Bunu yeri geldiğinde inşaallah açıklayacağız. Buharı, Ebu HüreyT re'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki;
"Siz ayakkabıları keçe olan bir kavim ile savaşmadıkça ve küçük gözlü, kırmızı yüzlü, basık burunlu, yüzleri -deri üstüne deri kaplanmış kalkanlar gibi- kalın etli Türklerle savaşmadıkça kıyamet kopmaya-caktır. Bu işin içine düştüğünde onların bundan en çok nefret edenlerini, insanların en hayırlısı olarak bulacaksınız. İnsanlar madenler gibidirler: Cahiliyette seçkin olanları, İslamiyet'te de seçkin olanlarıdır. Sizden birinizin üzerine öyle bir zaman gelecektir ki, beni görmesi, mal ve evlad sahibi olmaktan daha çok hoşuna gidecektir."
Buharı, Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki:
"Siz, Acemlerden kırmızı yüzlü, basık burunlu, küçük gözlü, yüzleri -deri üstüne deri kaplanmış kalkanlar gibi- kalın etli ve ayakkabıları keçeden olan Huz ve Kirman halkı ile savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır."
İmam Ahmed b. Hanbel, Amr b. Saleb'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
Rasûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu işittim:
"Ayakkabıları keçe olan (veya keçeden yapılan ayakkabı giyen) bir milletle savaşmanız, kıyamet alametlerindendir. Geniş yüzlü bir kavimle savaşmanız da kıyamet alametlerindendir. Onların yüzleri, deri üstüne deri kaplanmış kalkanlar gibi kalın etlidir."
Türklerle yapılan savaş, sahabelerin son zamanlarında vuku bulmuştur. Yapılan savaşta sahabeler, Türklerin en büyük putunu kırmışlardı. Yeri geldiğinde bunu tafsilatlı bir şekilde inşaallah açıklayacağız. Güç ve kuvvet Allah'tandır. Başarı O'ndan gelir.

