu şahadet hususunda Allah ikisine de lanet etsin. Cenâb-ı Allah, Rical b. Unfuve'yi öldürmeyi, şehid olmadan Önce Zeyd b. Hattab'a na-sib etmişti. Rical b. Unfuve'nin, Müseyleme'nin peygamberliğine şahadet edişinin asılsız ve yalan olduğuna, İslâm dininin esasları delâlet etmektedir.
Buharı ile diğer muhaddislerin rivayetlerine göre Müseyleme, Rasûluüah (s.a.v.)'a şu mealde bir mektup göndermiştir:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Allah rasûlü Müseyle-me'den Allah rasûlü Muhammed'e. Sana selam olsun.
İmdi ben yönetimde sana ortak oldum. Şehirler sana, obalar bana olsun. (Başka bir rivayete göre ise şöyle demiştir: Yerin yarısı sana, yarısı da bize olsun.) Ama Kureyşliler, haddi tecavüz eden bir kavimdirler."
Rasûlullah (s.a.v.) ise, Müseyleme'ye şu cevabî mektubu göndermişti:
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
Allah Rasûlü Muhammed'den yalancı Müseyleme'ye. Selam hidayete tabi olana olsun. İmdi yeryüzü şüphesiz Allah'ındır, kullarından dilediğini ona mirasçı kılar; sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır."
Önceki kısımlarda da anlattığımız gibi mel'un Müseyleme'nin söylediği sözler hezeyandan daha anlamsız ve uydurma sözlerdir. Güya o, kendisine Rahman olan Allah katından vahiy geldiğini iddia ediyordu. Allah, onun ve benzerlerinin söylediklerinden daha yücedir. O, Hz. Peygamber (s.a.v. )'den sonra yönetime tek başına sahip olacağını iddia etti. Kavmini horladı. Onlar da kendisine itaat ettiler. O, şöyle diyordu:
"Ey cariye, defi eline al. Oyna ve şu peygamberin güzelliklerini yay. Haşim oğullarının peygamberleri gitti. Yarib oğullarının peygamberi geldi."
Rasûlullah (s.a.v.)'m vefatından sonra Cenâb-ı Allah, onu çok yaşatmadı. Kendi kılıçlarından birini ona musallat kıldı. Öldürücü kumandanlarından birini onun üzerine gönderdi. O da onun karnım yardı, kafasını kırdı. Cenâb-ı Allah, onun ruhunu ateşe acilen gönderdi. Ce hennem, ne kötü bir yerleşme mekanıdır. Yüce Allah buyurdu ki:
"Allah'a karşı yalan uydurandan veya kendisine birşey vahyedil-memişken "Bana vahyolundu", "Allah'ın indirdiği gibi ben de indireceğim" diyenden daha zalim kim olabilir? Bu zalimleri, can çekişirlerken melekler ellerini uzatmış, "Canlarınızı verin. Bugün Allah'a karşı haksız yere söylediklerinizden, O'nun ayetlerine büyüklük taslamanızdan ötürü alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız." derken bir görsen!"(ei-
En'âm, 93.)
Müseyleme, Esved ve benzeri kimseler, insanlar arasında bu ayet-i kerimenin kapsamına girmeye en fazla müstahak olan kimselerdir.

