Bu zatın soy kütüğü şöyledir: Ebu Süfyan b. Haris b.Abdülmuttalib . Rasûlullah (s.a.v.)'m amcasının oğludur. Adının Muğire olduğu söylenir. Mekke fethi senesinde Müslüman oldu. Gerçekten islâmiyet'i güzelce yaşadı. Daha önceleri o, Rasûhıllah'a, islâmiyet'e ve Müslümanlara çok katı bir düşmandı. Iktidarh bir şairdi, islâmiyet'i ve Müslümanları hicvederdi. Hassan b. Sabit, onun Rasûlullah'a karşı bir hicviyesini şöyle cevaplamıştı:
"Dikkat edin! Ebu süfyan'a benden haber salın ki, gizlilik yok olmuştur..
Sen Muhammed'i yerdin, ben de bu yergine cevap verdim. Bu sebeple Allah katında benim için sevap vardır. Sen dengi olmadığın halde onu yeriyor musun? İkinizden kötü olanınız, iyi olanınıza kurban olsun."
Ebu Süfyan b. Haris'le Abdullah b. Ebi Ümeyye, Müslüman olmak için yanma gelip kendisiyle görüşmek istediklerinde Rasûlullah, onlara izin vermemişti. Nihayet Ümmü Seleme, kardeşi Abdullah b. Ebi Ümeyye için tavasutta bulununca Rasûllullah (s.a.v.), onun Müslüman olmasına izin vermişti. Ebu Süfyan b. Haris bunu duyunca:"Vallahi eğer Rasûlullah, benim Müslüman olmama izin vermezse, ben de şu küçücük çocuğumun elim tutar, bununla birlikte bilinmeyen bir yerlere gider, kaybolurum." demişti. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şefkate gelerek onun İslâm'a girmesine izin vermişti. Hüneyn savaşında o, Rasûlullah (s.a.v.)'m yanında sebat etmiş ve katırının yularını tutup beklemişti. Rivayet olunduğuna göre Rasûlullah (s.a.v.), onu çok sevmiş ve onun cennetlik olduğuna şahadet etmiştir. Hatta kendisine: "Ham-za'nın halefi olmanı umarım." demişti. Vefatı zamanında Rasûlullah (s.a.v.)'a şöyle bir mersiye dizmişti:
"Uykum kaçtı, gecem geçmez oldu.
Musibetzedenin gecesi uzun olur.
Ağlamak beni mutlu etti. Çünkü az sayıda Müslüman musibete uğradı.
Bizim musibetimiz çok büyük oldu.
Rasûlün vefat ettiği günün akşamında vahyi ve Kur'ân nüzulünü kaybetik.
Daha önce Cebrail, sabah akşam vahy getirirdi."
Anlatıldığına göre Ebu Süfyan, hac etmiş. Sacını tıraş ettirirken berber onun başındaki bir beni kesmiş, bu yüzden hastalanmış ve Medine'ye dönüşünden sonra vefat etmişti. Hz. Ömer, onun cenaze namazının laldırmıştı. Anlatıldığına göre kardeşi Nevfel, onun vefatından dört ay önce vefat etmiştir. Doğrusunu Allah bilir.

