El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Velce Olayı

Hicri onikinci senenin safer ayında Velce vak'ası oldu. tbn Cerir'in anlattığına göre Mizar'da vuku bulan hadise, Karin ve arkadaşları tara-nndan o günkü Fars hükümdarı Erdeşir'e ulaştırılınca o, Enzer Zağar adında …

Hicri onikinci senenin safer ayında Velce vak'ası oldu. tbn Cerir'in anlattığına göre Mizar'da vuku bulan hadise, Karin ve arkadaşları tara-nndan o günkü Fars hükümdarı Erdeşir'e ulaştırılınca o, Enzer Zağar adında bahadır bir komutan maiyyetinde askeri bir birliği takviye olarak gönderdi. Enzar Zağar, Sevadlı olup Medain'de doğmuş, orada yaşamıştı. Enzer Zağar ile birlikte başka bir komutan da vardı ki, bu Beh-men Cazeveyh idi. İkisi birlikte el-Velce denen mıntıkaya gittiler. Halid, bunların gelişinden haberdar olunca, beraberindeki askerlerle bir likte harekete geçti. Yerine vekil olarak bıraktığı komutanın uyanık olmasını, asla gaflete düşmemesini tavsiye etti.

Enzer Zağar ve beraberindeki askerler gelip Velce'de diğerleriyle birleştiler. Müslümanlarla şiddetli bir çarpışmaya giriştiler ki bu çarpışma, önceki Mizar savaşma nisbetle çok daha şiddetliydi. Öyle ki, iki taraf da sabırlarının artık tükenmiş olduğunu düşünmeye başladılar. Halid'in cephe gerisinde pusuya yatırdığı askerler beklemede idiler. Çok geçmeden pusudaki bu askerler sağdan soldan ortaya çıkmaya başladılar. Bunları Halid önden, pusudaki askerler de arkadan yakaladılar. Farslılar birbirlerinden habersiz kaldılar. Kimin kim tarafından nerede öldürüldüğünü bilemez oldular. Enzer Zağar, bu savaştan kaçtı, ama susuzluktan öldü. Sonra Halid kalkıp askerlere nutuk irad etti. Onları Acem beldelerine rağbet ettirdi. Arap beldelerinde bir fayda kalmadığını ifade edip şöyle dedi:

- Buradaki yiyecekleri görmüyor musunuz? Allah'a yemin ederim ki, eğer Allah yolunda cihad etmek ve İslâm'a davetle yükümlü olmasaydık, amacımız da sadece geçimimizi sağlamak olsaydı, bu ovaları ele geçirmek için savaşmamız, en uygun görüş olacaktı ki buraya biz daha layık olalım. Açlığı geride bırakalım. Yokluktan kurtulalım ve üzerimizdeki geçim yükünün altından çıkalım."

Bu nutkunu irad ettikten sonra Halid, ganimetleri beşe böldü. Beşte birini Hz. Ebu Bekir'e gönderdi. Kalan beşte dördü de savaşçılar arasında paylaştırdı. Düşman savaşçılarının çoluk çocuğunu esir aldı. Çiftçilerden de cizye almayı kabul etti.

Seyf b. Ömer, Şa'bî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Velce savaşında Halid, Acemlerden 1000 erkeğe.bedel birisi ile karşı karşıya gelip vuruştu ve onu öldürdü, sonra da cesedine yaslanıp öğle yemeğini getirmelerini emretti. îki saf arasında uzanmış olan o cesede dayanmış vaziyette öğle yemeğini yedi.