İmam Ahmed b. Hanbel, Musa b. Talha'nın şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Müezzin namaz için ikamet ederken minber üzerinde Osman b. Af-fan'm cemaattan haberleri ve seferlerini sorduğunu işittim.»
İmam Ahmed b. Hanbel, Kureyşlilerin azadlısı Ata b. Feruh'un şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Hz. Osman, bir adamdan bir arazi satın aldı. Adam, gelip parasını almadı. Gecikti. Hz. Osman bir gün onunla karşılaşınca ona şöyle sordu:
- Niçin gelip paranı almıyorsun.
- Sen, beni aldattın. Her kiminle karşılaşırsam herkes benim aldatıldığımı söyleyip beni ayıpladı.
- Parayı gelip almana bu mu mani oluyor?
- Evet.
- Öyleyse ya arazini al, ya da gel paranı al.
Rasûlullah (s.a.v.), bir hadisinde şöyle buyurdu: "Satıcıyken de müşteriyken de öderken de tahsil ederken de kolaylık gösteren adamı Allah Cennet'e koyar."
îbn Cerir'in rivayetine göre Talha, namaz için mescide gelmekte olan Osman'la karşılaştı. Osman'a şöyle dedi:
"50.000 dinarın şu anda yammdadır. Başkalarına vermiştin, ama ben tahsil ettim. Birini gönder de kendisine teslim edeyim ki sana getirsin.
Hz. Osman da ona:
- Mürüvvetinden ötürü o parayı sana bağışladık, dedi." Asmaî dedi ki: îbn Âmir, Katan b. Avf elHilalî'yi Kirman'a tayin etti. 4000 kişilik bir Müslüman ordusu oraya geldi. Fakat dere onların şehre girmelerine engel oldu. Katan, şehire girememekten korktu ve:
- Her kim karşı tarafa geçerse ona 1000 dirhemlik mükafat vardır, dedi.
Bunun üzerine askerler yüzmeye yeltendiler. Her kim karşı tarafa geçerse, Katan onun için:
- Mükafatını verin, diye emir veriyordu. Nihayet askerlerin tamamı karşı tarafa geçmiş oldu ve Katan da onlara 4.000.000 dirhem tutarında mükafat verdi. İbn Amir, mükafatı almak istemedi. Durumu bir mektupla Hz. Osman'a bildirdi. Hz. Osman da cevabî mektupla bu mükafatı almasını söyledi. Ve bunu Allah yolunda Müslümanlara yapılan bir yardım olduğunu ifade etti. O günden itibaren mükafatlara Arapça-da karşı tarafa geçme anlamına gelen icaze kökünden türetilmiş bir kelime olan 'caiz'e adı verildi. Şair Kenanî de bu hususta şöyle bir şiir söyledi:
"Beni Hilal kabilesinden olan baba bir evlatlara benim ailem ve malım feda olsun.
Onlar, Maad kabilesi içinde mükafat verme âdetini ihdas ettiler.
Bu, gecelerin sonunda bir âdet haline geldi.
Mızrakları okların terkibinden önce onsekiz taneden fazlaydı."

