îmam Ahmed b. Hanbel, Hz. Ali'nin şöyle dediğim rivayet etmiştir: «Hasan, doğduğu zaman Rasûlullah (s.a.v.) gelip: «Oğlumu bana gösterin. Ona ne ad koydunuz?» dedi. Ben de: «Ona, Harb adını koydum.» dedim. Rasûlullah (s.a.v.): «Hayır, o Hasan'dır.» dedi. Hüseyin doğduğunda da Rasûlullah (s.a.v.) gelip: «Oğlumu bana gösterin. Ona ne ad koyudunuz? diye sordu. Ben de:«Ona Harb adını verdim.» dedim. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.):«Hayır, o Hüseyin'dir.» dedi. Üçüncü çocuk doğduğunda Rasûlullah (s.a.v.) yine gelip: «Oğlumu bana gösterin. Ona ne ad koydunuz?» diye sordu. Ben de: «Ona Harb adını verdim.» deyince o:«Hayır, o Muhsindir.» dedi ve sonra da sözünü şöyle sürdürdü: «Ben, bu çocuklarına Harun'un çocuklarının adını verdim: Şibr, Şebir ve Müşbir.»
Muhammed b. Sa'd, Hz. Ali'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:
«Ben, Harb adını seven bir adamdım. Hasan doğduğunda ona Harb adını vermek istedim.»
Hz. Ali, bu rivayette yukarıdaki ifadeleri nakletmiş, ancak üçüncü çocuğundan bahsetmemiştir. Bazı hadislerde varid olduğuna göre Hz. Ali, oğlu Hasan'a Önce Hamza adını vermiş, Hüseyin'e de önce Cafer adını vermiş, ancak Rasûlullah (s.a.v.), bu ikisinin adlarını değiştirmiştir.
Hz. Ali'nin evlendiği ilk eşi, Rasûlullah (s.a.v.)'m kızı Fatıma'dır. Bunlar, Bedir gazvesinden sonra gerdeğe girdiler. Bu evlilikten Hasan ve Hüseyin adında iki çocuk doğdu. Muhsin adında bir erkek çocuğunun daha doğduğu ancak küçük yaşta iken öldüğü söylenir. Ayrıca bu evlilikten büyük Zeynep ile Ümmü Külsüm de doğmuş ve Hz. Ömer -önceki sayfalarda da anlattığımız gibi- Ümmü Külsüm'le evlenmişti. Hz. Ali,. Rasûlullah (s.a.v.)'dan altı ay sonra vefat eden Hz.Fatıma'nm sağlığında başka bir kadınla evlenmemiştir. Hz, Fatıma vefat edince, Hz. Ali ondan sonra birçok kadınla evlendi. Bunlardan bir kısmı, Hz. Ali hayatta iken vefat ettiler. Bir kısmını Hz. Ali boşamıştı. Hz. Ali, vefat ederken dört zevcesi hayattaydı.
Zevcelerinden biri, Ümmü'l-Benin binti Haram b. Muhil b. Halid b. Rebia b. Ka'b b. Amir b. Kilab'dır. Bu evlilikten Abbas, Cafer, Abdullah ve Osman adında dört erkek çocuk doğdu. Bunlar, kardeşleri Hüseyin'le birlikte Kerbela'da öldürüldüler. Bunlardan Abbas, dışında hiçbirinin zürriyeti devam etmemiştir.
Hz. Ali'nin zevcelerinden biri de Leyla binti Mesud b. Halid b. Ma-lik'dir. Bu kadın, Beni Temim kabilesindendir. Hz. Ali'ye Ubeydullah ve Ebu Bekir adında iki erkek çocuk doğurdu. Hişam b. Kelbfnin ifadesine göre Ubeydullah ile Ebu Bekir de Kerbela'da öldürülmüşlerdir. Vakidf nin ifadesine göre Ubeydullah'ı, "Yevmu'd-dar" vak'asmda Muhtar b. Ebi Ubeyd öldürmüştür.
Hz. Ali'nin zevcelerinden biri de Esma binti Umeys el-Has'ami-ye'dir. Bu kadm, ona Yahya ile Muhammed el-Esğar'ı doğurmuştur. Kelbî, böyle demiştir. Vakidî'nin ifadesine göre ise bu kadın, Hz. Ali'ye Yahya ve Avn adındaki çocukları doğurmuştur.
Vakidî dedi ki: Muhammed el-Asğar'm annesi, bir Ümmü Veled'dir. Bu kadın, Hz. Ali'nin mülkiyetindeydi.
Hz. Ali'nin zevcelerinden biri de Ümmü Habibe binti Zem'a b. Bahr b. Abd b. Alkame'dir. Bu kadm, Halid b. Velid'in Beni Tağlib kabilesine Aynu't-Temir'de baskın yaptığı zamanda ele geçirilen cariyelerdendir. Hz. Ali'ye Ömer ve Rukiye adındaki çocukları doğurmuş olup otuzbeş sene ömür sürmüştü.
Hz.Ali'nin zevcelerinden biri de Ümmü Said binti Urve b. Mesud b. Muğis b.Malik es-Sakafî'dir. Bu kadın, Hz. Ali'ye Ümmü'l-Hasen ile Ramletü'l-Kübra'yı doğurmuştur.
Hz. Ali'nin zevcelerinden biri de İbnetü îmru'l- Kays b. Adiy b. Evs b. Cabir b. Ka'b b. Alim b. Kelb el-Kelbiye'dir. Bu da Hz. Ali'ye, Cariye adındaki kız çocuğunu doğurmuştur. Cariye adındaki kızı, küçük yaşta iken Hz.Ali ile birlikte mescide gidermiş. Kendisine: «Dayıların kimlerdir?» diye sorulduğunda, o da Beni Kelb kabilesini kastederek «Vuh vuh» diye karşılık verirmiş.
Hz. Ali'nin zevcelerinden biri de Umame binti Ebi'l-As b. er-Rebi b. Abdişems b. Abdimenaf b. Kusay'dır. Ümame'nin annesi, Rasûlullah'm kızı Zeyneb'tir. Rasûlullah (s.a.v.)'m namaz kılarken omuzuna aldığı çocuk budur. Kalktığı zaman omuzuna alır, secdeye gittiği zaman da yere biralardı. Ümame,Hz. Ali'ye Muhammed el-Evsat'ı (ortanca Muham-med'i) doğurdu.
Muhammed el-Ekber (büyük Muhammed)'e gelince, bu Muhammed b. Hanefiye'dir. Bu Muhammed'in anası Hanefiye'nin asıl adı, Havle binti Cafer b. Kays b. Mesleme b. Ubeyd b. Salebe b. Yerbu b. Salebe b. Düel b. Hanife b. Lüceym b. Sa^ b. Ali b. Bekr b. Van'dır. Bunu, Hz. Ebu Bekir'in zamanında irtidat hadiseleri esnasındaki savaşlarda Halid b. Velid, Beni Hanife kabilesinden esir almış ve Hz.Ali'nin payına düşmüştü. Hz. Ali'ye de işte bu büyük Muhammed'i doğurmuştur. Şiilerden bazıları bu Muhammed'in masum bir imam olduğunu iddia etmektedirler. Bu zat, Müslümanların büyüklerin den dir. Ancak ne kendisi ne de babası masum değildirler. Hatta babası Ali'den önceki raşid halifeler de masumiyeti vacip kimseler değildirler. Doğrusunu Allah bilir.
Hz.Ali'nin çeşitli zevcelerinden çok sayıda çocukları vardı. O vefat ederken dört zevce ve ondokuz cariyeyi geride bıraktı. Allah, ondan razı olsun. Onun şu çocuklarının annelerinin adı bilinmemektedir: Ummü Hani, Meymune, küçük Zeynep, büyük Remle, küçük Ümmü Külsüm, Fatıma, Ümame, Hatice, Ümmül-Kiram, Ümmü Cafer, Ümmü Seleme ve Cümane.
İbn Cerir dedi ki: Hz. Ali'nin toplam olarak ondört oğlu ve onyedi kızı vardı.
Vakidî dedi ki: Hz. Ali'nin soyu Hasan,Hüseyin, Muhammed b. Ha-nefîye, Abbas b. Kilabiye ve Ömer b. Tağlibiye vasıtasıyla devam etmiştir. Allah hepsinden razı olsun.
îbn Cerir, Halid b. Cabir'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Hz. Ali'nin öldürüldüğü günde oğlu Hasan'ın kalkıp insanlara bir hutbe irad ettiğini ve hutbesinde şöyle dediğini işittim: «Bu gece öyle bir adamı öldürdünüz ki, onun Öldürülmüş olduğu bu gecede Kur'ân nazil olmuş, Meryem oğlu İsa göğe kaldırılmış, Musa peygamberin hadimi Yuşa b. Nun öldürülmüştür. Öldürdüğünüz bu adam (Hz. Ali) var ya kendisinden öncekilerden hiçbir kimse onu geçemediği gibi kendisinden sonrakiler de onun mertebesine ulaşamıyacaklardır. Allah'a yemin ederim ki, Rasûlullah (s.a.v.), onu bir müfrezede gönderdiği zaman Cebrail sağ yanında, Mikail de sol yanında bulunurlardı. Vallahi o vefat ederken beklenmedik bir felaket için yedekte bıraktığı 800 veya 900 dirhem veya dinar dışında başka birşey bırakmamıştır.»
Bu cidden garip bir rivayet olup münkerlik içermektedir. Doğrusunu Allah bilir.
imam Ahmed b.Hanbel, Hz. Ali'nin oğlu Hasan'ın şöyle dediğini ri-. vayet etmiştir:
«Dün bir adam (Hz. Ali), aramızdan ayrıldı. Öncekiler ilim hususunda onu geçemediler. Sonrakiler de ona ulaşamayacaklardır. Rasûlullah, bayrağı ona vererek gazaya gönderirdi. Cebral sağ yanında, Mikail de sol yanında bulunurlardı. Fetih kendisine müyesser olmadıkça gazadan geri dönmezdi.» Ebu îshak, yukarıdaki rivayete şunu da eklemiştir:«Bir hizmetçi satın almak için bir tarafta bıraktığı 700 dirhemden başka bir miras bırakmadı.»
imam Ahmed b. Hanbel, Hz. Ali'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Ben, kendimi Rasûlullah (s.a.v.)'la beraber gördüm. Ve açlıktan dolayı karnımın üzerine taş bağlıyordum. Oysa bu gün verdiğim sadakanın miktarı 40.000'e varmaktadır.»
Esved, Şureyk'in bu hususta şöyle dediğim rivayet etmiştir:«Benim verdiğim sadakanın miktarı 40.000 dinara varmaktadır.»

