Mücalid, Şa'bfnin şöyle dediğini nakletmiştir: Osman için söylenen mersiyeler arasında KaT) b. Malik'inki kadar güzel bir mersiye duymuş değilim:
"Elini savaştan çekti, sonra kapışım üzerine kilitledi. Allah'ın, durumlardan habersiz olmadığına inandı. Hane halkına şöyle dedi: "Asilerle savaşmayın."
Allah, savaşmayan herkesi affetsin. Nasılmış? Birbirlerine sıkı bağlarla bağlı olmalarından sonra koptular. Allah, aralarına düşmanlık ve kin döktü.
Osman'dan sonra görmedin mi ki, hayır ve iyilik, halkın arasından deve kuşu sürüleri gibi çekilip gitti."
Seyf b. Ömer, bu beyitlerin Ebu Muğire Ahnes b. Şureyk'e ait olduğunu söylemiştir.
Yine Seyf b. Ömer'in rivayetine göre Hassan b. Sabit de şöyle bir mersiye okumuştur:
"Din kardeşimden ne istediniz? Allah'ın ely, o kuru cilt üzerinde mübarek oldu.
Allah'ın dostunu, evinin içinde öldürdünüz. Doğru olmayan haksız bir iş yaptınız.
Aranızda Allah'ın zimmetine riayet etmediniz mi? Muhammed'in ahdine vefa göstermediniz mi ki böyle yaptınız?
Osman sizin aranızda bela ve mihnet geçirmiş, doğru sözlü bir kimse değil miydi? Her türlü hadisede en vefakarınız değil miydi?
Doğru yolda ve doğru sözlü olan Osman'ı öldürmek üzere sözleşen kimselerin elleri güç bulmasın ve muzaffer olmasın."
Ibn Cerir'in rivayetine göre Hassan b. Sabit, Hz. Osman'ın Ölümü için şu mersiyeyi de okumuştur: "Her kim katışıksız bir Ölümü görmekten hoşlanıyorsa, arslanlar yatağı olan Osman'ın evine gelsin. Osman'ın boğazında bal vardı. Ama yanaklarının üzerine tokat vurdular. Onun beyazlığı bedenlerimizi ziynetlendirmişti. Alnında siyah ve beyaz saç telleri bulunan, Ve secde izinden dolayı parlayan,
Geceleri tesbihat yapıp Kur'ân okuyarak, Vaktini geçiren Osman'ı kuşluk vakti öldürdüler. . Anam ve çocukları size feda olsun. Sıkıntılı zamanlarda sabretmek bazen fayda verir. Biz, yurdumuzdan ayrılıp Şam diyarına gelmeye razı olduk. Emire ve buradaki kardeşlerimize razı olduk. Ben -onlar hazır da olsalar gaipte de olsalar- hayatta olduğum ve Hassan adını taşıdığım sürece onlardanım. Yakın zamanda onların yurtlarında,
"Allahu ekber ey Osman'ın intikamı" denildiğini işiteceksiniz. Keşke kuşlar bana Ali ile Osman'ın, Durumunun ne olduğunu haber verseler."
Hassan, Hz. Osman için yazdığı başka bir mersiyesinde de şöyle demişti:
İbn Ervan'm evi Osman'sız gecelediğinde,
Kapılardan biri yere düşmüş, diğeri yıkılıp yanmıştı.
Örfe muhalefet eden taşkın kimse orada aradığını bulurdu.
Şeref ve asalet o evdeydi. Ey insanlar! İçinizdekini açığa vurun.
Doğruyu söyleyin. Allah katında doğru ile yalan aynı değildir"
Ferazdak da şöyle bir mersiye söylemişti:
"Halifelik, Medinelilerin elinden çıkıp gitti,
Onları terk etti. Çünkü onlar, hidayetten başka bir yola koyuldular.
Halifelik layık olduğu kimselere,
Yani halifeliğe varis olan kimselerin yanma gitti;
Onların eline geçti. Zira Cenâb-ı Allah,
Onların Osman'a karşı haksızlık ettiklerini gördü.
Onun kanını haksız yere masiyet için akıttılar.
Onlar hidayet bulmasınlar, bu taşkınlıklarından dolayı,
Onlar hangi kanı akıttılar, biliyorlar mı?"
Deve çobanı en-Nümeyrî de Hz, Osman için şu mersiyeyi söylemişti:
"Allah'a tevekkülde bulunan vefakar ve iyi huylu kimsenin, Yanma akşamleyin izinsiz olarak girdiler. O, Muhammed'in dostu ve doğru sözlü veziri idi. O, toprağa göçen üç hayırlı kimsenin (Rasûlullah, Ebu Bekir ve Ömer) dördüncüsü idi.

