Farslılar, hükümdarlarının öldürülmesinden sonra onun oğlu Şeh-riyar b. Erdeşir b. Şehriyar'ı tahta oturtmak için karar verdiler. Halid'in kendilerinden uzakta bulunmasını firsat bilerek onun naibi Müsenna b. Harise üzerine Hürmüz b. Cazeveyh komutasında 10 000 kişilik büyük bir orduyu şevkettiler. Şehriyar, Müsenna'ya şöyle bir mektup yazdı:
"Ben, sana Farslılarm en yabanilerinden oluşan bir ordu gönderdim. Bunlar ancak kümes hayvanlarıyla ve domuz çobanhğıyla uğraşan kimselerdir. Ben, seninle ancak bunlar vasıtasıyla savaşırım."
Müsenna da ona şu cevabî mektubu gönderdi: "Müsenna'dan Şehri-yar'a. Sen ya azgın birisin -bu senin kötülüğüne, bizim de iyiliğimize-dir- yahut da bir yalancısın. Yalancılar arasında hem Allah'ın, hem de insanların katında en seviyesizleri ise krallardır. Bizim görüşümüz ise şudur: Siz, bu gibi kimselere büyük zarar verdiniz. Sizin gücünüzü kümes hayvanlarıyla uğraşan ve domuz çobanlığı yapanlara terkeden Allah'a hamd olsun."
Farslılar, bu mektuptan korkuya kapıldılar. Müsenna'ya mektup yazmasından ötürü Şehriyar'ı kınayıp görüşünü çocuksu buldular. Bunun üzerine Müsenna, Harre'den Babil'e hareket etti. Müsenna ile Fars ordusu Babil'de karşılaştılar. Şiddetli bir şekilde savaştılar. Farshlar, Müslümanların süvarilerini dağıtmak için aralarına bir fil gönderdiler. Müslümanların komutanı Müsenna b. Harise, bu file saldırıp öldürdü. Müsenna, Müslümanların hamle yapmalarını emretti. Yapılan hamle neticesinde Farslılar hezimete uğradılar. Müslümanlar, çok sayıda adam Öldürüp büyük miktarda ganimet ele geçirdiler. Farslılar, çok kötü bir şekilde kaçıp Medain'e gittiler. Hükümdarlarının öldüğünü gördüler. Başlarına Kisra'mn kızı Perviz'in kızı Boran'ı geçirdiler. Bu kadın, adaleti yerleştirdi. Güzel bir idare tarzı uyguladı.
Bir yıl, yedi ay hüküm sürdükten sonra vefat etti. Vefatından sonra Farslılar bunun kız kardeşi Azer Mideht Zenan'ı başlarına geçirdiler. Ancak bu, idareyi düzeltemedi. Bundan sonra başlarına Şehriyar'm oğlu Sabur'u geçirdiler. O da yönetimi Ferahzat b. Benduvan'm eline bıraktı. Sabur, Ferahzad'ı Kisra'nm kızı Azer Midaht'la evlendirdi. Ancak Azer Midaht bu evlilikten hoşnut olmayıp şöyle dedi: "Ferahzad, ancak bizim kölelerimizden bir köledir." Gerdek gecesi Ferahzad'a saldırıp Öldürdüler. Sonra Sa-bur'un üzerine yürüyerek onu da Öldürdüler. Başlarına Azer Midaht'ı geçirdiler. Farslılar, onun idaresine karşı çok oyunlar oynadılar. Neticede bu senede başlarına bir kadım hükümdar yaptılar ki bu konuda Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştu: "idarelerinin başına bir kadını geçiren bir millet iflah olmaz." Anlattığımız bu vak'ayla ilgili olarak Abde b.
Tabib es-Sa'dî aşağıda nakledeceğimiz bir şiirini inşad etmiştir. O, kendisinden ayrılan karısını aramak için Babil taraflarına hicret etmiş ve bu savaşa da katılmıştı. Karısını bulamayınca ümidini kesmiş ve çöle dönmüştü. Şiirinde şöyle diyordu:
"Havle'nin ipi koptuktan sonra hiç birbirine bitişir mi?
Yoksa senin diyarın onunkinden uzak ve sende ondan alıkonulmuş musun?
Dostların bazı günleri olur ki, sen o günleri anarsın.
Ayrılma gününden önce uzaklığın tevili vardır.
Havlecik bir kabileye konuk olmuştu. Ben onları gördüm.
Medine'den beridirler. O kabilede horoz ve fil vardır.
Sabahleyin kuşluk vakti Acemlerin başını birbirine vururlar.
Onlarda süvariler vardır, Kıhçsız ve kalkansız değildirler.**
Ferezdakda bir şiirinde Müsenna'nın düşman saflarındaki fili öldürmesini anarak şöyle der:
"Müsenna ailesi, fili zorla ve kahırla Babil*de öldürdü. Çünkü Babil hakimiyeti Farslann elindeydi." Hz. Ebu Bekir Şamlılarla ve orada yapılan Yermük savaşıyla ilgilendiğinden, Müsenna'ya gerekli haberi zamanında gönderememişti.
Haberlerin geciktiğini gören Müsenna, bizzat Hz. Ebu Bekir'in yanma gitti. Giderken yerine Irak'ta naib olarak Beşir b. Hasasibe'yi, silahlı kuvvetlerin başında da Said b. Mürre el-îclî*yi bıraktı. Kendisi Medine'ye vardığında Hz. Ebu Bekir'in son nefeslerini vermekte olduğunu gördü. Hz. Ebu Bekir, idareyi Hz. Ömer'e bırakmıştı. Müsenna'mn geldiğini görünce Hz. Ebu Bekir, Ömer'e şöyle dedi:
"Ben ölürsem akşama varmadan insanlara, Müsenna komutasında Iraklılarla savaşması için çağrıda bulun. Komutanlarımız vasıtasıyla Cenâb-ı Allah, Şam'ın fethini nasib ettiği takdirde Halid'in adamlarını Irak'a gönder. Çünkü onlar, Iraklılarla savaşmayı daha iyi bilirler."
Hz. Ebu Bekir vefat edince Hz. Ömer, Irak'ta Halid b. Velid'le beraber olan askerlerin sayısının azlığından ötürü Irak diyarında cihad etmeleri için Müslümanlara çağrıda bulundu. Toplanan kuvvetlerin başına Ebu Ubeyde b. Mesud'u komutan yaptı. Ebu Ubeyde, genç ve kahraman bir Sahabe olup savaş ve taktik hususunda bilgi sahibiydi. Tecrübeliydi.
Hz. Ebu Bekir'in hilafetinin sonuna ve Hz. Ömer'in hilafetinin ilk zamanına kadar Irak'la ilgili vereceğimiz haberler bunlardan ibarettir.

