Bizanslılardan bir topluluk, Humus'ta Ebu Ubeyde'yi kuşatma altına almaya karar verdi. Cezirelilerden ve oradaki ahaliden asker yardımı istediler. Ebu Ubeyde'nin üzerine yürüdüler. Ebu Ubeyde de durumu Halid b. Velid'e bildirdi. Halid b. Velid de Kinnesrin'den kalkıp Hu-mus'a gelmek üzere yola çıktı. Durumu Hz. Ömer'e de bir mektupla bildirdi. Ebu Ubeyde, Bizanslılarla savaşmak veya Hz. Ömer'in bu husustaki emri gelinceye kadar kaleye sığınıp beklemek hususunda Müslümanlarla istişare yaptı. Hepsi de kaleye sığınıp emrin gelişini beklemesini tavsiye ettiler. Yalnız Halid b. Velid, bu tavsiyelere karşı çıkıp Bizanslılarla savaşmayı teklif etti. Ebu Ubeyde, Müslüman çoğunluğa uydu, kaleye sığınıp beklemeye başladı. Bizanslılar da onu kuşatma altına aldılar.
Öte yandan Şam'a bağlı bütün beldeler kendi dertleriyle meşgul oldukları için Ebu Ubeyde'ye yardıma gelememişlerdi. Şayet kendi işlerini bırakıp Humus'a gelecek olsalardı, Şam bölgesindeki düzen alt üst olacaktı. Hz. Ömer de Sa'd'a mektup göndererek Ka'ka b. Amr komutasında bir birlik oluşturmasını ve mektubunu alır almaz bu birliği Humus'ta kuşatma altında bulunan Ebu Ubeyde'ye yardıma göndermesini emretti. Ayrıca Ebu Ubeyde'yi kuşatma altına alan Bizanslılara yardım eden Cezirdiler üzerine de îyaz b. Ganem komutasında bir ordu göndermesini emretti. İki ordu da aynı zamanda Kûfe'den çıkıp yola çıktılar. Ka'ka komutasındaki ordu 4000 kişiden müteşekkildi. Bunlar kuşatma altında bulunan Ebu Ubeyde'ye yardım için Humus'a gidiyorlardı.
Hz. Ömer de bizzat Ebu Ubeyde'ye yardım etmek için Medine'den yola çıktı. Cabiye'ye kadar geldi. Ser7 beldesine kadar geldiği de söylenmiştir. İbn İshak böyle demiştir. Akla yatkın olan da budur. Doğrusunu Allah bilir. Humus'ta Bizanslılarla beraber bulunan Cezirdiler, İslâm ordusunun kendi beldelerine gitmekte olduğu haberini alınca Bizanslılardan ayrılıp beldelerine geri döndüler. Bizanslılar da Hz. Ömer'in Ebu Ubeyde'ye yardıma gelmekte olduğunu duyunca gerçekten güçlerini ve morallerini kaybettiler. Halid b. Velid, kaleden çıkıp Bizanslılarla savaşması için Ebu Ubeyde'ye tavsiyede bulundp. Ebu Ubeyde de onun bu tavsiyesine uyup kaleden çıktı. Düşmanla savaştı. Allah ona fetih nasip etti. Zafer verdi. Bizanslılar, feci bir yenilgiye uğradılar.
Bu hadise, Hz. Ömer'in oraya gelişinden ve takviye birliklelerin oraya ulaşmasından üç gece önce olmuştu. Ebu Ubeyde de Cabiye'de bulunan Hz. Ömer'e fetih haberini gönderdi. Takviye birlikler de kendilerine bu fetihten ve zaferden üç gece sonra ulaşmışlardı. Bu durumu da Hz. Ömer'e bildiren Ebu Ubeyde, takviye birliklerini de kendileriyle birlikte ganimetten pay sahibi kılıp kılmayacağım Hz. Ömer'e sordu. Gelen cevapta bu takviye birliklerinin de ganimetten pay almaları emr edilmekteydi. Çünkü düşman, takviye birliklerinden korktuğu için moralini kaybetmiş ve geri çekilmişti. Bunun üzerine Ebu Ubeyde, takviye birlikleri de ganimetten pay sahibi kıldı. Hz. Ömer, şöyle demişti:"Allah, Kûfelilere hayır mükafat versin. Onlar hem kendi sınırlarım koruyorlar, hem de diğer şehirlerin ahalisine yardım ediyorlar."

