El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hurma Ağacının Rasûlullah"A Olan Sevgisi Ve Ayrılığına Dayanamayışı Yüzünden İnlemesi

Bu konuda sahabeler topluluğundan müteaddid yollarla katiyyet ifade eden birçok hadis nakledilmiştir ki, bu hadisler, hadis imamları ve hadis meydanının bahadırları nezdinde kesinlik ifade ederler. İmam Ebu Abdillah …

Bu konuda sahabeler topluluğundan müteaddid yollarla katiyyet ifade eden birçok hadis nakledilmiştir ki, bu hadisler, hadis imamları ve hadis meydanının bahadırları nezdinde kesinlik ifade ederler.

İmam Ebu Abdillah Muhammed b. İdris eş-Şafiî, İbrahim b. Mu-hammed tariki ile Übeyy b. KaVm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Mescid-i Nebevf nin üstü ağaç dallarıyla örtülü iken Peygamber (s.a.v.), bir hurma ağacına yaslanarak hutbe okurdu. Ashabtan biri dedi

ki:

- Ya Rasulallah, cuma günü üzerinde durarak hutbe okuman için sana bir minber yapalım mı? İnsanlar, o minber üzerinde senin irad ettiğin hutbeyi dinlerler.

- Olur.

Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.)'e üç basamaklı bir minber yapıldı. Minber yapılınca, Rasûlullah (s.a.v.) artık minber üzerine çıkıp hutbe okumaya başladı. O hurma ağacına yaslanmayıp minbere giderken ağaçtan bir böğürme ve bir hırıltı duyuldu. Neredeyse ağaç yarılıp parçalanacaktı. Peygamber (s.a.v.), bu sesi işitince minberden inip ağacın yanma geldi. Ağacı eliyle sivazladı. Sonra minbere döndü. Mescid-i Nebevi yıkıldığı zaman o hurma kütüğünü Übeyy b. Kal) aldı. Çürüyünceye ve kurtlar yeyip paramparça oluncaya kadar yanında idi."

Hanz Ebu Ya'lâ el-Musulî, Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), cuma gününde mescitte dikili bir hurma ağacına yaslanarak insanlara hutbe irad ederdi. Rumi bir adam, ona gelip şöyle dedi:

- Ya Rasulallah, üzerinde durup insanlara hutbe irad etmen için sana bir minber yapalım mı?

Rasûlullah'ın kabul etmesi üzerine o adam, iki basamaklı bir minber yaptı. Bu iki basamağa bastıktan sonra üçüncü basamak denebilecek bir yükseklikte oturdu. Oturunca, daha önce kendisine yaslanarak insanlara hutbe irad ettiği hurma ağacı, Rasûlullah'tan ayrılmış olmanın üzüntüsüyle inlemeye başladı. Öküz gibi böğürdü. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), minberden inerek böğürmekte olan hurma ağacını kucakladı. Kucaklayınca ağacın sesi kesildi. Sonra Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

- Muhammed'in nefsi elinde bulunan-zata yemin ederim ki, eğer ben bunu kucaklamas aydım, benden ayrılışının üzüntüsüyle kıyamete dek böylece böğürmeye devam edecekti. Böyle dedikten sonra Peygamber (s.a.v.) emir verdi, sahabeler o ağacı yere gömdüler.»

Hafız Ebu Bekr el-Bezzar, "Müsned" adlı eserinde, Enes'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Peygamber (s.a.v.), bir hurma dalına dayanarak hutbe irad ederdi. Kendisi için minber yapılınca o dalı bırakıp minber üzerine çıkarak hutbe irad etmeye başladı. Bunun üzerine o hurma dalı inlemeye başladı. Rasûlullah (s.a.v.) gelip onu bağrına bastı da sesini kesti. Sonra Ra-sûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

- Eğer ben bunu kucaklamasaydım, kıyamet gününe dek inleye-cekti."

Başka bir rivayete göre Mübarek b. Fudale, bu hadisi Hasan'dan rivayet ederek şöyle demiştir:

"Hasan, bu hadisi anlatırken ağlar, sonra şöyle derdi:

- Ey Allah'ın kulları! Kendisine olan aşkından ve Allah katındaki mertebesine olan iştiyakından ötürü bir ağaç dalı Rasûlullah için inliyor. Aslında onun huzuruna varmaya sizin daha çok iştiyakh olmanız gerekir."

İmam Ahmed b. Hanbel, Cabir b. Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Rasûlullah (s.a.v.), bir hurma dalma dayanarak hutbe irad ederdi. Oğlu marangoz olan Ensârî bir kadın dedi ki:

- Ya Rasulallah, benim marangoz bir oğlum var. Üzerinde hutbe okuman için minber yapmasını ona emredeyim mi?

- Olur.

Rasûlullah'm onaylaması üzerine marangoz çocuk, ona bir minber yaptı. Cuma günü olunca Rasûlullah, minbere çıkıp hutbe okumaya başladı. Daha önceleri kendisine dayanarak hutbe okumakta olduğu hurma dalı, çocuk gibi inlemeye başladı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), şöyle buyurdu:

- Doğrusu şu hurma dalı, zikirden mahrum olduğu için ağladı." Buharî, Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Cabir b. Abdullah el-Ensârî'nin şöyle dediğini işittim: "Mescid-i Nebevî'nin tavanı hurma dallarıyla örtülmüştü. Peygamber (s.a.v.), hutbe irad ederken bu dallardan birine dayanıyordu. Kendisi için minber yapıldığında o hurma dalının on aylık gebe deve gibi inlemeye başladığını işittik. Nihayet Rasûlullah (s.a.v.) gelip elini o dala koydu da sesi kesildi."

îmam Ahmed b. Hanbel, Cabir b. Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Rasûlullah (s.a.v.), bir ağacın gövdesine (veya dalma) dayanarak hutbe okumaya başlayınca o dal inlemeye başladı, inleyişi mescidin bütün cemaatı işitti. Nihayet Rasûlullah (s.a.v.) minberden inip geldi ve elini ona sürdü de sesi kesildi. Bazıları dediler ki: "Eğer Rasûlullah (s.a.v.), o daim yanına gelmeseydi, kıyamet gününe kadar inlemeye devam ederdi."

Ebu Bekr b. Ebi Şeybe, Ebu Hazim'in şöyle dediğini rivayet eder: "Bazıları, Sehl b. Sa'd'ın yanına gelip kendisine şöyle bir soru sordular:

- Rasûlullah'm minberi nedendi?

- Rasûlullah (s.a.v.), önceleri hutbe irad ederken bir hurma dalma

dayanırdı. Kendisine minber yapılıp da minbere çıkarak hutbe okumaya başlayınca, o dal inlemeye başladı. Nihayet Rasûlullah gelip elini onun üzerine koydu da sesi kesildi."

İmam Ahmed b. Hanbel, Affan kanalı ile tbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Rasûlullah (s.a.v.), kendisi için minber yapılmadan önce bir hurma dalma dayanarak hutbe okurdu. Minber yapılıp da minbere çıkarak hutbe okumaya başlayınca, daha önceleri kendisine dayanarak hutbe okuduğu hurma dalı inlemeye başladı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), minberden inip gelerek hurma dalını kucaklayınca sesi kesildi. Allah elçisi şöyle buyurdu:

- Eğer ben bunu kucaklamasaydım, kıyamet gününe dek inlemeye devam ederdi."

Buharî, Muhammed b. Müsenna kanalı ile Abdullah b. Ömer'in şöyle dediğim rivayet etmiştir:

"Peygamber (s.a.v.), bir hurma dalma dayanarak hutbe okudu. Kendisi için minber yapılıp da minbere çıkıp hutbe okumaya başlayınca, daha önceleri kendisine dayanarak hutbe okuduğu hurma dalı inlemeye başladı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) gelip o dalı eliyle sıvazladı."

İmam Ahmed b. Hanbel, Abdullah b. Ömer'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Mescid-i Nebevî'de bir hurma dalı vardı. Cuma günü olunca veya olağanüstü bir durum meydana gelince, Rasûlullah insanlara hutbe irad etmek istediğinde o dala dayanarak hutbe irad ederdi. Sahabeler dediler ki:

- Ya Rasulallah, sana boyun kadar yükseklikte bir minber yapalım mı?

- Siz bilirsiniz.

Bunun üzerine üç basamaklı bir minber yapıldı. Rasûlullah çıkıp üzerine oturunca, daha önceleri kendisine dayanarak hutbe irad ettiği hurma dalı -Rasûlullah'm ayrılığına dayanamadığmdan- öküz gibi böğürmeye başladı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) gelip onu kucakladı ve eliyle onu sıvazladı, nihayet sesi kesildi."

Abdb. Humeyd el-Leysî, Ebu Said el-Hudrî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Rasûlullah (s.a.v.), cuma günleri bir hurma dalma dayanarak insanlara hutbe irad ederdi. Cemaat, ona şöyle bir teklifte bulundu:

- Ya Rasulallah, Müslümanlar çoğaldı. Onlar senin şahsını görmek istiyorlar, dilersen -insanların seni görebilmeleri maksadıyla- üzerine çıkıp hutbe irad etmen için bir minber yapalım.

- Olur. Fakat bu minberi kim yapacak?

Rasûlullah'ın böyle sorması üzerine adamın biri kalkıp şöyle cevap

verdi:

- Ben yaparım.

- Yapar mısın?

- Evet (ama adam inşaallah dememişti).

- Senin adın nedir?

- Falandır.

- Otur.

Adam oturdu. Rasûlullah, sorusunu yineledi:

- Bu minberi kim yapacak?

Başka bir adam ayağa kalkıp cevap verdi:

- Ben.

- Bunu yapar mısın?

- Evet (Bu adam da inşaallah demedi).

- Adın nedir?

- Falandır.

- Otur.-

Adam oturdu. Rasûlullah, sorusunu tekrarladı:

- Bu minberi bize kim yapacak?

- Başka bir adam kalkıp şöyle cevap verdi:

- Ben.

- Yapar mısın?

- Evet (Bu adam da inşaallah dememişti).

- Adın nedir?

- Falandır.

- Otur.

Bunun üzerine adam oturdu. Rasûlullah, sorusunu tekrarladı: - Bize bu minberi kim yapacak?

- Bir başka adam kalkıp cevap verdi:

- Ben.

- Yapar mısın?

- Evet, inşaallah.

- Adın nedir?

- ibrahim'dir.

- Öyleyse yap bakalım.

Cuma günü olunca cemaat, Peygamber (s.a.v.) için mescidin son kısmında toplandı. Rasûlullah (s.a.v.) minbere çıkıp oturunca, cemaatın tam karşısına geçmiş oldu. Ama daha önceleri kendisine dayanarak hutbe irad ettiği o hurma dalı inlemeye başladı. Ben mescidin son kısmında durduğum halde inleyişini işittim. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), minberden inip ağacın yanına geldi ve onu kucakladı. İnleyişi hemen kesildi, sonra minbere döndü. Allah'a hamd-ü senada bulunup şöyle dedi:

- Doğrusu şu hurma ağacı, Rasûîullah'a olan özleminden inledi. Ondan ayrılışa dayanamadığı için inledi. Allah'a yemin ederim ki, eğer ben yanma gelip kucaklamasaydım, inleyişi kıyamet gününe dek durmayacaktı."

Hafiz Ebu Ya'lâ, Ebu Said'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Peygamber (s.a.v.), bir ağaca dayanarak her cuma günü cemaata hutbe irad ederdi. Nihayet Rumlardan bir adam gelip ona şöyle dedi:

- Dilersen senin için birşey yapayım da, üzerine oturduğunda ayakta duruyormuşsun gibi görünürsün.

- Olur.

Rasülullah'm onaylaması üzerine adam ona bir minber yaptı. Minberin üzerine çıkıp oturunca, daha önce kendisine dayanarak hutbe irad etmekte olduğu ağaç, dişi devenin kendi yavrusu üzerine inleyişi gibi inlemeye başladı. Nihayet Rasûlullah (s.a.v.), minberden inip yanına geldi. Elini üzerine koydu. Ertesi gün o ağacın yerinden alındığını gördüm.

- Bu nedir? diye sorunca, dediler ki:

- Rasûlullah, Ebu Bekir ve Ömer dün gelip bunu yerinden aldılar." Bu, garip bir rivayettir.

Haâz Ebu Ya'lâ, ağacın inleyişi ile ilgili hadisi uzun uzadıya Hz. Ai-şe'den rivayet etmiştir. Bu rivayette şu ifadelere rastlanmaktadır:

"Rasûlullah (s.a.v.), daha önceleri kendisine dayanarak hutbe irad ettiği hurma daimi dünya ve ahiretten birini tercih etme seçeneğine sahip kıldı. O hurma dalı, ahireti tercih etti ve kaybolup gitti. Yeri bilinmemektedir." Bu hadis, hem sened hem de metin bakımından gariptir.

Ebu Nuaym, Ümmü Seleme'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Rasûlullah (s.a.v.)'m, kendisine dayanarak hutbe okumakta olduğu bir ağacı vardı. Kendisine bir kürsü (ya da minber) yapıldı. Daha önceleri kendisine dayanarak hutbe irad ettiği ağaç, Rasûlullah'tan ayrı kaldığından öküz gibi böğürmeye başladı. Öyle ki, böğürüşünü mescit cemaatı işitti. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), o ağacın yanma geldi de inleyişi durdu."

imam Ahmed b. Hanbel ile Neseî, Ümmü Seleme'nin şöyle dediğini rivayet etmişlerdir:

Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

"Minberimin ayaklan, Cennet'in bir köşesindedir."

Neseî, Ümmü Seleme'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:

"Evimle minberimin arası, Cennet bahçelerinden bir bahçedir." Bu rivayetler, hurma dalının inleme

hadisesinin vukuunun kesin olduğunu hadis imamları nezdinde katiyyetle ifade etmektedirler. Hadis

ricalinin durumunu bilmekle beraber bu konu üzerinde düşünüp iyice tetkik yapan kimselerde bu

hadisenin kesinlikle vuku bulduğunu anlayacaklardır. Yardımına başvurulacak olan zat, yüce

Allah'tır.

Hafiz Ebu Bekr el-Beyhakî, Amr b. Sevad'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Şafiî bana dedi ki:

- Yüce Allah, Muhammed (s.a.v.)'e verdiği mucizeleri hiçbir peygambere vermiş değildir.

- Ama Ölüleri diriltme mucizesini İsa'ya vermiştir.

- Muhammed'e de hurma dalını inletme mucizesini vermiştir. Daha Önceleri yanında durup

kendisine dayanarak hutbe irad ettiği hurma dalı, kendisi için minber yapılınca inlemeye başlamış

ve sesi cemaat ta-rafindan duyulmuştur. Bu mucize, Isa'nmkinden daha büyüktür."