Buharı, Muhammed b. Kesir kanalı ile Ibn Mesud'un şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki:
- Emirlerden bazı eziyetler ve hoşlanmadığınız işler göreceksiniz.
- Ya Rasulallah, o zaman ne yapmamızı emredersiniz?
- Başkalarının sizin üzerinizdeki haklarını ödersiniz ve kendi hakkınızı da Allah'tan dilersiniz."
Buharı, Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:
- Kureyş'ten şu kabile, insanları mahvedecektir. Dediler ki:
- Ya Rasulallah, ne yapmamızı emredersiniz?
- Keşke insanlar bunlardan uzak dursalardı." Buharî, Said el-Ümevî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Ben, Mervan ve Ebu Hüreyre ile beraber bulunuyordum. Ebu Hü-reyre'nin şöyle dediğini işittim: - Sözü doğru ve tasdik edilmiş (Rasûlullah)'m şöyle buyurduğunu işittim: "Ümmetimin mahvoluşu, Kureyş'ten bazı gençlerin eliyle olaçaktır."
Mervan:
- Bazı gençlerin eliyle mi? diye sorunca, Ebu Hüreyre şu cevabı verdi:
- istersen onların adlarını da veririm. Falan oğlu falan diyebilirim."
imam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Rasûlullah (s.a.v.)'m şöyle buyurduğunu işittim: "Ümmetimin mahvoluşu, bazı gençlerin eliyle olacaktır." Yönetime geçmeden önce Mervan dedi ki:
- O gençler, bizimle beraber cemaat içindedirler. Ama Allah'ın laneti onların üzerine olsun.
Ebu Hüreyre de dedi ki:
- Ama vallahi istersem, o gençlerin adlarını sayarım ve falan oğlu falan diye isim belirtirim.
Ravi Said b. Amr b. Said diyor ki:
Ben, hükümdarlığa geçmelerinden sonra babam ve dedemle birlikte Mervan oğullarına giderdim. Onların, insanları çocuklara be^at ettirdiklerini gördüm, hatta bazı çocukları kundağa sarılı olduğu halde halkı onlara beyat ettirirlerdi. O esnada Mervan, bize şöyle dedi:
- Belki de kendilerine bey'at ettiğiniz şu çocuklar, Ebu Hüreyre'nin, Rasûlullah'tan duyduğunu söylediği çocuklardır. O, şu hükümdarların birbirlerine benzediklerini söylüyor."
İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Sözü doğru ve tasdik edilmiş Rasûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu işittim:
"Ümmetimin mahvı, Kureyş'ten beyinsiz bazı genç emirler eliyle olacaktır."
imam Ahmed b. Hanbel, Ebu Said el-Hudrî'den rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Hicretin altmışıncı yılından sonra bazı namazı zayi eden, şehvetlere uyan ve azgınlıklarının karşılığını bulan halifeler gelecektir. Onlardan sonra da Kuran okuyan halifeler gelecektir ki, okudukları Kuran, onların kürek kemiklerini geçmez. Kur'ân'ı üç kişi okur. Bunlardan biri mü'min, biri münafık, biri de facirdir."
Beşir dedi ki: Ben Velid'e şöyle bir soru sordum:
- Kur'ân'ı okuyan bu üç kişinin açıklaması nasıldır?
- Münafik, Kur'ân'ı inkar eder. Facir, Kur'ân'ı vasıta ederek dünya malı yer. Mü'min de Kur'ân'a iman eder."
Beyhakî, Şa'bî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Hz. Ali, Sıffin savaşından döndüğünde şöyle dedi: "Ey insanlar! Muaviye'nin emirliğinden hoşlanmazlık etmeyin. Siz onu kaybederseniz, ondan sonra kafaların Ebu Cehil karpuzu gibi omuzlardan fırladıklarını göreceksiniz."
Beyhakî, Umeyr b. Hani'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Ebu Hüreyre, Medine sokaklarında dolaşarak şöyle diyordu: "Allah'ım! Beni hicretin altmışıncı senesine ulaştırma. Yazıklar olsun size ey insanlar! Muaviye'nin saçlarının favori kısmına tutunun, onu bırakmayın. Allah'ım! Sen beni, çocukların emirliklerinin zamanına ulaştırma."
Beyhakî dedi ki: Ali ile Ebu Hüreyre de: "Biz bunu Rasûlullah'tan işittik" diyorlardı.
Yakub b. Süfyan, Ebu Ubeyde b. Cerrah'tan rivayet etti ki, Ra-sûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Beni Ümeyye'den bir adam kırıp köreltmedikçe bu iş (din), mutedil bir şekilde adaleti yerine getirerek devam edecektir." Beyhakî, Ebu Zerr'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Rasûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu işittim: "Benim sünnetimi, ilk olarak Beni Ümeyye'den bir adam değiştirecektir."
Sünneti değiştiren ilk adamın, Yezid b. Muaviye b. Ebi Süfyan olması muhtemeldir. Doğrusunu Allah bilir.
Ben derim ki: Yezid b. Muaviye açısından insanlar çeşitli kısımlara ayrılırlar. Bir kısmı, onu sever ve onu dost sayar ki, bunlar bazı Şamlılardır. Rafîzîlere gelince bunlar onu tahkir eder, çirkin görür ve ona, yapmadığı bazı işleri isnad ederler. Hatta çoğu Rafizîler, onu zındıklı-hkla itham ederler. Oysa o, zındık değildi. Başka bir grup insan da vardır ki onu sevmezler, ama ona küfretmezler. Çünkü onun -Rafizîlerin iddia ettikleri gibi- zındık olmadığını bilirler. Ama onun zamanında çok feci hadiseler ve hoş karşılanmayan çirkin olaylar cereyan etmiştir. Bu olayların en fecii, Hz. Ali'nin oğlu Hüseyin'in Öldürülmesinden Yezid'in haberi yoktu. Onun bilgisi dahilinde öldürülmemişti. Belki de o, bundan memnun olmamıştı, ama bu olayı da kmamamıştı. Bu, gerçekten çirkin bir olaydır. Yine onun zamanında cereyan eden çirkin olaylardan biri de Hz. Peygamber'in şehri. Medine'de cereyan eden Harre vak'asıdır. Yeri geldiğinde, bunu detaylı bir şekilde açıklayacağız.

