El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Otuzüçüncü Senesi

Ebu Ma'şer*in bir kavline göre bu senede Kıbrıs fethedilmiştir. Ancak cumhur, onun bu görüşüne muhalefet ederek önceki sayfalarda da belirtildiği gibi Kıbrıs'ın hicri otuzüçüncü seneden önce fethe dikliğini …

Ebu Ma'şer*in bir kavline göre bu senede Kıbrıs fethedilmiştir. Ancak cumhur, onun bu görüşüne muhalefet ederek önceki sayfalarda da belirtildiği gibi Kıbrıs'ın hicri otuzüçüncü seneden önce fethe dikliğini söylemişlerdi. Yine bu senede Abdullah b. Sa'd b. Ebi Şerh' a halisinin barış antlaşmasını ihlal etmeleri üzerine Afrika'yı ikinci kez fethetti. Bu senede mü'minlerin emiri Hz. Osman, Kûfeli birkaç kurrayı Şam'a gönderdi. Göndermesinin sebebi şuydu: Bunlar Küfe valisi Said b. Amir'in meclisinde çirkin sözler sarfetmişlerdi. Said b. Amir de bunların durumunu Hz. Osman'a bir mektubla bildirdi. Hz. Osman, göndermiş olduğu cevabı mektupta bunları Kûfe'den Şam'a sürgün etmesini emretmiş, ayrıca şam valisi Muaviye'ye de şu mealde bir mektup göndermişti:

"......Sana Kûfeli birkaç kurr gönderilmiştir. Onlara ikramda bulun,

misafir et ve onlarla dostluk kur." Bunlar Şam'a vardıklarında Muaviye, onları misafir etti. ikramda bulundu. Sohbet etti. Öğüt verdi. Cemaata uymalarını, yalnız başlarına yaşamamalarını, cemaat dışında kalmamalarım söyledi. Onların sözcüleri ise, çirkin kelimeler sarfederek karşılık verdi. Muaviye yumuşak, huylu olduğu için onlara ses çıkarmadı. Kureyşlileri övmeye başladı. Fakat bunlar, Kureyşlilere karşı öfkeliydiler. Muaviye, bu defa Rasûlullah (s.a.v.)'ı övmeye başladı. Saîatü selam gçtirdi. Babası ile övündü. Kavmi arasında şerefli bir kimse olduğunu söyledi. Ve sözlerini şöyle sürdürdü: "... Öyle sanıyorum ki Ebu Süfyan, bütün insanları doğuracak olsaydı, mutlaka hepsini akıllı olarak doğururdu." Onun bu sözünü duyan Sa'saa b. Sohan, şöyle karşılık verdi: 'Talan söyledin. İnsanlar arasında Ebu Süfyan'dan daha akıllı kimseler vardır.

Cenâb-ı Allah'ın kendi elleriyle yarattığı ve kendi ruhundan ona üflediği ve meleklerin kendisine secde etmesini istediği insan vardır. Bunlar arasında iyileri ve kötüleri, ahmakı ve zekisi vardır.' Muaviye, bunlara yeniden nasihatta bulundu. Ama bunlar taşkınlıklarını sürdürdüler. Cahilliklerinden ve ahmaklıklarından vazgeçmediler. Bunun üzerine Muaviye, halk tabakasının fikrini bozmasınlar, düşüncelerini alt üst etmesinler diye bunları Şam'dan sürgün etti. Bunlar, çirkin sözleri arasında Kureyşlileri hedef alıyorlardı. Güya onların İslâm'a yardım etme, fesatçıların kökünü kazıma gibi görevlerini ifa etmediklerini söylüyorlardı. Aslında onlar, bu eleştirilerini hiçbir mesnede dayanmaksızın kendi kafalarından uydurarak yapıyorlardı. Hz; Osman ile Said b. As'a sövüyorlardı. Sayıları on kadar idi.

Dokuz olduğuna dair bir rivayet vardır ki, bu akla daha uygun düşmektedir. Bazılarının adları şöyledir: Kümeyi b. Ziyad, Ester en-Nehaî (Bunun asıl adı Malik b. Yezid'dir.) Alkame b. Kays enNehaî, Sabit b. Kays en-Nehaî, Cündeb b. Züheyr el-Amirî, Cündeb b. Ka*b el-Ezdi, Urve b. Cad ve Amr b. Hamk el-Huzaî,

Bunlar Şam'dan çıktıktan sonra Cezire'ye gittiler. Oranın valisi bulunan Abdurrahman b. Halid b. Velid kendileriyle görüştü. Bu zat, daha sonra Humus valiliğine atanmıştır. Abdurrahman, kendilerini bu yanlış hareketlerinden ve tutumlarından ötürü tehdid edip korkuttu. Onlar da özür dilediler ve bu yanlış yoldan vazgeçeceklerini ifade ettiler. Abdurrahman, kendileri için dua etti. Adlarına özür dilemesi için Malik el-Eşter en-Nehaî'yi Hz. Osman'a gönderdi. Hz. Osman, onların özürlerin kabul ederek onlardan vazgeçti. Dilekleri yerde kalabileceklerini beyan etti. Onlar da Abdurrahman b. Halid b. Velid vilayetinde kalmayı tercih ettiler. Abdurrahman, Humus'a atandıktan sonra oraya gittiler. Abdurrahman, sahilde kalmalarım emretti. Kendilerine bolca erzak verdi. Başka bir rivayette anlatıldığına göre Muaviye, bunlara kızınca haklarında Hz. Osman'a bir mektup gönderdi. Hz. Osman, Muaviye'ye gönderdiği cevapta onları Kûfe'de Said b. As in yanına geri göndermesini emretti. Muaviye de onları Kûfe'ye geri gönderdi. Küfe'ye döndüklerinde ağızlan daha da bozuldu. Kötülükleri daha da arttı. Said b. As, bunlardan rahatsız olduğunu Hz. Osman'a bildirdi. Hz. Osman da bunları Humus valisi Abdurrahman b. Halid b. Velid'e göndermesini ve hemen yola çıkarmasını emretti.

Bu senede Hz. Osman, bazı Basralüarı Şam'a ve Mısır'a sürgün etti. Bu sürgünü haklı kılan bazı sebepler vardı. Sürgün edilen bu kimseler, Hz. Osman'ı halifelikten düşürmek ve aleyhinde konuşmak hususunda düşmanlarıyla işbirliği içindeydiler. Ama haksızdılar. Çünkü Hz. Osman, hayırlı ve iyi bir kimse olup doğru yoldaydı. Allah ondan razı olsun. Bu senede mü'minlerin emiri Osman b. Affan (r.a.) insanlara hacc ettirdi. Allah, haccını kabul buyursun.