Buharı ve Müslim'in sahihlerinde, Abdullah b. Ömer'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:
"Rasûlullah (s.a.v.), ahir Ömründe bir gece bize yatsı namazını kıldırdı. Selam verdikten sonra
kalkıp şöyle dedi:
- Şu gecenizi görüyor musunuz? Doğrusu yüz senenin başında, bugün yeryüzünde bulunanlardan
hiç kimse kalmayacaktır. Orada bulunanlar, Rasûlullah'm bu sözünden korktular ve yüz sene sonra
dünyada insan kalmayacağını zannettiler. Oysa Rasûlullah böyle demekle, kendi çağında
yaşayanların, o zaman artık hayatta olmayacaklarını kas-detmişti."
«Sahih-i Müslim»de, Cabir b. Abdullah'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:
"Rasûlullah'm/vefatından bir ay önce şöyle buyurduğunu işittim:
"Kıyamet saatim soruyorlar. Oysa kıyametin ne zaman kopacağına dair bilgi ancak Allah
k:atmdadır. Allah'a yemin ederim ki, yeryüzünde şu anda nefes almakta olan hiçbir canlı yüz sene
sonra hayatta olmayacaktır."
Bu ve benzeri hadisler;, Hızır'ın şu anda dünyada mevcut olmadığını ileri süren imamlar için bir
delil teşkil etmektedir. Nitekim bunu «Kısa-su'l-Enbiya»da Hızır'dan bahsederken nakletmiştik, Bu hadis, Hz. Pey-gamber'in böyle dediği zamanda yaşayan insanların yüz sene sonra hayatta olmayacaklarına dair keöin bir nasstır. Bu hadis ayniyle de tahakkuk etmiştir ve sahabelerden o andan itibaren yüz sene sonra hayatta kalan bir kimse de bilmiyoruz. IŞütün insanlar da o andan itibaren yüz sene sonra hayatta kalamamışl&trdır.
Sonra bazı âlimler, bu hükmen, her yüz sene için geçerli olacağını söylemişlerdir. Ancak hadiste bun\a temas eden bir ifade yoktur. Doğrusunu Allah bilir.
Muhammed b. Ömer el-Vakidü Abdullah b. Büsr'ün şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasûlullah (s.a.v.), elini basımım üzerine koydu ve şöyle buyurdu: "Şu çocuk bir asır yaşayacaktır." Vakiflî dedi ki: "Abdullah b. Büsr, yüz sene yaşadı."
«Tarih» adlı eserde Buharı, Ebu Hayat Şureyh b. Yezid'in de böyle dediğini rivayet etmiştir. Başka railer;, buna şu sözleri de eklemişlerdir: Abdullah b. Büsr'ün yüzünde çıban vlardı. Bu çıbanlarla ilgili olarak Rasûlullah şöyle buyurdu: "Yüzündeki şu\çıban gitmedikçe, bû çocuk ölmeyecektir." Gerçekten de Abdullah, yüzündeki çıbanlar yok olmadan vefat etmedi."
Vakidî ve birkaç tarihçi de şöyle dedi: "Abdullah b. Büsr, Humus'ta hicretin seksensekizinci senesiyle doksandördüncü seneleri arasında vefat etti. O, Şam'da en son kalan sahabe olmuştu."

