Vakidî, İbrahim b. İsmail b. Abdurrahman b. Abdullah b. Ebi Rebia el-Mahzumî'nin, babasından naklen şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Hz, Osman'a bey'at edildiği zaman o, çıkıp insanlara hutbe irad etti. Allah'a hamdü senada bulunduktan sonra şöyle dedi:
"Ey insanlar, her zaman ilk bineğe binmek zordur. Bu günden sonra birçok günler gelecektir. Eğer yaşarsam bundan sonra size uygun şekilde hutbeler irad edeceğim. Biz hatip kimseler değiliz. Ama Cenâb-ı Allah, hutbe irad etmeyi öğretecektir."
Hasan dedi ki: Hz. Osman, hutbe irad etti. Allah'a hamdü senada bulunduktan sonra şöyle dedi:
"Ey insanlar, Allah'la karşı gelmekten sakının. Zira Allah'a karşı takvalı olmak bir ganimettir. İnsanların en akıllısı, kendi nefsini alçal-tıp dizginleyendir. Ve ölüm sonrası için çalışandır. Mezar karanlığı için Allah'ın nurundan bir nur kazanandır. Kul, Allah'ın kendisini -dünyada gözlü olduğu halde- ahirette kör olarak hasretmesinden korksun. Akıllı ve hikmet sahibi kimse özlü sözleri bulur. Ama sağır kimseye her taraftan seslenilir. Yine de birşey anlamaz. Bilesiniz ki, Allah'ın kendisinden yana olduğu kimse hiç birşeyden korkmaz. Ama Allah'ın kendisine karşı olduğu kimseye gelince o kimse bundan sonra artık ne ümid edebilir?"
Mücahid dedi ki: Bir hutbesinde Osman şöyle dedi:
"Ey Adem oğlu, canım almakla görevlendirilen ölüm meleği, seni bırakıp da başkalarına gidecek değildir. Sen dünyada olduğun sürece o seni takip edecektir. Bazen seni bırakıp başkalarına gittiğini sanırsın. Oysa sen tedbirli ol. Ölüme hazırlıklı ol. Gafil olma. Çünkü ölüm meleği, senden habersiz değildir. Ey Ademoğlu eğer sen kendini unutup da nefsine karşı tedbirini almazsan başkaları senin için ve nefsine karşı tedbir almaz. Mutlaka Allah'ın huzuruna çıkacaksın. Kendi nefsin için gerekli tedbirleri al. Nefsini dizginleyecek tedbirleri başkasına havale etme vesselam."
Seyf b. Ömer, Bedir b. Osman'ın amcasının şöyle dediğini rivayet etmistir:
"Hz. Osman'ın cemaata irad ettiği en son hutbesi şu oldu: "Doğrusu Cenâb-ı Allah, dünyayı size verdi ki, dünya vesilesiyle ahireti taleb edesiniz. Yoksa dünyayı, dünyaya meyledesiniz diye size vermiş değildir. Çünkü dünya fanidir. Ahiret ise bakidir. Fani olan sizi şımartmasın ve baki olanı size unutturmasın. Baki olanı, fani olana tercih edin. Çünkü dünyanın sonu gelecektir. Dönüş Allah'adır. Allah'a karşı gelmekten sakının. O'na karşı takvalı olmak, sizi O'nun azabına karşı koruyan bir kalkandır ve O'na yakın olmanın aracıdır. Allah'ın gayretinden sakının. Cemaatinize sarılın. Fırkalara ayrılmayın "Allah'ın size olan nimetini anın: Düşmandınız, kalplerinizin arasını uzlaştırdı da O'nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz." (Âl-i îmrân, 103.)

