El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Kuş Hadisi

Bu hadis hakkında bazı âlimler eserler tasnif etmişlerdi. Bunun çeşitli rivayet yolları vardır. Ancak bu rivayet yollarının tamamı üzerinde tartışmaya açık hususlar vardır. Biz, burada önce bu hadisi ele almak istiyoruz: …

Bu hadis hakkında bazı âlimler eserler tasnif etmişlerdi. Bunun çeşitli rivayet yolları vardır. Ancak bu rivayet yollarının tamamı üzerinde tartışmaya açık hususlar vardır. Biz, burada önce bu hadisi ele almak istiyoruz:

Tirmizî, Enes'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Peygamber (s.a.v.)'in yanında bir kuş vardı. Peygamber (s.a.v.), o kuşla ilgili olarak şöyle dedi: «Allah'ım, mahrukatın arasında en çok sevdiğin kimseyi bana gönder de benimle birlikte şu kuşun etinden yesin» Peygamber böyle dedikten sonra Hz. Ali geldi ve kuşu onunla beraber yedi.»

Tirmizî, bu hadisin garib olduğunu söylemiştir. Ebu Yala, Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Rasûlullah'a ekmeğiyle birlikte kızartılmış bir keklik hediye edildi. Rasûlullah (s.a.v.) da: «Allah'ım, yaratıklarından en çok sevdiğin bir kimseyi bana gönder de benimle birlikte bu yemeği yesin.» diye dua etti. Hz. Aişe de: «Allah'ım, bu yemeği Rasûlullahla birlikte yemesini babama nasip et.» dedi. Hafsa da: «Allah'ım, bu yemeği Rasûlullah'la birlikte yemeyi babama nasip et.» dedi. Ben de: «Allah'ım, bu yemeği Rasûlullahla birlikte yemeği Sa'd b. Ubade'ye nasip et.» dedim. Kapının vurulduğunu işittim. Kapıyı vuran adama: «Rasûlullah meşguldür, işine git.» dedim. Tekrar kapının vurulduğunu işittim, dışarı çıktığımda kapıda duran adamın Ali olduğunu gördüm. Kendisine Rasûlullah (s.a.v.)'ın meşgul olduğunu gidip sonra gelmesini söyledim ve içeri girdim. Tekrar kapının vurulduğunu işittim. Ali selam verdi. Rasûlullah (s.a.v.), bir sesin geldiğini duydu ve: «Bak bakalım hele kapıyı vuran kimmiş?» dedi. Dışarı çıktım, kapıda duranın Ali olduğunu gördüm. Rasûlullah'a dönüp kapıda duranın Ali olduğunu söyledim. Rasûlullah (s.a.v.) da:«îçeri girmesine izin ver.» dedi. Ben de izin verdim. Ali içeri girdi. Rasûlullah (s.a.v.) da: «Allah'ım, ona dost olana dost ol.» dedi.

Ebu Ya'lâ, Süddf nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.)'m yanında bir kuş vardı. «Allah'ım, yaratıklarından en çok sevdiğin kimseyi bana gönder de benimle birlikte kuşun etini yesin.» dedi. Ebu Bekir geldi. Rasûlullah, onu geri çevirdi. Ömer geldi, onu da geri çevirdi. Osman geldi. Onu da geri çevirdi. Sonra Ali geldi, ona izin verdi.»

Ebu'l-Kasım b. Ukbe, Enes b. Malik'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.)'a kızartılmış bir kuş hediye edildi.Yemeği önüne koydu. Sonra şöyle dedi: «Allah'ım, yaratıklarından en çok sevdiğin kimseyi bana gönder de benimle birlikte bu yemekten yesin.» Ali gelip, kapıyı vurdu. «Kim o?» diye sordum. «Ben Ali'yim» dedi. Ben de kendisine Rasûlullah (s.a.v.)'m meşgul olduğunu söyledim. Kapıyı üç kez vurdu. Dördüncü kez ayağıyla kapıya vurup içeri girdi. Peygamber (s.a.v.), kendisine: «Niçin geciktin?» diye sordu. Ali de şöyle cevap verdi:«Üç kez geldim. Ama Enes, içeri girmeme engel oldu.» Peygamber (s.a.v.) bana: «Niçin böyle yaptın?» diye sorunca ona şöyle cevap verdim:«Bu yemeği kendi akrabalarımdan bir adamın seninle birlikte yemesini arzuladığım için böyle yaptım.»

Ebu'l-Kasım el-Beğavî ile Ebu Ya'lâ el-Musilî, Rasûlullah'ın azadlı-sı Sefine'nin şöyle dediğini rivayet etmişlerdir:

«Ensâr'dan bir kadın Rasûlullah (s.a.v.)'a iki ekmek parçası arasında kızartılmış iki kuş hediye etti. Evde de benden ve Enes'ten başka kimse yoktu. Rasûlullah (s.a.v.) gel di. Yemeğinin getirilmesini emretti. Ben de kendisine: «Ya Rasûlallah, Ensâr'dan bir kadın sana bir hediye getirdi.» dedim ve o iki kuşu kendisine takdim ettim. Rasûlullah (s.a.v.) da: «Allah'ım, yaratıkların arasında sana ve Rasûlüne en çok sevgili olan bir kimseyi bana gönder.» diye dua etti. Ebu Talib oğlu Ali geldi. Kapıyı gizlice vurdu. Ben de:

- Kim o? diye sordum.

- Hasan'm babasıyım, dedi. Sonra kapıyı vurdu. Sesini yükseltti. Rasûlullah (s.a.v.):

- Kim kapıyı vuruyor? diye sordu. Ben de:

- Ebu Talib oğlu Ali'dir, diye cevap verdim. Rasûlullah (s.a.v.):

- Kapıyı ona aç, dedi.

Kapıyı açtım, îçeri girdi. Rasûlullah (s.a.v.), onunla birlikte o iki kuşu yedi.»

Ebu Muhammed Yahya b. Muhammed b.Said, İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Peygamber (s.a.v.)'e kızartılmış bir kuş getirildi. Peygamber (s.a.v.) de: «Allah'ım, Allah ve Rasûlünü seven bir adamı bana gönder.» diye dua etti. Ali geldi. Peygamber (s.a.v.)de:«Allah'ım, benim de en çok sevdiğim kimseyi bana gönder» diyerek duasını tamamladı.»

Abbad b. Yakub, Hz. Ali'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.)'a toy denen bir kuş hediye edildi. Kızartılmış olan bu kuş sofraya konularak Rasûhıllah'a takdim edildi. Enes b. Malik de Rasûlullah (s.a.v.)'m kapıcılığını yapmaktaydı. Sofra önüne konulduğu zaman Rasûlullah (s.a.v.), ellerini göğe kaldırarak şöyle dua etti: «Allah'ım, yaratıkların arasında en çok sevdiğin kimseyi bana gönder de bu kuşu benimle beraber yesin.» Ben yanına gittim. îçeri girmek için izin istedim. Enes onun meşgul olduğunu söyledi.Ben de geri döndüm.Sonra Rasûlullah (s.a.v.), duasını tekrarladı. Üçüncü kez tekrarladığında ben yine gidip yanma girdim.Rasûlullah (s.a.v.), beni görünce: «Allah'ım, yaratıkların arasında benim de en çok sevdiğim kimseyi bana gönder.» diyerek duasını tamamladı. Ben de onunla birlikte o kuşu yedim. Yemeği yedikten sonra oradan ayrıldığımda Enes, bana şöyle dedi: «Ey Hasan'm babası, benim için mağfiret dile. Sana karşı bir suç işledim. Benim yanımda da bir müjde vardır.» Enes böyle dedikten sonra Peygamber (s.a.v.)'den duyduğu müjdeyi bana anlattı. Bende Allah'a hamdettim. Onun için mağfiret diledim. O da memnun oldu. Bana verdiği müjde, bana karşı işlediği suçu ortadan kaldırmış oldu.»