El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Temim Ed-Dârî'nîn Kerameti

Hafız el-Beyhakî, Muaviye b. Harmel'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Medine'nin kara taşlığında bir ateş görüldü. Bunun üzerine Hz. Ömer, Temim ed-Dârfye gelip: - Şu ateşin yanma gel bakalım, dedi. O da şu karşılığı …

Hafız el-Beyhakî, Muaviye b. Harmel'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Medine'nin kara taşlığında bir ateş görüldü. Bunun üzerine Hz. Ömer, Temim ed-Dârfye gelip:

- Şu ateşin yanma gel bakalım, dedi. O da şu karşılığı verdi:

- Ey mü'minlerin emiri, ben kimim, ben neyim ki oraya geleyim?

Hz. Ömer ısrar etti, nihayet o da çaresiz, kalkıp onunla birlikte ateşin yanma geldi. Ben de ikisinin peşinden oraya gittim. Ateşin yanına gittiler. Temim ed-Dârî ateşi elleriyle iteledi, iteledi, nihayet boğaza kadar götürdü. Kendisi de ateşin ardı sıra oraya girdi. Hz. Ömer, o esnada şöyle diyordu:

- Gören, görmeyen gibi değildir (Bu sözünü üç kez tekrarlamıştı.)."