El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Işık Mucizesi

Buharı, Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Ashabdan iki adam, Rasûlullah'm yanından çıkıp gittiler. Önlerinde iki kandil gibi aydınlık vardı. Birbirlerinden ayrıldıklarında da her birinin önünde birer …

Buharı, Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Ashabdan iki adam, Rasûlullah'm yanından çıkıp gittiler. Önlerinde iki kandil gibi aydınlık vardı. Birbirlerinden ayrıldıklarında da her birinin önünde birer kandil gibi aydınlık vardı. Evlerine ulaşıncaya kadar bu aydınlık devam etti."

«Abdurrezzak, Enes'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Üseyd b. Hudayr el-Ensârî ile Ensâr'dan bir başka adam, Peygamber (s.a.v.)'in yanına gidip bir işlerini konuştular. Gece ilerlemişti. O gece de çok karanlıktı. Nihayet Rasûlullah'm yanından çıkıp evlerine gitmek üzere yola koyuldular. Her birinin elinde de bir değnek vardı. Değnekleri, onlara ışık saçtı. Değneklerinin ışığına bakarak yürüdüler. Sonra yolları ayrıldı. Bu defa herbirinin değneği kendisine ışık saçtı ve değneklerinin ışığından istifade ederek evlerine vardılar." Beyhakî, Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasûlullah (s.a.v.)'la beraber yatsı namazını kılıyorduk. O, namaz kılarken secdeye vardığında Hasan ile Hüseyin sırtına atlıyorlardı. Başım secdeden kaldırdığında onları sırtından alıp yere yumuşak bir şekilde bırakıyordu. Ama yine secdeye varınca, onlar yine sırtına atlıyorlardı. Namazım tamamladıktan sonra birini bir tarafa, diğerini de bir tarafa bıraktı. Bundan sonra yanma gidip:

- Ya Rasulallah, bunları annelerine götüreyim mi? diye sordum. O esnada şimşek gibi bir aydınlık zuhur etti. Raşûlullah da onlara:

- Haydi annenize gidin, dedi. Onlar da o nurun aydınlığından istifade ederek evlerine gittiler ve nihayet içeri girdiler."

«Tarih» adlı eserde Buharı, Amr el-Eslemî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Çok karanlık bir gecede Rasûlullah'la beraberdik. Ayrıldık, parmaklarım ışık saçtı. Onların ışıklarından yararlanarak yoluma devam ettim."

Beyhakî, Ebu Abs'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Namazlarımı Raşûlullah (s.a.v.)'la beraber kılıyor, sonra Beni Harise yurduna dönüyordum. Yağmurlu, karanlık bir gecede mahallemize dönmek üzere Mescid-i Nebevfden dışarı çıktım. Değneğimden bir nur zuhur etti. 3 nurun aydınlığından yararlanarak Beni Harise yurduna ulaştım."

Beyhakî der ki: Ebu Abs, Bedir gazvesine katılanlardandır.

Ben derim ki, Tabiinden Yezidb. Esved adlı zattan rivayet ettiğimize göre Ebu Abs, Cisr'den gelip Dımaşk camiinde namaz kılarmış. Belki de o karanlık gecede ayak baş parmağı ona aydınlık saçmıştır.

Tufeyl b. Amr ed-Devsf nin hicretten önce Mekke'de İslâm'a girişine dair kıssayı önceki kısımlarda nakletmiştik. Bu kıssada anlatıldığına göre o, kavmim İslâm'a davet etmek için keramet olarak gösterebileceği birşeyi Rasûlullah'tan istemişti. Bu dileği kabul edilmiş olacak ki o, kavmine giderken tepe aşağı inişinde iki gözünün arasında bir nur belirmiş ve etrafa aydınlık saçmış. Bunun üzerine kendisi de: "Allah'ım, korkarım ki kavmim bunun, benim için bir azab olduğunu sanırlar?" demiş, bu yüzden Cenâb-ı Allah da o aydınlığı gözlerinin arasından alıp değneğinin ucuna aktarmıştı ve kavmi de değneğinin ucundaki aydınlığı, kandilden saçılan ışık gibi görmeye başlamışlardı.