Bundan sonra hicri onikinci senenin safer ayında Mizar vak'ası meydana geldi. Buna, adını bir nehirden alan Seni vak'ası da denir.
İbn Cerir dedi ki: Bu vak'ayla ilgili olarak insanlar dediler ki: "Safer aylarının en kıymetlisi! Bu ayda her zorba, nehirlerin birleştiği yerde öldürüldü." Halkın böyle demesinin sebebi şuydu: Hürmüz, Erdeşir ile Şi-ra'ya mektup yazmış; Halid'in Yemame'den kendilerine doğru geldiğini bildirmişti. Risra da Hürmüz'e Karin b. Karyanes komutasında takviye kuvveti göndermişti. Ancak bu takviye kuvveti Hürmüz'e ulaşmadan Halid onunla savaşmış ve o, beraberindeki bazı Farslı askerlerle firar etmişti. Sonra da Karin komutasındaki takviye kuvvet Hürmüz'le karşılaşmış, güçlerini birleştirmişler ve tekrar Halid'in üzerine gelmek için birbirlerini savaşa teşvik etmişlerdi. Mizar denen mıntıkaya doğru yürümüşlerdi. Karin b. Karyanes komutasındaki askeri birliğin sağ ve sol kanatlarında yine Kubaz ile Enuşecan vardı.
Halid, onların bu gelişlerinden haberdar olunca, beraberindeki Zatü's-Selâsil gazvesinden elde edilme ganimetlerin beşte birini ayırıp Velid b. Ukbe ile birlikte Ebu Bekir'e gönderdi ve durumu haber verdi. Sonra da beraberindeki askerlerle birlikte hareket etti. Nihayet Mizar mıntıkasına gelip ordugah kurdu. Askerlerini tabiye etti. İdealleri uğruna öfkeli bir şekilde savaştılar. Karin, mübareze için ortaya çıktı. Karşısına Halid b. Velid dikildi. Ama bahadır komutanlardan öne atılan Makil b. A'şâ b. Nebbaş, Karin'i öldürdü. Adiy b. Hatim de Kubaz'ı, Asım ise Enuşecan'ı öldürdü. Farslılar kaçtılar, Müslümanlar peşlerine düştüler. O gün Farslılardan 30.000 kişiyi öldürdüler. Birçokları da nehirlerde ve sularda boğuldu. Halid, Mizar mıntıkasında kaldı ve öldürülen Farslıların üzerindeki eşyaları ganimet olarak aldı.
Karin, Fars milleti içinde şeref sahibi bir kimse idi. Halid, ganimetlerin kalan kısmını da toplayıp beşe böldü. Beşte birlik payı ve fetih müjdesini Ebu Bekir es-Sıddık'a gönderdi. Ganimetlerin beşte birlik payını ve' fetih müjdesini Ebu Bekir'e götüren kişi, Beni Adiy b. Ka'b'ın kardeşi Said b. Numan idi. Halid, orada bir süre daha kaldı ve ganimetlerin beşte dörtlük payını da askerler arasında paylaştırdı. Kuşatma altına aldığı savaşçıların çoluk çocuklarım esir aldı, ama çiftçilere ilişmedi. Cizye vermelerim kabul etti. Esir almanlar arasında Habib Ebu Hasan el-Basrî adındaki bir Hristiyan, Osman'ın azadhsı Mafenne ve Muğire b. Şube'nin azadhsı Ebu Ziyad da vardı.
Halid b. Velid, askerlerin komutasını Said b. Numan'a, cizye idaresini Süveyd b. Mukrin'e verdi. Süveyd'e, Hafîr kentine gidip malları toplamasını emretti. Kendisi de düşman hakkında haberler araştırmak için orada kaldı.

