Vakidî ile diğerleri dediler ki: Bu senede Medain ve Celûla fethedildi. Ama meşhur görüşe göre buraların fethi başka senelerde olmuştur.' Nitekim bununla ilgili açıklama önceki sayfalarda verilmiştir.
Muhammed b. Ishak dedi ki: Cezire, Urfa, Harran, Resu'1-Ayn ve Nusaybin bu senede fethedildi. Ama başkaları buraların hicri ondoku-zuncu senede değil de başka senelerde fethedildiklerini söylemişlerdir. Ebu Ma'şer, Halife ve îbn Kelbî dediler ki: Kisariye, hicretin yirminci senesinde fethedildi. O zaman oranı emiri de Muaviye Vakidî dedi ki: Başkasının ifadesine göre Kisariye'nin emiri Yezid b. Ebi Süfyan'dı. Önceki sayfalarda da anlatıldığı gibi Muaviye, Kisariye'yi bundan iki sene önce fethetmiştir.
Muhammed b. îshak dedi ki: Filistin'e bağlı Kisariye, hicretin yirminci senesinde fethedildi. Herakliyus, oradan kaçtı ve yine aynı senede Mısır fethedildi. Seyf b. Ömer'e göre Kisariye ile Mısır'ın fethi, hicretin onaltmcı senesinde gerçekleşmiştir.
tbn Cerir dedi ki: Kisariye'nin fethiyle ilgili açıklama önceki sayfalarda verilmiştir. Mısır'ın fethi ise ileride de anlatacağım gibi hicretin yirminci senesinde gerçekleşmiştir. Vakidî dedi ki: Hicretin onduku-zuncu senesinde bir gece Harre de bir yangın görülür. Hz. Ömer, adamlarıyla birlikte oraya gitmek istedi. Sonra Müslümanların sadaka vermelerini emretti. Bunun üzerine yangın söndü. Allah'a hamd olsun.
Anlatıldığına göre hicretin ondokuzuncu senesinde Ermeniye savaşı yapıldı. O zaman oranın komutanı Osman b. Ebi'l-As'tı. Bu savaşta Savfanb. Muattal b. Rahasa es-Sülemi ez-Zekvanî vuruldu. O, o zaman komutanlardan biri idi. Rasûlullah (s.a.v.), Savfan hakkında şöyle buyurmuştu. "Onun hakkında hayır ve iyilikten başka birşey bilmiyorum." Münafıklar onun adını da ilk hadisesine karıştırmışlardı. Ancak Allah, onu ve mü'minlerin annesi ve Rasûlullah (s.a.v.)'m zevcesi Ai-şe'yi, bu dedikodulardan arındırıp suçsuz olduklarını ortaya koydu. Anlatıldığına göre Savfan, epey bir süre bekar kalmıştı. Bu yüzden: 'Vallahi ben hiçbir kadının uçkurunu çözmedim." demişti. Bu hadiseden sonra evlenmişti. Çok uykucu bir adamdı. Çoğu kez sabah namazına uya-namazdı. Bu namazı vaktinde kılmazdı. Nitekim bu hususta Ebu Davud'un süneninde ve diğer hadis kitaplarında açıklamalar vardır. O, şair bir adamdı. Sonra Allah yolunda şehidlik mertebesini kazandı. Erme-niye savaşında şehid edildiğini söyleyenler olduğu gibi Cezire'deki savaşta şehid edildiğini söyleyenler de olmuştur. Samsat'ta öldüğünü söyleyenler de vardır. Bu husustaki açıklamaların bir kısmı, önceki sayfalarda verilmiştir.
Hicretin ondokuzuncu senesinde Tikrit şehri fethedildi. Sahih kavle göre Tikrit'in fethi bu seneden Önce gerçekleşmiştir. Tikrit'in fethi esnasında Bizanslılar, Abdullah b. Huzafe'yi esir almışlardı. Hicretin ondokuzuncu senesinin zilhicce ayında Irak topraklarında bir savaş vuku buldu ki, bu savaşta Mecusilerin komutanı Şehrek Öldürüldü. O zaman Müslümanların komutanı Hakem b. Ebi'l-As'tı. Allah ondan razı olsun.
İbn Cerir dedi ki: Hicretin ondokuzuncu senesinde Hz.Ömer, Müslümanlara hacc ettirdi. Onun o senedeki vali ve kadılarının adları önceki sayfalarda verilmiştir. Doğrusunu Allah bilir,

