El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fasıl

İbn Cerir'in sahih bir rivayette anlattığına göre Hz. Ali, hicretin otuzsekizinci senesinde Nehrevanlılarla savaşmıştır. Hirrîs b. Raşid en-Naci, bu senede Hz. Ali'ye baş kaldırmıştı. Hirris'in beraberinde kendi kavmi …

İbn Cerir'in sahih bir rivayette anlattığına göre Hz. Ali, hicretin otuzsekizinci senesinde Nehrevanlılarla savaşmıştır. Hirrîs b. Raşid en-Naci, bu senede Hz. Ali'ye baş kaldırmıştı. Hirris'in beraberinde kendi kavmi olan Beni Naciye kabilesinden 300 kişi vardı. Hirris ve beraberindekiler, Kûfe'de Hz. Ali ile birlikteydiler. Hirris, bir gün Hz. Ali'nin yanına gelip ona şöyle demişti:

- Ey Ali, vallahi artık senin emrine itaat etmeyecek, arkanda namaz kılmayacağım. Yarın da senden ayrılıp gideceğim.

- Anan seni kaybetsin. Böyle yaptığın takdirde Rabbine asi olmuş, ahdini bozmuş olur ve sadece kendine zarar vermiş olursun. Niçin böyle yapıyorsun?

- Çünkü sen kitabın hükümleri hususunda başkasını hakem tayin ettin, iş ciddiyete gelince hakkı tutmakta aciz kaldın.Zalim bir topluluğa meylettin. Ben, seni kınıyorum, senden intikam alacağım. Hepimiz sana muhalifiz.

Bu konuşmadan sonra Hirris, arkadaşlarının yanına dönüp onlarla birlikte Basra beldesine doğru harekete geçti. Hz. Ali de peşlerine Makil b. Kays'ı, sonra da Halid b. Madan et-Taî'yi gönderdi. Halid, dindar güçlü, kuvvetli ve salih bir kimseydi. Hz. Ali, Halid b. Madan'ı yola çıkarırken MakiTin sözlerini dinlemesini ve ona itaat etmesini emretti. Halid ve beraberindekiler, Makil'le buluşunca birleşip tek bir ordu haline geldiler. Sonra Hirris ve arkadaşlarının peşine düştüler. Aramaya başladılar. Ram Hürmüz dağlarına vardılar. Hirris ve adamlarına karşı safa dizildiler. Makil b. Kays, birliğinin sağ cenahına Yezid b. Dabbfyî komutan yaptı. Kendisi de beraberindeki Araplarla birlikte sağ cenahta durdu. Kendisine tabi olan Kürtleri ve dağlıları da sol cenaha yerleştirdi. Makil b. Kays, ilerleyip askerlerine hitaben şöyle bir nutuk irad etti-

«Ey Allah'ın kulları! Karşınızdaki adamlara önce siz vurmayın. Onlar savaşa başlamadıkça siz başlamayın. Gözlerinizi yumun. Konuşmalarınızı azaltın. Kendinizi vurmaya ve mızraklamaya konsantre edin. Size bu vesileyle sevap verileceğini müjdeliyorum. Çünkü sizler, dinden çıkan bir nrkayla, haraç vermeyen dağlılarla savaşmaktasınız. Hırsızlar ve Kürtlerle savaşmaktasınız. Size saldırıldığmda sizler de tek adam gibi hep birlikte şiddetlice saldırın.» Bundan sonra Makil, bineğini iki defa hareket ettirdi. Üçüncüde düşmana karşı saldırıya geçti. Biz de onunla birlikte topluca saldırdık. Allah'a yemin ederim ki o, dinden çıkanlar karşımızda bir saat dahi dayanamadılar. Sonra kaçıp gittiler. Biz de o ayak takımlarım ve Kürtleri öldürdük. Onlardan 300 civarında adam öldürmüştük. Hirris de yenik düşüp kaçmış, israf mıntıkasına sığınmıştı. Orada kavminden çok sayıda adam vardı. Adamları ona tabi oldular. Hz. Ali taraftarları, onu ve adamlarım Sifu'l-Bahr'da Öldürdüler. Hirris'i Numan b. Sahban öldürdü. Bu savaşta Hirris'le birlikte 170 kişi öldürüldü.

Şa'bî dedi ki: Hz. Ali, Nehrevanlüarı öldürünce kavminden çok sayıda adamlar ona muhalefet ettiler. Etrafındaki saflar çözüntüye uğradı. Beni Naciye kabilesi, ona muhalefete başladı. îbn Hadremî, Basra'ya gitti. Dağlılar ahidlerini bozdular. Haraç ödemekte olanlar haraç ödememeye başladılar. Oradaki vali Sehl b. Hanif i Fars diyarından kovdular. Bunun üzerine ibn Abbas, Hz. Ali'ye Ziyad b. Ebihi'yi oraya vali olarak ataması tavsiyesinde bulundu.Hz. Ali de Ziyad'i oraya vali olarak atadı. Ziyad, hicretin otuzdokuzuncu senesinde büyük bir toplulukla Fars diyarına vali olarak gitti. Onları zorladı ve nihayet onlar da haraç ödemeye başladılar.

ibn Cerir ve diğerleri dediler ki: Hicretin otuzsekizinci senesinde insanlara Mekke valisi Kuşem b. Abbas haccettirdi. Kusem'in kardeşi Ubeydullah b. Abbas, Yemen valisi idi.Yine bunların kardeşleri Abdullah da Basra valisi idi. Temman b. Abbas ise Medine valisi idi. Horasan'da Halid b. Kurre elYerbuî vali idi. Başka bir rivayete göre Horasan valisi Ibn Ebzi idi. Mısır diyarına gelince orası Muaviye'nin hükmü altına girmişti. Muaviye, oraya Amr b. As'ı vali olarak atamıştı.