El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Otuzbîrinci Senesi

VakidTye göre bu senede Sevari ve Esavide deniz savaşları yapıldı. Ebu Ma'şer ise Sevari gazvesinin hicri otuzdördüncü senede yapıldığını söylemiştir. Vakidî ile Seyf b. Ömer ve diğerlerinin, anlattıklarına göre Sevari …

VakidTye göre bu senede Sevari ve Esavide deniz savaşları yapıldı. Ebu Ma'şer ise Sevari gazvesinin hicri otuzdördüncü senede yapıldığını söylemiştir.

Vakidî ile Seyf b. Ömer ve diğerlerinin, anlattıklarına göre Sevari savaşının sebebi kısaca şöyleydi: Hz. Osman'ın halifeliğinin ilk iki senesinde Muaviye, Şam'ı ve çevresini derleyip toparladı. Allah ondan razı olsun. Orayı güzelce koruyup muhafaza etti. Bununla beraber her sene o, yaz mevsiminde Bizans beldelerine gaza yapıyordu. Bu sebeple onun bu gazvesine yaz gazvesi denildi. Bu gazvesinde birçok adamlar öldürüp birçoklarını esir aldı. Kaleler fethetti. Malları ganimet olarak ele geçirdi. Düşmanları korkuttu. Abdullah b. Sa'd b. Ebi Şerh, Afrika ve Endülüs'te Frank ve Berberileri vurunca Bizanslılar, Herakliyus'un oğlu Kostantin'in çevresinde toplandılar. Daha önce islâm tarihinde benzeri görülmemiş büyük bir ordu teşkil edip Müslümanların üzerine yürüdüler. İki ordu karşı karşıya gelince Bizanslılar, geceyi çan çalıp haç çıkarmakla geçirdiler. Müslümanlarsa namaz kılıp Kur'ân okumakla geçirdiler. Sabah olunca Abdullah b. Sa'd, arkadaşlarını gemilerde saf düzenlerine soktu. Allah'ı anıp Kur'ân okumalarını tavsiye etti. Bu savaşta hazır bulunan Müslümanlardan biri şöyle demiştir:

"Daha önce benzeri görülmemiş çok sayıda gemilerle üzerimize gel-"diler. Yelken direklerini diktiler. Rüzgar onların lehine, bizim aleyhimize esiyordu. Gemilerimizi demirledik, sonra rüzgar dindi. Onlara şöyle dedik:

- İsterseniz biz de siz de karaya çıkalım. Hangimiz Önce çıkarsa o ölür.

Onlar bizim bu teklifimiz üzerine hep birlikte:

- Hayır, suda savaşalım, suda savaşalım, dediler.

Onlara yaklaştık. Gemilerimizi onların gemilerine bağladık, sonra kılıçlarla üzerlerine saldırdık. Ellerinde kılıçları ve hançerleri olan adamlar birbirlerinin üzerlerine atılıyorlardı. Dalgalar gemileri kıyıya itti. Dalgalar adamların cesetlerini kıyıya atıyordu. Cesetlerden büyük bir dağ meydana geldi. Su kan rengine büründü. Müslümanlar, o gün daha önce benzeri asla görülmemiş bir sabır ve dayanıldık gösterdiler. Müslümanlardan çok sayıda adam öldü. Bizanslılardansa daha fazlası öldü. Sonra Cenâb-ı Allah, zaferini Müslümanlara ihsan etti. Kostanin ve askerleri kaçtılar. Gerçekten sayılan azalmıştı. Kostanin de ağır ve içe tesir etmiş yaralar vardı. Bir süre tedavi gördü. Abdullah b. Sa'd, Za-tü's-Sevari'de günlerce kaldı. Sonra güçlenmiş, teyid edilmiş ve muzaffer olarak geri döndü."

Vakidî, Zührf nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Bu gazvede Mu-hammed b. Ebu Hüzeyfe ve Muhammed b. Ebu Bekir de vardı. Bunlar, Hz. Osman'ın kusurunu ve Ebu Bekir'le Ömer'e muhalefet edip onların uygulamalarına ters düşen uygulamalar yaptığının açığa çıktığını, kanının mubah olduğunu, zira irtidat edip Kur'ân'ı inkar eden ve kanı, Rasûlullah tarafından mubah kılman Abdullah b. Sa'd'ı bu savaşta komutan olarak görevlendirdiğini söylediler. Rasûlullah (s.a.v.) tarafından sürgün edilen bazı kimseleri vali olarak tayin ettiğini, Rasûl-ullah'm ashabını valiliklerden azlettiğini, Said b. As ile Abdullah b. Amir'i vali olarak görevlendirdiğini söyleyip Hz. Osman'ı eleştirdiler. Onların bu eleştirilerini duyan Abdullah b. Sa'd, kendilerine:" Benimle beraber gemiye binmeyin." dedi. îkisi, Müslümanlardan hiçbirinin içinde bulunmadığı bir gemiye bindiler. Düşmanla karşılaşıldığında bunlar düşmana karşı en az savaşan kişiler oldular. Bu davranışlarının sebebi kendilerine sorulduğunda şöyle dediler: "Başımızda emirlik yapması uygun olmayan bir adamla birlikte nasıl savaşırız?" Abdullah b. Sa'd, kendilerini böyle davranmaktan şiddetle sakındırıp şöyle dedi: "Allah'a yemin ederim ki, mü'minlerin emiri Hz.Osman'm iradesine uygun olmadığını bilmeseydim, mutlaka sizi cezalandırır ve sizi hapsederdim."

Vakidî dedi ki: Hicretin otuzuncu senesinde Habib b. Mesleme tarafından Ermeniye fethedildi. Yine bu senede Fars hükümdarı Kisra öldürüldü.