El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hz. Ömer'in Halife Oluşu

Hz. Ebu Bekir, hicri onüçüncü senenin cemaziyelahir ayının bitimine sekiz gün kala pazartesi günü akşam vefat etti. Hastalığı onbeş gün kadar sürmüştü. Vefat ettiği akşamın gecesinde defnedildi. Hastalığı süresince onun …

Hz. Ebu Bekir, hicri onüçüncü senenin cemaziyelahir ayının bitimine sekiz gün kala pazartesi günü akşam vefat etti. Hastalığı onbeş gün kadar sürmüştü. Vefat ettiği akşamın gecesinde defnedildi. Hastalığı süresince onun yerine Hz. Ömer, Müslümanlara imamlık yapıp namaz kıldırıyordu. Bu esnada kendisinden sonra işi Hz. Ömer'e bırakmıştı. Bu veliahdlığı da Hz. Osman, Hz. Ebu Bekir'in emri ile yazmıştı. Bu yazıyı Müslümanlara okumuş, onlar da onaylamış, emri dinleyip itaat etmişlerdi. Hz. Ebu Bekir'in halifeliği iki yıl üç ay sürmüştü. Vefat ettiği gün altmışüç yaşındaydı. Rasûlullah (s.a.v.) da o kadar yaşamıştı. Cenâb-ı Allah, ikisini aynı müddetle yaşatmıştı. Nitekim hayatlarında da bir arada bulunmuşlardı. Allah, ondan razı olsun ve onu hoşnut kılsın.

Muhammed b. Sa'd, Rebi b. Hassan es-Saiğ'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Hz. Ebu Bekir'in yüzüğünde: Allah, ne güzel Kadirdir, diye yazık idi."

Bu, garip bir rivayettir.

Biz, Hz. Ebu Bekir'in biyografisini, siretini, yaptığı savaşları, ondan rivayet edilen hadis ve ahkamı bir ciltlik bir eserde derledik.. Hamd ve minnet Allah'adır.

Hz. Ebu Bekir'in vefatından sonra halifeliği emirü'l-mü'minin Hat-tab oğlu Ömer, çok güzel bir şekilde yürüttü. O, emirü'l-mü'minin unvanını alan ilk halifedir. Onu bu unvanıyla ilk tebrik eden kişi de Muğire b. Şube olmuştur.

Hz. Ömer, Ebu Bekir'in vefat haberini Şam komutanlarına Şeddad b. Evs ve Muhammed b. Cüreyc vasıtasıyla bildirdi. Bunlar, ölüm haberini getirdikleri zaman İslâm ordusu Yermük'te düşman ordusuyla karşı karşıya savaşmaktaydı. Hz. Ömer, orduların başına Ebu Ubeyde'yi komutan yapmış ve Halid b. Velid'i bu görevden azletmişti.

Seleme, Muhammed b. İshak'm bu konuda şöyle dediğini naklet-miştir:

"Hz. Ömer, Halid'in kendisi hakkında söylediklerini duyduğu ve Malik b. Nüveyre ile aralarında geçen bir hadise dolayısıyla Halid'i görevinden azletmişti. Savaşında ona güvenmiyordu. Hz. Ömer halifeliğe geçer geçmez ilk karar olarak Halid'i görevden azletti ve: "O, benim adıma hiç bir iş yapamaz." dedi. Ebu Ubeyde'ye bir mektup yazarak şu talimatı verdi: "Eğer Halid kendini tekzib ederse, komutanlığım devam ettirecektir. Eğer tekzib etmezse görevinden azledilmiştir. Bu durumda başındaki sarığım çıkar. Malını ikiye böl ve bir bölümünü al, diğer bölümünü kendisine bırak."

Ebu Ubeyde, Hz. Ömer'in bu talimatını kendisine tebliğ ettiği zaman Halid:

- Bana biraz süre tanı da kızkardeşimle görüşüp onun da bu husustaki fikrini sorayım, dedi ve kız kardeşi Fatıma'nın yanına gitti. Fatıma, Haris b. Hişam'm zevcesiydi. Halid, onun bu husustaki fikrini sorunca Fatıma ona şu karşılığı verdi:

- Ömer seni asla sevmez, sen kendini tekzib etsen de o seni bu görevinden azledecektir.

Halid:

- Vallahi doğru söyledin, dedi."

Ebu Ubeyde, Halid'in mallarım ikiye, ayırdı. Bir bölümünü aldı. Bir bölümünü de ona bıraktı. Öyle M ayakkabılarından birini alıyor, diğerini de Halid'e bırakıyordu. Halid de: "Emirü'l-mü'minin emrini dinledim ve itaat ettim." diyordu.

İbn Cerir, Salih b. Keysan'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Hz. Ömer, Ebu Ubeyde'} i komutanlığa nasbedip Halid'i görevden azlettikten sonra Ebu Ubeyde'ye yazdığı ilk mektubunda şöyle demişti: "Sana, baki kalacak olan ve kendisinden başka herşeyin fani olacağı Allah'a karşı gelmekten sakınmanı tavsiye ediyorum. O Allah ki, sapıklıktan kurtarıp doğru yola iletmiş, karanlıklardan çıkarıp nura ulaştırmıştır. Ben, seni Halid b. Velid'in ordusunun başına komutan yaptım. Sana layık bir şekilde onların idaresini ve komutasını yürüt. Müslümanları ganimet umuduyla ölüme sürme. Orduyu bir yere konaklatacağın zaman önce oranın örtünmesini sağla ve oraya hangi yollardan gelineceğini öğren. Sonra ordugahını oraya kur. Bir seriyye göndereceğin zaman mutlaka meskun mahallerin yanından gönder. Müslümanları tehlikeli durumlara düşürmekten sakın. Allah seni benimle, beni de seninle imtihan etmiştir. Gözünü dünyadan çevir. Kalbini dünyadan alıkoy. Senden öncekilerin helak oluşu gibi sen de helak olmaktan sakın. Sen onların nasıl düştüklerini gördün. Ordunun Şam'a hareket etmesini emret."

Bundan sonra Hz. Ömer'e Yermük'ün fethedildiğine dair müjde ve ganimetlerin beşte biri geldi."

ibn îshak'm anlattığına göre sahabeler Yermük savaşından sonra Ecnadeyn'de, ondan sonra da Füıl'de savaştılar. Fihl, Beysan'a yakın bir yer olup Gor toprağındandır. Oraya Redğa da denir. Müslümanlar, orada âdeta çamur bataklığına düşmüşler ve yürüyemez olmuşlardı. Sahabeler Fihl'i kuşattılar. O kuşatma esnasında Ebu Ubeyde'nin komutanlığa nasb edildiğine, Halid'in komutanlıktan azledildiğine dair Hz. Ömer'in emirnamesi geldi.