Beyhakî, Ali b. Ahmed b. Abdan kanalı ile Muaykib el-Yemanî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Veda haccını ifa ettim. Mekke'ye gidip bir eve girdim. Orada Hz. Peygamber (s.a.v.)'i gördüm. Yüzü dolunay gibiydi. Ondan hayret verici birşey duydum. Adamın biri, yeni doğan çocuğunu doğumunun ilk gününde Rasûlullah'a getirdi. Rasûlullah, o bir günlük bebeğe şöyle sordu:
- Ben kimim?
- Sen Allah'ın Rasûlüsün.
- Doğru söyledin. Allah seni mübarek kılsın.
Rasûlullah, çocuğa böyle dedikten sonra sözünü şöyle sürdürdü: "Bu çocuk, gençlik çağına erinceye kadar artık hiç konuşmayacaktır."
Babam dedi ki: Biz o çocuğa, «Müberekü'l-Yemame» adını taktık. Şasune dedi ki: Ben, Ma'mer'e uğradım, ama ondan böyle birşey duymadım."
Ben derim ki: insanlar bu hadis yüzünden Muhammed b. Yunus el-Kadimî hakkında konuşmuşlar, onu inkar etmişler ve bu şeyhini de ga-ribsemişlerdir. Aslında bu, ne aklen ne de şer'an inkar edilecek birşey değildir. Sahih hadiste de sabit olduğu gibi Cüreyc el-Abid, fahişe bir kadının bebeğini konuşturmuş ve çocuğa şöyle bir soru sormuş:
- Ey Ebu Yunus, sen kimin oğlusun?
- Çobanın oğluyum!
Bunun üzerine israil oğulları, Cüreyc el-Abid'în suçsuz olduğunu anlamışlardı. Ona nisbet edilen fuhşun gerçek olmadığına inanmışlardı.
Beyhakî, Şemr b. Atiyye'nin şeyhlerinden birinin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Gençlik yaşma vardığı halde doğumundan beri konuşmayan bir adamı Rasûlullah'a getirdiler. Rasûlullah, ona sordu:
- Ben kimim?
- Sen Allah'ın rasûlüsün."
Hakim, Şemr b. Atiyye'nin şeyhlerinden birinin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Kadının biri, hareket etme çağına gelmiş oğlunu Rasûlullah'a getirdi ve şöyle dedi:
- Ya Rasulallah, oğlum doğduğundan beri hiç konuşmadı. Rasûlullah:
- Onu yanıma getir, dedi. Kadın da oğlunu Rasûlullah'm yanına yaklaştırdı. Rasûlullah (s.a.v.) ona: - Ben kimim? diye sorunca çocuk:
- Sen Allah Hasûlüsün, diye cevap verdi."

