Yemen'in Abs kabilesindendir. Beni Mahzum kabilesinin müttefikidir. İslâmiyet'in ilk zamanlarında İslâm'a girdi. Allah yolunda kendisi, babası ve annesi Sümeyye işkence gördüler. Anlatıldığına göre o, evinde ilk mesdd yapan kimsedir. Yapmış olduğu bu mescidinde ibadet ederdi.Bedir gazvesine ve müteakib gazvelere katıldı. Önceki sayfalarda onun Sıffîn savaşında öldürülmüş olduğunu ve Rasûlullah (s.a.v.)'m onun hakkında şöyle buyurduğunu nakletmiştik: «Seni azgın ve asi bir topluluk öldürecektir.»
Tirmizî, Enes'ten rivayet etti ki, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
«Cennet, üç kişiye özlem duyar: Ali, Ammar ve Şelman.» Sevrî, Hz. Ali'den rivayet etti ki, Ammar, Rasûlullah (s.a.v. )'m yanına girmek için izin istemiş, içeri girdiğinde Rasûlullah (s.a.v.), ona şöyle demiştir: «Hoş ve kendisinden hoşlanılan kimseye merhaba.»
İbrahim b. Hüseyin, Amr b.Şurahbil'den rivayet etti ki, sahabelerden birisi, Rasûlullah (s.a.v.)'m şöyle buyurduğunu nakletmiştir: «Ammar »ayağından kafatası kemiğine kadar imanla dolmuştur.» Yahya b. Mualla, Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Rasûlullah (s.a.v.)'m sahabelerinden her biri hakkında diyeceğim söz vardır. Ancak Ammar b. Yasir hakkında diyeceğim yoktur. Zira ben, Rasûlullah (s.a.v.)'m onun hakkında şöyle buyurduğunu işittim: Doğrusu Ammar b.Yasir, ayaklarının tabanından kulak yumuşağına kadar imanla dolmuştur.»
Yahya, Alkame'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
Şamlıların yanma gittim. Orada Halid, b. Velid'le karşılaştım. Halid, benimle sohbet ederken şöyle dedi: «Bir konuda Ammar, b. Yasir'le aramızda bir konuşma geçti. Ammar beni kendisine şikayet edince Rasûlullah (s.a.v.), bana şöyle dedi:
- Ey Halid, Ammar'a eziyet etme. Zira Ammar'a öfke duyan kimseye Allah da öfke duyar. Ammar'a düşmanlık eden'kimseye Allah da düşmanlık eder.
Rasûlullah (s.a.v.)'m böyle demesinden sonra ben gidip durumu Ammar'a arzettim. Ve onun kalbindeki kırgınlığı giderdim.»
Ammar b. Yasir'in faziletine dair birçok hadis-i şerif mevcuttur. O, Sıffîn savaşında doksanbir (veya doksanüç, ya da doksandört) yaşında şehid edildi. Onu, Ebu Gadiye şehid etmişti.
Yere düştükten sonra başka bir adam, Ammar'm üzerine çöküp kafasını koparmış. Ebu Gadiye ile Ammar'm kafasını koparan o adam, birlikte Muaviye'ye gitmişler ve ikisi de Ammar'ı öldürdüklerini iddia ederek Amr b. As da onlara şöyle demişti:
- Çekilin bakalım, Allah'a yemin ederim ki, ikiniz de ateşe girme hususunda münakaşa etmektesiniz. Amr'ın böyle demesini duyan Muaviye, bu sözünü o iki adama işitir-diğinden dolayı Amr'ı kınadı. Amr da ona:
- Allah'a yemin ederim ki, bunu sen de bilmektesin. Ben, bundan yirmi sene önce ölmeyi arzulardım, diye karşılık verdi.»
Vakidî, Asım'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Ammar b. Yasir'in cenaze namazım Hz. Ali kıldırdı. Onu yıkamadan defnettiler. Hz. Ali, Ammar'la birlikte Haşim b.Utbe'nin de cenaze namazını kıldırmıştı. Ammar'm cenazesi Hz. Ali'nin tarafında, Ha-şim'in ki ise kıble tarafında idi. Denildiğine göre Ammar, Sıfîîn savaşının yapıldığı yere defnedilmiş tir. Esmer tenli, uzun boylu idi. Omuzlarının arası genişti. Şela gözlüydü. Şaçlarmdaki beyaz telleri koparıp atmaz, ya da boyamazdı.»

