El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hz. Peygamber'în İbadeti Ve Bu Hususta Kendînî Yorması

Aişe dedi ki: «Rasûlullah (s.a.v.), o kadar oruç tutardı ki, "artık orucuna ara vermeyecek" derdik. Yine oruca o kadar ara verirdi ki, "artık hiç oruç tutmayacak" derdik. Onu geceleyin namazda görmek isteme-sen de …

Aişe dedi ki: «Rasûlullah (s.a.v.), o kadar oruç tutardı ki, "artık orucuna ara vermeyecek" derdik. Yine oruca o kadar ara verirdi ki, "artık hiç oruç tutmayacak" derdik. Onu geceleyin namazda görmek isteme-sen de mutlaka namazda görürdün. Yine onu geceleyin uyku halinde görmek istemesen de mutlaka uyku halinde görürdün. Ramazan ayında ve diğer aylarda on bîr rekattan fazla namaz kılmazdı. Bunu da şöyle yapardı. Önce dört rekat namaz kılardı. O rekatların güzelliğini ve uzunluğunu sorma gitsin. Sonra dört rekat daha kılardı. O rekatların da güzelliklerini ve uzunluklarını sorma gitsin. Sonra da üç rekat vitir namazı lalardı. Sûreyi ağır ağır, tertil üzere okurdu. Öyle ki, en uzun okuyan kimseden daha uzun şekilde okurdu. O kadar uzun müddet kıyamda dururdu ki, kıyamının zorluğundan neredeyse ona ağıt dökerdim.»

Ibn Mesud der ki: "Ben Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikte bir gece namaz kıldım. Birinci rekatta elBakara, en-Nisâ ve Al-i îmrân sûrelerini okudu. Sonra rükûunu da bu nisbette uzattı. Rükûdan kalkışını da secdeye varışım da bu nisbette uzattı."

Ebu Zerr (r.a.) dedi ki: "Rasûlullah (s.a.v.), bir gece sabaha dek namaz kıldı. Şu ayeti okudu:

«Onlara azab edersen, doğrusu onlar senin kullarındır; onları bağışlarsan, güçlü olan, Hakim olan şüphesiz ancak sensin.» (ei-Maide, ııs.)

Bütün bu hadisler, Buharı ve Müslim'in sahihleri ile diğer sahih hadis kitaplarında mevcuttur. Bu hususları "el-Ahkâmü'1-Kebir" adlı kitabımızda genişçe anlattık.

Buharı ve Müslim'in sahihlerinde Muğire b. Şube'nin şöyle dediği rivayet edilir:

«Rasûlullah (s.a.v.), o kadar uzun süre kıyamda dururdu ki, ayakları şişip yaralanırdı. Kendisine şöyle soruldu:

- Allah, senin geçmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışlamadı mı?

- Öyle ama ben şükredici bir kul olmayayım mı?»

Sellam b. Süleyman, Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: «Bana koku ve kadın sevimli kılındı. Göz aydınlığım da namazda oldu.»

İmam Ahmed b. Hanbel, Ibn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

Cebrail, Rasûlullah (s.a.v.)'a şöyle dedi: «Namaz sana sevimli kılındı. Ondan dilediğin kadarını al.» Buharî ve Müslim'in sahihlerinde Ebu Derda'nm şöyle dediği rivayet edilmiştir:

«Ramazan ayında şiddetli bir sıcakta Rasûlullah (s.a.v.) ile beraber bir sefere çıktık. Aramızda Rasûlullah (s.a.v.) ile Abdullah b. Reva-ha'dan başka oruçlu bir kimse yoktu.»

Buharî ve Müslim'in sahihlerinde, Alkame'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir:

«Aişe'ye şöyle bir soru sordum:

- Rasûlullah (s.a.v.), ibadetlerinin bir kısmını özellikle bazı günlerde mi yapardı?

- Hayır, onun ameli devamlıydı. Rasûlullah'm yapabildiği ibadeti, sizden hangi biriniz yapabilir?»

Buharî ve Müslim'in sahihlerinde, Hz. Aişe'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.) visal orucu tutardı, ama ashabını visal orucu tutmaktan men eder ve şöyle derdi: «Ben sizlerden herhangi biri gibi değilim. Ben, Rabbimin yanında gecelerim. O, bana yedirip içirir.»

Doğrusu şu ki, bu yedirme ve içirme manevidir. Nitekim Ibn Asım, Rasûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: «Hastalarınızı yemeye ve içmeye zorlamayın. Çünkü yüce Allah, onlara yedirir ve içirir.»

Şair, ne güzel söylemiş:

"Seni anarken o sevgilinin ne güzel sözleri vardır ki, o sözler onu yemekten ve içmekten alıkoyar." Nadr b. Şumeyl, Muhammed b. Amr kanalı ile Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: «Ben günde yüz kere Allah'tan mağfiret dileyip tevbe ederim.»

Buharî, Abdullah b. Mesud'un şöyle dediğini rivayet etmiştir:

Rasûlullah (s.a.v.), bana şöyle buyurdu: .

- Bana Kur'ân oku.

- Kur'ân sana nazil olduğu halde ben mi sana Kur'ân okuyacağım?

- Ben onu başkasından duymaktan hoşlanıyorum.

Ben de ona en-Nisâ sûresini okudum. Şu ayete geldiğimde "yeter" dedi:

«Her ümmete bir şahid getirdiğimiz ve ey Muhammed, seni de bunlara şahid getirdiğimiz vakit durumları nasıl olacak?» (en-Nisâ, 4i.)

Evet, bu ayete vardığımda bana, "yeter" dedi. Dönüp bana baktı, gözlerinin yaşarmakta olduğunu gördüm.»

Sahih hadiste sabit olduğuna göre Rasûlullah (s.a.v.), kendi yatağının üzerinde bir hurma görür ve şöyle derdi: «Bu hurmanın zekat malı olmasından korkmasaydım mutlaka yerdim.»

îmam Ahmed b. Hanbel, Veki' kanalı ile Amr b. Şuayb'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), geceleyin böğrünün altında bir hurma gördü. Onu yedi, ama o gece uyumadı. Kadınlarından biri ona dedi ki:

- Ya Rasulallah, bu gece uykun kaçtı herhalde?

- Böğrümün altında bir hurma tanesi gördüm, onu yedim. Oysa bizim yanımızda zekat hurmalarından bir miktar vardı. Korkarım ki bu yediğim hurma, zekat hurmalarmdandı.»

İnancımız odur ki, yediği hurma tanesi zekat hurmalarından değildi. Çünkü Rasûlullah (s.a.v.) masum idi. Ama o, aşın derecedeki vera' ve takvasından o gece uyuyamamıştı.

Sahih hadiste belirtildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: «Vallahi ben sizin en takvalmızım ve nelerden sakınmak gerektiğini de en iyi bileninizim.» Başka bir hadiste Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: «Seni şüpheye düşüren şeyi bırak, şüpheye düşürmeyen şeylere sarıl.»

Hâmmad b. Seleme, Mutarrif b. Abdullah b. eş-Şehir'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.)'ın yanma gittim. Namaz kılıyordu. Kazan sesi gibi karnından ses geliyordu.» Başka bir rivayette ise göğsünden değirmen sesi gibi ses geldiği ifade edilmiştir. Yani ağladığından bu ses duyuluyordu.»

Beyhakî, Ebu Küreyb Muhammed b. A'la el-Hemedanî kanalı ile Ibn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Ebu Bekir dedi ki:

- Ya Rasulallah, ihtiyarladığını görüyorum!

- Hûd, el-Vakıa, el-Mürselât, Amme yetesâelûne ve İze'ş-şemsu Kuvviret sûreleri beni ihtiyarlattı!» Beyhakî, Ebu Said'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Ömer b. Hattab dedi ki:

- Ya Rasulallah, ne çabuk ihtiyarladın.

- Hûd sûresi ile kardeşleri olan el-Vâkıa, Amme yetesâelûne ve İze'ş-şemsu Kuvviret sûreleri beni ihtiyarlattı.»