İmam Ahmed b. Hanbel, Fezzare b. Ömer tariki ile Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasûlullah (s.a.v.), bir gazaya gitti. Gazada Müslümanlar açlığa maruz kaldılar. Yemeğe şiddetle ihtiyaç duydular. Develerini kesmeleri için Rasûlullah'tan izin istediler. Rasûlullah da onlara bu izni verdi. Rasûlullah'm izin verdiğini duyan Hz. Ömer gelip şöyle dedi:
- Ya Rasulallah, develeri, onları taşıyıp düşmana götürüyor. Şimdi de bu develerini kesecekler mi? Sen yemeklerinin kırıntılarını getirmelerini söyle ve bu kırıntılara bereket katması için yüce Allah'a dua et.
- Olur, öyle yapalım.
Yemeklerinin kırıntılarını getirmeleri için sahabelere çağrıda bulundu. Oradakiler de yanlarında kalan yemek kırıntılarını getirdiler. Rasûlullah, bu kırıntıları bir araya getirdi. Sonra bereket katması için yüce Allah'a dua etti. Sonra kaplarını getirmelerini emretti. Kaplarını getirip yemekle doldurdular. Çok miktarda yemek de arta kaldı. O esnada Rasûlullah (s.a.v.) şöyle dedi:
- Allah'tan başka ilah olmadığına şahadet ederim. Benim de Allah'ın kulu ve elçisi olduğuma şahadet ederim. Her kim bu iki şahadet hususunda şüphesi bulunmaksızın Aziz ve Celil olan Allah'ın huzuruna varırsa, Cennet'e girer.»
îmam Ahmed b. Hanbel, Ali b. Ishak kanalı ile Ebu Amre el-Ensârî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Rasûlullah (s.a.v.) ile bir savaşta beraberdik. Askerler içinde açlık başgösterdi. Ashab, Peygamber (s.a.v.)'den bir kısım hayvanlarını kesmek için izin isteyip:
- Allah buna bizi mecbur bıraktı, dediler.
Rasûlullah da onlara müsaade eder gibi oldu. Ömber b. Hattab: —Ya Rasulallah, biz yarın düşmanla hem aç, hem de yaya olarak karşılaşırsak nasıl olur? Eğer uygun görürseniz, kimde ne varsa getirsin. Hepsini bir araya topladıktan sonra, Allah'ın onu bereketlendirmesi için dua edersiniz. Hiç şüphem yok ki, duanızla, Aziz ve Celil olan Allah bizi doyuracaktır, dedi.
Bunun üzerine Rasûlullah'm emriyle kimde ne kalmışsa getirildi. Kiminin getirdiği bir avuç, kimininki biraz fazla, kimininki ise daha azdı. Bir ölçekten fazla getiren yoktu. Allah'ın rasûlü hepsini topladıktan sonra ayağa kalkıp edebildiği kadar dua etti. Ondan sonra:
- Herkes kendi kabını getirsin ve alabildiği kadar alsın, diye emretti.
Herkes kabını getirip doldurmaya başladı, ağzına kadar doldurmadıkları bir kap kalmadı. Sonunda erzak yığını, olduğu gibi duruyordu. Hiç eksiîmemişti. Allah'ın Peygamberi, bundan o kadar sevinç duydu M, yan dişleri görülünceye kadar gülümseyerek şöyle dedi:
- Allah'tan başka ilah bulunmadığına ve Allah'ın peygamberi olduğuma şahitlik ederim. Bu iki kelimeye inanarak Allah'ın huzuruna çıkan hiçbir kul yoktur ki, kıyamet günü kendisiyle Cehennem ateşi arasına perde çekilmiş olmasın."
Hafiz Ebu Bekr el-Bezzar, Ebu Huneys el-Ğifarfnin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Tihame gazvesinde Rasûlullah (s.a.v.) ile beraberdik. Usfan'a geldiğimizde ashabı onun yanma gelip şöyle dedi:
- Ya Rasulallah, açlık bizi bitirdi, izin ver, bineklerimizi kesip yiyelim.
- Olur.
Rasûlullah'm bu iznini haber alan Ömer b. Hattab gelip şöyle dedi:
- Ey Allah'ın Peygamberi, sen ne yapıyorsun? İnsanlara bineklerini kesmelerini emretmişsin. Peki neye binecekler?
- Sen ne teklif edersin ey Hattab'ın oğlu?
- Benim teklifim şudur: Azıklarının artıklarını getirsinler. O artıkları bir bezin içinde topla, sonra onlar için dua et. Rasûlullah, sahabelere bu emri verdi. Azıklarının artıklarım toplayıp bir beze koydular. Rasûlullah'a getirdiler. O da onlar için dua etti. Sonra onlara:
- Kaplarınızı getirin, diye emretti. Herkes kabını doldurdu. Sonra yola çıkma emrini verdi. Harekete geçince yağmur yağdı. Rasûlullah indi. Sahabeler de onunla birlikte indiler. Yağmur suyundan içtiler. Üç kişi geldi. İkisi Rasûlullah'la beraber oturdu. Diğeri arkasını dönüp gitti, Rasûlullah da şöyle buyurdu:
- Şu üç kişinin durumunu size bildireyim mi? Bunlardan biri Allah'tan utandı, Allah da ondan utandı. Diğeri tevbe ederek geldi. Allah da tevbesini kabul etti. Üçüncüsü ise yüz çevirip gitti. Allah da ondan
yüz çevirdi.»
Hafiz Ebu Ya'lâ, Muhammed b. Beşşar tariki ile Seleme b. Ekva'nm şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Hayber savaşında Rasûlullah (s.a.v.) ile beraberdik. Bize azıklarımızı bir araya toplamamızı emretti. Bunun üzerine bir post serildi ve hurmalarımızı getirip üzerine boşalttık. Bir ara ne kadar oldu diye uzanıp baktım, bir koyunun bir defada yiyebileceği kadar olduğunu tahmin ettim. Biz ise 1400 kişiydik. Onu hepimiz yedik, yine de artmıştı. Baktım, ne kadar olduğunu tahmin edeyim dedim, yine bir koyunun bir defada yiyebileceği kadar vardı.
Rasûlullah (s.a.v.):
- Abdest almak için su var mı? diye sordu.
- Adamın biri, ibriğindeki bir damla suyu getirdi. Rasûlullah, onu alıp bir bardağa boşalttı. Biz de o bardaktaki bir damla sudan abdest aldık. Alırken de bardaktan sel gibi boşaltırcasına döküyorduk. Biz 1400 kişi idik. Sonra başka insanlar gelip dediler ki:
- Ya Rasulallah, abdest almayacak mıyız?
- Abdest tamamlandı.»
Başka bir rivayete göre yukarıda zikredilen azıkların bereketlen-mesiyle ilgili olarak Seleme şöyle demiştir: " O azıkları yedik, nihayet doyduk, sonra da torbalarımızı doldurduk."
îbn îshak, Beşir b. Sa'd'm kızının şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Annem Amre binti Revaha beni çağırdı. Bir tabak hurmayı eteğime koydu. Sonra da:
- Ey kızcağızım, şunu baban ve dayın Abdullah'a götür ki yesinler, dedi. Ben de hurmaları alıp götürdüm. Babamı ve dayımı aramaktayken Rasûlullah'm önünden geçtim. Geçerken bana şöyle dedi:
- Buraya gel ey kızcağızım. Şu eteğindeki nedir?
- Ya Rasulallah, hurmadır. Annem bunu babam Beşir b. Sa'd ile dayım Abdullah b. Revaha'ya gönderdi ki yesinler.
- Hurmaları bana ver bakalım.
Ben de hurmaları Rasûlullah (s.a.v.)'m avucuna boşalttım, ama avuçlarını doldurmadı. Sonra bir bez getirmelerini emretti. Getirilen bezin üzerine hurmaları boşalttı ve yanındaki birine de:
- Hendekte çalışanlara seslen de yemeğe gelsinler, dedi. Bu çağrı üzerine hendekte bulunan sahabeler oraya gelip toplandılar. Hurmaları yediler? Hurmalar durmadan fazlalaşıyordu. Nihayet hendekte bulunan sahabelerin tamamı doyup kalktı. Hurmalar da o sofranın etrafından yere dökülüyordu.»

