Nuaym b. Mukrin, önce Hemedan'ı, sonra da Re/i fethettiği zaman kendisinden önce Bükeyr b. Abdullah'ı Hemedan'dan yola çıkarıp Azer-beycan'a gönderdi. Ondan sonra da Simak b. Hareşe'yi oraya gönderdi, îsfendiyaz b. Farahzaz, Bükeyr ve arkadaşlarıyla karşılaştı. Ancak Simak, daha oraya varmamıştı. İki taraf savaştılar. Cenâb-ı Allah, müşrikleri hezimete uğrattı. Bükeyr, İsfendiyaz'ı esir aldı. îsfendiyaz, ona şöyle bir soru sordu:
- Barışı mı çok seversin yoksa savaşı mı?
- Barışı daha çok severim.
- Öyleyse beni yanında tut.
Bükeyr, onu yanında alıkoydu, sonra oraları şehir şehir fethetmeye başladı. Karşı yakada Utbe b. Ferkat da şehirleri birer birer fethetmeye başlamıştı. Sonra Hz.Ömer'in mektubu geldi. Bu mektupla Bükeyr'in Bab'a gitmesi emrediliyordu. Simak da Utbe b. Ferkad'ın naibi olarak görevlendirildi. Hz. Ömer, Azerbeycan'm tamamını Utbe b. Ferkad'a bağladı. Bükeyr de İsfendiyaz'ı Utbe'ye teslim etti. Hz. Ömer'in emri doğrultusunda Bab'a gitti.
Behram b. Ferahzaz, Utbe b. Ferkad'la karşılaştı. Utbe, onu yenilgiye uğrattı. Bunun üzerine Behram da kaçıp gitti. İsfendiyaz, esirler arasında Bükeyr'in yanında bulunurken bu haberi duyduğu zaman: "İşte şimdi barış tamamlandı. Savaş ateşi söndü." diyerek Bükeyr'le barış antlaşması yaptı. Azerbeycanda sulh yoluyla ele geçmiş oldu. Utbe ile Bükeyr, bu durumu Hz. Ömer'e mektupla bildirdiler. Ve ganimetlerin beşte birini ona gönderdiler. Azerbeycan'm idaresi eline geçince Utbe, onlara bir emanname ve barış yazısı yazdı.

